Bu kokoreççiye ‘rezervasyon’ şart!

İzmir Karabağlar’da “Rezervasyonla gidilen kokoreççi var” dediklerinde inanmamıştım. Ama merak bu ya, bi araştırayım, belki gerçektir dedim. İnternete yazıp bir iki yere bakınca böyle bir yerin varlığından haberim oldu. Epeydir ha bugün, ha yarın giderim derken kısmet geçen haftayaymış. Sevgili eşim Ebru “Bu akşam yemeğini dışarıda, seyyar bi yerde yiyelim” deyince, önce bi dürümcüye uğradık. Ardından da Karabağlar’da Kokoreççi Muharrem Usta’ya gitme planı yaptık. Yeşilova civarlarında bi dürümcüde minik birer dürümden sonra saat 18.30 gibi aradım ‘rezervasyonlu kokoreççiyi’...

Usta, saat 20.00-20.30 gibi rezervasyon almaya başladığını söyleyince inanın şaşkınlıktan küçük dilimi yutuyordum.

Akşam saat 8 olana kadar eşimle bu durumun gerçekliğini, nasıl bir yer, nasıl bir insanla karşılaşacağımızı konuşup durduk. Söylenen zamanda tekrar arayıp yazdırdık adımızı sıraya. Navigasyona kokoreççi Muharrem yazdık, çıkan yol tarifinin peşine takılıp çıktık yola. Saat 21.30 gibi, Karabağlar Mobilyacılar’ın hemen arkasında, bir köprünün üzerinde ışıkları yanan, önünde insanların biriktiği, araçların biriktiği bir kalabalığa geldik. Hemen yakınına park edip bu minibüse doğru ilerlediğimde buranın doğru adres olduğu gelen burcu burcu kokoreç kokusundan belli oluyordu.

Minibüsün içi de doluydu. İnsanlar hem kokoreçlerini yiyor hem de Muharrem Usta’yla tatlı tatlı sohbetlerini ediyordu.

Bu sıcak muhabbete yavaşça ben de daldım: “Usta, bugün seni saat 18.00’den beri arayan benim.”  Elinde bıçağı, kokorecini keserken şöyle bana doğru dönüp “Fedai di mi, tamam şimdi alıyorum siparişini abicim” diyerek işine ne kadar hâkim olduğunu gösteriyor usta.

Dışarısı soğuk. Minibüsün içindeki müşteriler çıkınca ben de giriyorum içeriye. Ustanın hemen yanına oturuyorum. Saat daha erken, o gün maç da olduğundan tezgâhının önü çok kalabalık değil. Fırsat bu fırsat deyip “Muharrem Ustam kaç yıllık kokoreççisin, bu sıra yazma, rezervasyon yaptırma işi nerden çıktı?” diye soruyorum.

Usta, bütün tontonluğuyla hem kokorecini kesiyor hem de bana “Daha usta olamadık be abim” diyor. Ama 20 senedir de kokoreç yaptığını ekliyor lafının sonuna.

“Neden yahu 20 yıldır bu işi yapıyorsun, ustasın işte” deyince ben, “Bak şimdi, ustayım dersen bozarsın kendini, ister istemez havaya girersin. Ama çalıştığın sürece mütevazılığını korursan işin bozulmaz, lezzetin hep daha iyi olur. Onun için kokoreç emekçisiyim ben, usta değilim” deyince gözümde daha da büyüyor Muharrem Abi.

Bu kokoreççiye ‘rezervasyon’ şart

“Ee peki bu rezervasyon nerden çıktı?”

Anlatıyor Muharrem Abi... “20 yıldan fazladır kokoreççiyim. Daha önce şu köşede duruyordum. Uzun zamandır da şu anki bulunduğum yerdeyim. Akşam kalabalık saatlerde tezgâhın önünde müşteriler bazen sıra tartışması yapıyordu. Sonra formülü de kendileri buldu. Bana, liste yap Muharrem Abi dediler. Önce tuhaf geldi. Ama şimdi ben de, müşterilerim de çok memnunuz.”

Sohbet sürerken sıra bize geliyor. Üç çeyrek diyorum. Şöyle dönüp bakıyor, emin misin der gibi. “Bu hafta süt kuzu da başlayacak, bu yediğinden çok çok daha lezzetli olur, mevsimi kaçırma” diye ekliyor usta.

İşte bizim çeyrekler elimizde. Yanına birer de ayran alıyoruz. Gecenin karanlığında minibüsün arkasında, hiç tanımadığımız insanlarla aynı turşu kabının içinden acı biber yiyip, aynı lezzetle tatlandırmak için damaklarımızı, ısırıyoruz ekmeklerimizi. Usta, nasıl beğendiniz mi, der gibi bize doğru döndüğünde, yanımda oturan arkadaş, “Muharrem Abi’nin kokoreci efsanedir. Ben, karısını doğuma götürürken buraya uğrayıp, abi beni sıraya yaz, hanımı hastaneye yetiştirip dönüşte yarım yiyeceğim, diyene şahidim” diyerek, bana söz bırakmadan ustanın lezzetini tescilliyor.

Olayı Muharrem Abi de onaylıyor. Bu sırada telefon sürekli çalıyor. “Abi otobüsteyim; eşimle, çocuklarla geleceğim; abi biraz kalabalığız; abi çok sıra var mı...” Liste kabarıyor, insanlar çoğalmaya başlıyor tezgâhın önünde.

Bizim de kokoreçlerimiz bitiyor.

Muharrem Abi, “Yediğiniz içtiğiniz sizin olsun, sevdiklerinize bizi tavsiye ederseniz memnun oluruz” diyerek uğurluyor bizi.

Eyvallah usta, ellerine sağlık...

Eğer gitmek isterseniz telefonu: 0532 643 33 61