Yeni yıl dileğim ‘Güzel İzmir’...

Karantinalar, sokağa çıkma yasakları, kısıtlamalar duygularımızı körelti! Hele şu maske yok mu, şu maske, kalbimizi soğuttu, susturdu hepimizi. Standart cümlelerin dışında konuşamaz olduk birbirimizle. “Nasılsın, eşin, çocuklar nasıl, büyükler iyi değil mi...” İşte bu kadar artık görüşmelerimiz.

Halbuki insan sosyal bir varlık. Gözleriyle, diliyle, vücuduyla iletişim kuran, sadece aklıyla değil, kalbiyle de düşünen, karar veren bir canlı.

Bir arada olmayı, kalabalıkları sever insan. Bunun için vardır çarşı, pazar, han, hamam...

Ne diyor bu adam, yemek yazmıyor mu, bu felsefi laflar nerden çıktı, dediğinizi duyar gibiyim.

Daha fazla meraklandırmayayım sizi, sadede geleyim.

En az sizin kadar sıkıldığım 2020’den kurtulmayı dilemiştim. İkinci dileğim; virüssüz, sağlıklı bir dünya. Ve üçüncü dileğim... Üçüncü dileğim de son depremde ciddi şekilde hasar gören İzmir Büyükşehir Belediyesi binasının yıkılması! Evet evet, yanlış okumadınız, belediye binasının yıkılması ve Konak Meydanı’nın daha çok insanın bir araya geldiği devasa bir meydana dönüşmesi.

Uzun yıllardır her ortamda bu düşüncemi dillendirdim. Son olarak eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun gazetemizi ziyaretinde söylemiştim. Kendisinin yanıtı, “Biz İzmir’e, var olan meydanlara ek birçok alan kazandırdık. Önce eski Merkez Bankası binasını (şimdiki İletişim Başkanlığı Ofisi) yıksın hükümet, sonra biz de belediye binasını yıkarız” olmuştu. Elbette benim devlet işine, bürokrasiye pek aklım ermez ama şuna eriyor. Bu ve benzeri “Önce sen yap” tarzı söylemler, zaman kaybından başka bir şey değildir.

Şimdi bu tartışmalar yok. Yaşadığımız üzücü deprem felaketinden sonra belediye binası ciddi hasar aldı. Bina boşaltıldı. Ve güzel haberi Sayın Başkanımız Tunç Soyer verdi. Binayı yıkıyoruz!

Yıkılan alana sembolik bir meclis toplantı salonundan da söz etti. Koca bir alan kazanılmışken, küçük de olsa yeni bir bina ne kadar doğrudur, tartışılır.

Tekel binası

Hürriyet gazetesinde 23 yıl birlikte çalıştığım, halen Hürriyet Ege köşe yazarı olan abim, Nedim Bubik’i aradım. O da, binanın yıkılmasına ilişkin bir yazı kaleme almıştı. Bu konuda sohbet ettik. Kendisinin önerisi, belediyenin Tekel binasına taşınması, ki bunu yıllardır söyler. Gayet güzel fikir, belediyemize yakışan, şahane bir iş olur.

Nedim Abi, yazısının bir yerinde belediye binası yıkıldıktan sonra belediyenin yine Konak’ta, Kemeraltı’nda kalmasını isteyenlerin olduğunu yazmış. Hatta Konak Belediyesi’nin de Konak, Kemeraltı lokasyonunda olmasını istediklerini işittim. Halbuki Konak Belediyesi, önceki başkan döneminde ödüllü bir bina projesini Tepecik’e yapmayı planlıyordu. Temenni ederim yaparlar.

Yeni yıl dileğim ‘Güzel İzmir’...

Piriştina

Anlayamıyorum, İzmir Büyükşehir ve Konak belediyeleri binalarının, Konak, Kemeraltı civarında olmasını neden isterler... Olabilir elbet. Ama, zaten albenisi olan bu yerde, belediye binalarının şehre nasıl katkı sağlayacağını çok merak ediyorum. Mesela şu olsa tamam diyeceğim; rahmetli Ahmet Piriştina Kordon’u çimlendirirken, “Kenar semtlere hizmet olmalı; çimler, palmiyeler gereksiz” gibi eleştiriler olmuştu. Ahmet Piriştina’nın yanıtı da, “Kordon, tüm şehrin ortak alanı, İzmirlinin buluşma noktası. Burası güzel olmalı ki, İzmir’in gençleri bundan etkilenip ileride vizyonlarına katkı sağlasın. Kendi semtleri için daha iyisini istesinler, yapsınlar” oldu.

Büyükşehir hizmet binası, Konak’ta kalarak şehre vizyon katacaksa eyvallah. Bu konuda yorumu size bırakıyorum.

Son sözümse şu: Tüm dünya gibi sıkıntılı zamanlar geçiren İzmir’e daha büyük, daha ferah bir Konak Meydanı iyi gelecek. Meydan güzel ama daha büyüğü ‘Güzel İzmir’e çok yakışır!

Nedim Abi’ye katılıyorum. Tekel binası, İzmir Büyükşehir’e çok yakışır.

Ve diyorum ki, taşın altına elini koyanlar kalacak hatıralarda.

Yeni yılda tüm dünyaya, ülkeme ve İzmir’e sağlık, güzellik diliyorum...

Kalın sağlıcakla.