Eleştiri başka, hakaret başka

3 Nisan 2016

Erdoğan, Washington’daki ikili temasları kapsamında Obama ile Beyaz Saray’da yaklaşık 50 dakika görüşmüştü.

Washington
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Nükleer Güvenlik Zirvesi için geldiği ABD’de yoğun temaslarda bulundu. ABD Başkanı Barack Obama başta olmak üzere birçok liderle ikili görüşmeler yapan Erdoğan, zirvede de nükleer güvenlik ve terörle mücadele konusunda Türkiye’nin tezlerini dile getirdi. Erdoğan, ABD ziyaretinin son gününde temaslarını izleyen, beraberindeki gazetecilerin sorularını yanıtlandırdı. Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:
SURİYE’DE NE YAPABİLECEĞİMİZİ GÖRÜŞTÜK: Nükleer Güvenlik Zirvesi ile alakalı gelmiş olduğumuz Washington’da zirveyi bitirmiş olduk. Gerek devlet gerek hükümet başkanlarıyla ikili görüşmelerimiz oldu. Bugün de gerek Cumhuriyetçi gerekse Demokrat kanaat önderleriyle görüşmelerimiz oldu. Nükleer Zirve’de Sayın Obama’nın yemeği oldu. Buna bir çalışma yemeği diyebiliriz. Bütün devlet, hükümet başkanlarının üç ile beşer dakika civarında bazı sunumları oldu. Sayın Obama ile de bir saate yakın görüştük. Görüşmemizin ana ekseni, Suriye’deki gelişmelerdi. Suriye’de bundan sonraki süreçte neler yapabileceğimizi değerlendirdik. Sabahtan itibaren nükleer zirvenin asıl gündemine dair sunumlar oldu, ardından çalışma yemeği. Orada da kendi konuşmamı yaptım. Aile fotoğrafları bu tür zirvelerin gündeminde yer alan değişmezdir. Birçok hükümet başkanıyla, devlet başkanıyla ayaküstü ikili görüşmeler yaptık. Böylece programımızın resmi boyutu bitti.
DUYUNCA ÜZÜLDÜM, O KONULAR GÜNDEME GELMEDİ: (Obama zirvenin sonunda basın toplantısında sizinle birçok alanda verimli ortaklıkları olduğuna değindikten sonra basın özgürlüğü ve demokrasi konularında eleştirilerini dile getirdi. Bunları size de bizzat ifade etmiş olduğunu söyledi. Değerlendirmeniz nedir?) Değerli arkadaşlar, gıyabımda o tür bir açıklama yapıldığını duyunca üzüldüm. Ama şunu söyleyeyim: Sayın Obama’yla görüşmemizde sorduğunuz konular gündeme gelmedi. Bana o türden bir şey söylenmiş değil. Kaldı ki bizler daha önceki telefon görüşmelerimizde, basın üzerinden konuşmak yerine, karşılıklı konuşmanın daha faydalı olacağını da konuşmuştuk.

Yazının devamı...

Bireysel başvuru bağlayıcı değil

4 Mart 2016

Nijerya/Abuja
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la Afrika ülkelerindeki temasları sırasında Nijerya’da görüşme fırsatı bulduk. Cumhurbaşkanı, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Can Dündar-Erdem Gül kararıyla anayasayı ihlal ettiğini belirtirken, bütçe sonrsı TBMM’nin gündemine HDP’lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını alabileceğini vurguladı.
Ak Parti’nin anayasa konusunda kendi teklifini getirmesi gerektiğini, erken seçimi doğru bulmadığını belirten Erdoğan, “Ben erken seçimden yana olmayan bir insanım. Fevkalade durumlar olur, tabii o ayrı bir konu. Millet, anayasa konusunda partilerin ne yaptığını görüyor. Anayasa yapım sürecinden kimlerin kaçtığı da görülecek” dedi.
Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:

