Fikret Bila

Fikret Bila

fbila@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ, doktorların çalışma düzeni ve maaşlarıyla ilgili tartışmalar için de yeni bir çağrıda bulundu.
Akdağ, prensipte anlaşma sağlanırsa uygulanacak sistem konusunu tartışmaya açık olduklarını vurgulayarak doktorlara şöyle seslendi:

“Hocaya ücretsiz ulaşma”
“Bizim amacımız hastanın hocalara ek bir para ödemeden ulaşmalarını sağlamaktır. Bizim prensibimiz bu. Eğer hocalarımızla, hekimlerimizle bu prensipte anlaşıyorsak, o zaman sisteme ilişkin bir önerileri varsa, oturur konuşuruz. Tartışmaya açığız. Biz, bakanlık olarak hastanın, öğretim üyesine muayene olmak, tedavi olmak veya ameliyat olmak için ek bir para ödemesine karşıyız. Batı’da böyle bir uygulama da yoktur zaten. Hocalarımızın asli görevlerinin başında hastaya bakmak gelir. Ama hocaya ulaşmak için ek bir ücret ödenmesi olmamalı. Oysa bizdeki uygulamada hastaya asistan bakıyor. O muayene ediyor, teşhis koyuyor, tedavi ediyor ve hastayı hastaneden asistan gönderiyor. Bu olmaz. Bunu Avrupa’da, Amerika’da göremezsiniz. Hastayı hastaneden hoca gönderebilir. Bu sorumluluk onundur. Hasta, öğretim üyesine ulaşmak için neden ilave para ödesin? Üniversitede öğretim üyesinin görevi sadece ders vermek, eğitim vermek değildir, öncelikli görevlerinden biri de hastaya bakmaktır. Eğer hekimlerimiz de bu prensibi benimsiyorlarsa o zaman sistem önerilerini getirsinler.”

“Sözleşmeli uygulama”
Sağlık Bakanı Akdağ, YÖK ile görüşmelerin sürdüğünü anlaşma sağlanması halinde üniversiteden ayrılan ve ayrılacak olan öğretim üyelerinin sözleşmeli olarak üniversitede hizmet vermeye devam edebileceklerini belirtti ve şu bilgiyi verdi:
“Sözleşmeli sistemde eğer üniversite ayrılan hocayla çalışmayı sürdürmek istiyorsa, bir sözleşme yapacak. Ayrılan ve özel çalışmayı tercih eden hocalarımız bu sözleşme çerçevesinde yine üniversitede eğitim verecekler ve ameliyat yapabilecekler. Ancak üniversitenin diğer faaliyet ve kararlarına katılamayacaklar. Üniversite çalışmak istiyorsa hocamız da kabul ediyorsa sözleşme çerçevesinde devam edecekler.”

“Geçiş süresi lazım”
Üniversite hocaları ise sözleşmeli uygulamaya geçiş için öğretim üyelerine zaman verilmesi gerektiğini savundular. Üniversitede kalmak veya ayrılmak konusunda henüz karar vermemiş öğretim üyelerinin bir geçiş süresine ihtiyaç olduğunu belirten hocalar, yeni hazırlanmakta olan bu düzenlemeye en az 6 ay veya bir senelik geçiş süresinin yer alması gerektiğini savundular.

Açıklanan maaşlar
Sağlık Bakanlığı’nın doktorlara ödediği maaşlarla ilgili olarak gönderdiği tabloları dün sunmuştum. Bakanlık değişik derecelerde ve yönetim kademelerinde olan doktorların genel bütçe, döner sermaye ve performans ödemelerinden oluşan toplam ortalama maaşlarını klinik şefi için 8.291 TL, 6. derecede uzman hekim için 6.351 TL, 8. derecede pratisyen hekim için 3.777 TL ve aile hekimi için 4.600 TL olarak açıklamıştı.
Dün gerek email gerekse telefonla bana ulaşan bazı doktorlar, toplam maaşlarının bu rakamların çok altında olduğunu, açıklanan maaşların üst sınırları gösterdiğini belirterek, gerekirse bordrolarını gönderebileceklerini ifade ettiler. Bakanlık yetkilileri ise tabloların zaten ortalama maaşlar olarak hazırlandığını, bu rakamların altında maaş alan doktorlar olduğu gibi üzerinde alan doktorlar da bulunduğunu; ancak bakanlığın ortalamayı esas aldığını, ortalamanın altında veya üstündeki maaşların performans farkından kaynaklandığını ifade ettiler.

Üniversitede kalanlar
Üniversitede kalmayı tercih eden öğretim üyeleri de yansıttıkları görüşlerinde; üniversiteyi seçenlerin amacının para olmadığının belli olduğunu, ancak özellikle temel bilimler ana bilim dalı başkanlarının en az bakanlığın açıkladığı klinik şefi maaşı kadar maaş almaları gerektiğini savundular. Bakanlığın açıkladığı ortalama maaşların ise, ancak döner sermayesi güçlü sağlık kurumlarında ödenebildiğine dikkat çektiler.

Kurum hekimleri
Öte yandan kurum hekimleri de tartışmalar sırasında gözardı edildiklerini belirterek, Sağlık Bakanı Akdağ’ın daha önce kendilerine ikinci çalışma alanları imkânı sağlanacağı sözünü vermesine rağmen, henüz uygulamaya geçilmediğini ilettiler. Kurum hekimlerinin yapılan çalışmalarda sürekli unutulduğunu, bu mesleği yürüten hekimlerin sorunlarına da bakanlığın eğilmesi gerektiğini belirttiler. Kurum hekimleri, ikinci işyeri olanağı bulamayan meslek mensuplarına askeri hekimlerde olduğu gibi tazminat ödenmesi gerektiğini savundular.