Didim’de festival gibi festival!

Geçen hafta sonu Didim’de Vegan festivalindeydim! Şaşırdınız değil mi? Vallahi ben de şaşırdım. Sanıyordum ki, veganlık sadece hayvansal ürünleri yememek. Öğrendim, öyle değilmiş. Hayvan ve hayvansal ürünleri yememenin dışında içinde hayata, doğaya ve insana müthiş bir saygı içeriyormuş. Barselona’dan sonra dünyada böyle bir festival düzenlenen ikinci yer Didim’miş. Size uzun uzun vegan felsefesini anlatacak bilgim yok maalesef. O nedenle ben size festivalden sözedeyim.
Didim Belediyesi salgın döneminde gerçekleştiremediği etkinliğin 4.’sünü bu yıl düzenledi. Göremediğim üç festival nasıldı bilemem. Ama dördüncüsü gerçekten çok eğlenceliydi.
Cuma sabahı İzmir’den Didim’e doğru yola çıkarken beni nelerin beklediğini bilmiyordum. Kaba bir düşünceyle, sıradan, özensiz bir organizasyonla karşılaşmayı beklemediğimi söylesem yalan olur. Bir de, kim gelir arkadaş böyle bir festivale diye de aklımdan geçirmedim değil.
Apollon Tapınağı’na paralel, alabildiğince uzun ama yürümesi de bir o kadar keyifli bir sokakta kurulmuş festival alanı. Dedim ya biraz negatif düşüncelerle geldim festivale. Aracımı uygun bir yere park ettikten sonra sağlı sollu çiçek, meyve bahçeleriyle süslü güzel bir sokaktan ulaştım festival başlangıç noktasına. O da ne! Her taraf rengarenk süslenmiş, meydanda Didim’e özel ürünlerin, eski tarihi figürlerin kıyafetini giymiş gençleri görünce acayip etkilendim. Bi anda çocuklarla doldu meydan. Oyunlar oynanıyor, gösteriler yapılıyor, hep bir ağızdan şarkılar, türküler söyleniyor. Bi yanda Efeler, bi yanda balerin kıyafeti giymiş minikler.
Tam “Yahu herşey güzel de, bi şey eksik var burada” diye düşünürken, tam karşımda rengarenk giyinmiş bir bandoyu görünce “Hah şimdi oldu” diyorum. Festivalin başından sonuna kadar bu bando gelen herkesin neşe kaynağıydı. Elbette başka etkinlikler de vardı. En heyecanlılarından biri de 50 metrelik bir vegan dürüm denemesiydi. Gastronomi Derneği ve Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Davutlar Meslek Yüksek Okulu öğrencileri, şef Emrah Köksal Zengin öncülüğünde Guinness’e girmesini hedefledikleri Vegan dürüm tam bir şölendi! Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay’ın da bizzat yapımında yer aldığı dürüm başarıyla yapıldı. Sonunda da katılımcılarla hep birlikte yendi.

Didim’de festival gibi festival

Asıl güzel olan neydi biliyormusunuz. Festival alanında bulunan tüm standlar ve çevresinde bulunan işyerleri her anlamda bu organizasyonu sahiplenmişti. Festivalin amacı dışında hiçbir yiyecek, içecek yoktu. Daha da önemlisi restoran ve stantlar yöresel yemeklerini bile Vegan yaşam tarzına uygun ürünlerle sundular gelen misafirlere. Her anı keyifle, eğlenceyle geçen bir festival oldu. Söylemeden edemeyeceğim, organizasyonun bu kadar güzel geçmesinde, etkinliğin ilk anından sonuna kadar halkla iç içe olan Belediye Başkanı Deniz Atabay ve Didim Kültür ve Sosyal İşler Müdür Vekili Badeser Dumlupınar’ın, Başkan Yardımcısı Öznur Gündoğdu hanımın emekleri büyük.
Didim deyince aklımıza hep deniz geliyor ama size tavsiyem gittiğinizde çevresini de gezin. Apollon Tapınağı çevresindeki eski evler ve restorasyonu tamamlanan bir evde açılan Yoran Mübadele Anı ve Kültür Evi’ni mutlaka ziyaret edin. Deniz gören, kaliteli yağ veren yaşlı zeytin ağaçlarının yağından alın. Hele delice zeytinden sıkılmış yağ bulursanız kaçırmayın!
Sonra göçmen mutfağına özel, mısır unu, ısırgan ve pırasa ile yapılan kaşupita (bir çeşit börek, atıştırmalık) yiyin. Elbette Altınkum’da denize girin.
İki gün çabuk geçti Didim’de. Gerçekten çok eğlendim, çok eğlendi herkes. Amacından sapmadan, siyasi bir şova dönmeden, o eksik, bu fazla tartışmaları yapmadan, yerlinin, mübadilin, göçmenin, turistin birarada , sadece gülümsemenin olduğu festival gibi bir festival oldu.
Emeği geçen herkese koca bi alkış.