Fedai Ünal

Fedai Ünal

fedonunal@gmail.com

Tüm Yazıları

Tam bir kültürler buluşması yaşanıyor Foça’da. Karadenizlisi, İstanbullusu, Ankaralısı, Mardinlisi, Diyarbakırlısı, İngilizi, Almanı; unutmuş kendi kimliğini, hepsi de Foçalı olmuşlar.

Her gelen Foçalı olmuş

İzmir ile Foça’nın arası 69 kilometre. Yani canımız sıkıldıkça çat kapı gittiğimiz bir yer. Benim için Bağarası’ndan gelirken, denizin ilk göründüğü seyir tepesinden “deniz göründüüü” cümlesi Foça. Kırk yıldır gider geliriz bu şirin beldeye ama ilk kez karavanla yapıyoruz yolculuğumuzu. İzmir’den gelirken standart yol yerine Seyrek yolundan geliyoruz. Yol biraz virajlı ama acelemiz yok. Foça-Yeni Foça yol ayrımından sola dönüp doğrudan Foça’ya gidebileceğiniz gibi düz devam edip Yeni Köy ve Kozbeyli’yi gezebilirsiniz. Kozbeyli’den aşağıya sallandığınızda da Yeni Foça’dasınız. İster Yeni Foça’da kalabilir, isterseniz denize paralel yolla taa Eski Foça’ya kadar uzanan yol üzerindeki kamp alanlarından birini tercih edebilirsiniz.

Haberin Devamı

Biz öyle yapmadık. Doğruca Foça’ya sürdük karavanımızı. Foça’yı ve adaları kuş uçuşu gören tepede durup eşsiz manzarayı seyrettik. Sevgili eşim Ebru ile eski günleri yâd ettik. Aşağı inerken İngiliz Burnu’nun kalabalık olup olmayacağını konuşmaya başladık. Foça şehir merkezinin tam karşısında bir yarımada İngiliz Burnu. Karavancılık bu kadar gelişmemişken gençlerin çadır kurma alanı, piknikçilerinse en gözde yerlerinden biriydi.

Her gelen Foçalı olmuş

İĞNE ATSAN YERE DÜŞMEZ

Kısa bir yolculuktan sonra vardığımız İngiliz Burnu’nu görünce tam anlamıyla şok geçirdim. Kıyının tamamı karavan ve çadırlarla kaplanmış. Neyse rica minnet küçük bir aralıktan denizin göründüğü park yeri bulabildik kendimize. Rica minnet diyorum çünkü maalesef insanımız paylaşmayı sevmiyor. Boş burası diye yönlendiğiniz neresi varsa hemen yandaki karavancı, çadırcı elinde bir sandalyeyle çıkıp sizin park edeceğiniz yere koyuveriyor. Engelleri aştıktan sonra minik bir yer buluyoruz kendimize. Buluyoruz da, alanı görseniz resmen çöplük. Ebru ve Efe hızlıcı bir mıntıka temizliği yaparken ben de karavanı yerleştiriyorum yerine. Ve işte huzur! Önümüzde alabildiğine uzanan masmavi bir deniz, karşımızda Foça! Daha ne olsun! Çevrede tuvalet, alışveriş edecek pek yer yok ama şehir yakın. Bisikletle veya yaya olarak çok rahat gidip eksiklerinizi giderebilirsiniz.

Haberin Devamı

Her gelen Foçalı olmuş

Karavanımızın mutfağı küçük olsa da kahve keyfi yapmaktan geri durmuyoruz.

BİR UÇTAN BİR UCA YÜRÜYÜŞ

Bu akşam yemekte patlıcan, bol soğan ve domatesle yaptığım silkme var. Yemekten sonra Foça Körfezi’ni bir uçtan diğerine yürüyoruz. Size de şiddetle tavsiye ederim. Hem Foça’dan günbatımını izleyebilir hem de dönüşte sokak lambalarının ışığında dans eden denizi, tekneleri görebilirsiniz. Hele bir de dolunay varsa değmeyin keyfimize!

