Her şey çok güzel olacak ama...

Geçen günlerde İzmir’de bi şeyler oldu. Hem de iyi bi şeyler oldu. Olmaya da devam edecek!
Eski dostum, İzmir Büyükşehir Belediyesi Basın Danışmanı İlyas Özgüven aradı. Bi iki hoşbeşten sonra. “Fedo, Cumartesi günü Terra Madre Anadolu Fuarı’nın tanıtımı var, hep istediğin işlere başlıyoruz artık, bekliyoruz” dedi. Habere mutlu oldum.
Bu arada, benim “Hep istediğim işler” şehrimin, İzmir’in de devasa bir gastronomi festivalinin olması.
Terra Madre Anadolu, festivalin ötesinde Başkan Tunç Soyer’in ‘Başka Bir Tarım Mümkün’ vizyonuna uygun, Seferihisar’a kazandırdığı ‘Slow Food’ temelli, asıl üreticiyi değerli kılan, tüketiciyle direkt olarak buluşturan bir organizasyon.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in işbaşına geldiği günden beri sözüdür Terra Madre.
Bu tamam ama hâlâ İzmir merkezli, bize ait bir festival beklentim sürüyor.
Gelelim Terra Madre Anadolu’ya...
İzmir, Büyükşehir Belediye Başkanı Soyer’in vizyonu doğrultusunda en büyük gıda hareketi Slow Food’un (Yavaş Gıda) önderliğinde ‘Terra Madre’ gastronomi fuarına ev sahipliği yapacak. İki yılda bir İtalya’nın Torino kentinde yapılan fuar, ilk defa İzmir’de düzenlenecek. Terra Madre, İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF) ile eşzamanlı olarak 2-11 Eylül 2022 tarihleri arasında ‘Terra Madre Anadolu’ adıyla yapılacak. Fuarın tanıtımı, Ödemiş’in Demircili köyünde geniş bi katılımla yapıldı.

Her şey çok güzel olacak ama...

Peki Terra Madre nedir?

‘İyi, temiz ve adil gıdayı’ savunan Slow Food (Yavaş Gıda) tarafından 2004’te başlatılan, gıda üretiminin aktif üyelerini ve dağıtım zincirlerini birleştirerek, sürdürülebilir tarım, balıkçılık ve gıda üretimini yaymayı amaçlayan bir hareket.
Tarımdaki endüstriyel koşullara ve yemek kültürlerinin standartlaşmasına teslim olmayı reddeden küçük ölçekli çiftçileri, hayvan yetiştiricilerini, balıkçıları, gıda zanaatkârlarını, akademisyenleri, aşçıları, tüketicileri ve gençlik grubunu bir araya getiren, kapsayan bir organizasyon Terra Madre.
2012 yılında dünyanın en önemli gastronomi fuarı olan, Torino’daki Salone del Gusto ile tek bir organizasyon çatısı altında değişik kıtalardan gelen gıdaları çok daha geniş kitlelerle buluşturan bir organizasyon.

Aracısız tanıtacak

Fuara sadece İzmir değil, tüm Türkiye ve Akdeniz’den küçük üreticilerle beraber dünyanın dört bir yanından ekonomistler, entelektüeller, ekolojistler, antropologlar, yazarlar, filozoflar, aşçılar, üretici birlik ve kooperatifleri ile ‘iyi, adil ve temiz’ gıdaya ulaşmak isteyen tüketiciler katılacak.
Anadolu mutfağının ve tarım ürünlerinin tüm örneklerinin buluşacağı fuarda, bugüne kadar ürettiğini pazarlamakta zorlanan üreticiler, eskiden beri gelen yerel ürünlerini tüm dünyaya aracısız olarak tanıtacak.

İletişim!

Tanıtımda anladığımız, amaçlanan, beklentiler ve hedefler bunlar. İzmirimiz için çok güzel şeyler olacağının sözleri bunlar.
Organizasyonu İzmir’e getiren Büyükşehir Belediyesi’ne büyük iş düşüyor. Bana göre, atılması gereken en önemli adımların başında ‘iletişim’e ilişkin adımlar geliyor. Tüm Türkiye’yi kucaklayacak bu önemli hareketin başarısı, ev sahibi şehrin bu organizasyonu ne kadar sahiplendiği, ne kadar anladığından geçiyor. Tam da bu nedenle, başta İzmir Büyükşehir Belediyesi ve organizasyon çalışanlarının, şehrin her köşesine ulaşması ve en büyük şirketinden en küçük esnafına, ilkokulundan üniversitesine, sahildeki Ali Abi’den mahalledeki Ayşe Teyze’ye kadar herkesi bu organizasyon hakkında bilgilendirmesi şart!
Evet, İzmir’de güzel şeyler olacak, ama hep birlikte taşın altına elimizi koyarsak...