Gece boyu sanki ilk kez görüyormuşçasına arşınlıyoruz Foça sokaklarını. Dönüşte sahilde iskelelere kurulmuş küçük masalar, sahil bitimine doğru kumsala kurulmuş uzun kalabalık masalardan yükselen kahkahalar eşlik ediyor yürüyüşümüze. Her kesimden insan görmek mümkün burada. Bu gidişim çok etkiledi beni. Tam bir kültürler buluşması yaşanıyor Foça’da. Karadenizlisi, İstanbullusu, Ankaralısı, Mardinlisi, Diyarbakırlısı, İngilizi, Almanı; unutmuş kendi kimliğini, hepsi de Foçalı olmuşlar, Foçalı!

Haberin Devamı

Dolunay aydınlatıyor denizi. Teknelerin silüetleri yakamozlara karışıyor. Bu eşsiz manzarayla dönüyoruz karavanımıza. Küçük evimizde bir dahaki yolculuğumuzu konuşup yatacağız. Bakalım bir sonraki yolculuk nereye olacak? Kim bilir belki de karşılaşırız, karavan komşusu oluruz…

Kalın sağlıcakla.

SOKAK ARASI DURAKLAR

Kozbeli’de dibek kahvesi ve dondurma: Rivayete göre köyün ismi kurucusu olan Kuzu Bey’den geliyor. Köy içi ve çevresinde Kuzubeyli olarak da adlandırılıyor. Köy meydanında bulunan kahvede dibek kahvesi içip, hemen yandaki dondurmacıdan da yüreğinizi serinletecek keçi sütünden dondurma yiyebilirsiniz.

Ara sokaklarda dolaşın: Birçok yere göre sakindir Foça. Çok seçenekli bir gece hayatı sunmaz. Yürüyerek her yere kolayca ulaşabilirsiniz. İster deniz kenarında bir yere oturun, isterseniz de ara sokaklardaki küçük restoranları deneyin.

Foça Kalesi’ni gezmeyi unutmayın. Cenevizlilerin Bizanslılardan aldıktan sonra yeniden inşa ettikleri kaleden denizi seyredin, tarihi camiyi ziyaret edin.

Yoğurtlu kupes ve kakavıa: Foça’ya gelinir de balık yenmez mi! Barbunu, kalamarı efsanedir. Bir de kefali güzeldir. Bazı günler mavraki kefalden kakavia (sulu yemek hali) yapar restoranlar. Rastlarsanız kaçırmayın derim. Ayrıca yoğurtlu kupes balığı da yapılır. Yoğurtla balık olmaz diyenler kesin denemeli.

Her gelen Foçalı olmuş

Kakavia

Tekne turuna çıkın: Foça Limanı’ndan tekne turlarına katılın. Tam gün katılacağınız turda belki de Foça foku ile karşılaşırsınız, kim bilir!

Atatürk Adası’nı görün: Eski Foça-Yeni Foça arasında yer alan adaya bakıldığında Atatürkümüzün silüetini andırdığından bu ad veriliyor.

Pers mezar anıtını ziyaret edin: Foça’ya doğru gelirken ille Bağarası’ndan geçeceksiniz. Burayı geçer geçmez sağınızda kalacak olan anıt İ.Ö. 4. yüzyıla tarihlenen Lydia-Lykia geleneğinde Pers etkisi altında kalınarak yapılmış bir mezar anıtıdır. Etkileyici bir görünüme sahip anıtı görmenizi öneririm.

Her gelen Foçalı olmuş

Yoğurtlu kupes

Bulunduğunuz yerden denize girebilirsiniz ama farklı yerlerin de keyfini çıkarmak isterseniz yarımadanın arkasında ve yanlarında da güzel yerler var. Ayrıca Foça şehir merkezinde belediyenin yaptığı iskelelerden de deniz keyfinizi yapabilirsiniz.