‘USULE VE ESASA AYKIRI’
(AYM il ilgili açıklamalarınız Türkiye’de gündemi oluşturdu. İtirazlarınız nelerdir?) Öncelikle Anayasa Mahkemesi’nin burada adeta birincil mahkemenin yerine kendisini koyması yanlış olmuştur. Yargı süreci bitti mi, hayır. Siz daha süreç bitmemişken devreye giriyor, durumdan vazife çıkartmak suretiyle böyle bir adım atıyorsunuz. Kaldı ki Sayın Anayasa Mahkemesi Başkanı, daha önceleri ‘Gerekçe açıklanmadan karar açıklanmaz’ tezini savunan bir arkadaşımızdı. Sevdiğim, takdir ettiğim bir arkadaştır. Ama ne yazık ki çelişkilere düşmesi, ülkemiz için hukuk için çok yanlış bir gelişme olmuştur. Gerekçeyi açıklamadan, bitmemiş bir yargı sürecini alelacele bitirme konumuna gelmek, usule aykırı olduğu gibi esasa da aykırıdır. Burada hem usul bakımından hem esas bakımından sıkıntı var. Kendisi tabii şimdi bir savunma içine giriyor ama bunu savunamazsınız. Kendisi ‘Anayasa Mahkemesi’nin verdiği karar her şeyin üstündedir, herkesi bağlar’ diyor. Anayasa ve yasa değişikliklerinde evet bağlayıcıdır ama bireysel başvurularla ilgili olarak böyle bir şeyi öne süremezsiniz. Yanlış buradan kaynaklanıyor. ‘Gerekçe açıklanmadan karar açıklanmaz’ diyordu hep. İşin bu yönü bir yana, karar herkesi zaten bağlıyorsa, neden birinci mahkemeye tekrar gönderiyorsun? Bağlayıcı ise gitmemesi lazım. Gittiğine göre, birinci mahkeme kararında diretirse Anayasa Mahkemesi’nin verebileceği hiçbir karar yoktur. Nereye gider bu? Bundan sonra oradaki o kişiler, isterlerse AİHM’ye gidebilirler. AİHM eğer Anayasa Mahkemesi’nin verdiği istikamette bir karar verirse, o da sadece tazminat bakımından bağlayıcıdır. Devlet de o tazminata itirazlarını yapar veya o tazminatı öder.

Yazının devamı...

Senin ne işin var Suriye’de?

7 Şubat 2016

Latin Amerika gezisi dönüşünde soruları yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya’ya ‘Adeta işgalcisin, sen devlet terörü estiren, 400 bin kişinin katiliyle beraber hareket ediyorsun’ diye seslendi ve ekledi: Irak’taki hataya Suriye’de düşmek istemiyorum

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şili, Peru, Ekvador, Senegal programı dönüş yolunda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, Rusya’nın “TSK Suriye’ye müdahale için hazırlık içerisindedir” iddiasına “Senin ne işin var Suriye’de? Adeta işgalcisin, sen devlet terörü estiren, 400 bin kişinin katiliyle beraber hareket ediyorsun. Sivilleri öldürmeye devam ediyorsun.. Türkiye, 911 kilometrelik sınırıyla tehdit altında, elbette tedbirini alacak.. Kendimizi savunma noktasında her an hazırlıklı olmak mecburiyetindeyiz. Kaldı ki orada soydaşlarımız var” karşılığını verdi.

Cumhurbaşkanı, 1 Mart tezkere döneminde yaşananları anımsatarak “Irak’ta düşülen hataya Suriye’de düşmek istemiyordum. Ben 1 Mart tezkeresinin yanındaydım. 1 Mart tezkeresinde Türkiye Irak’ta olsaydı, Irak’ın durumu böyle olmazdı. Çıkacak netice Türkiye’yi masaya getirecekti” diye konuştu. Cumhurbaşkanı’nın gündemde ilişkin görüşleri şöyle:

İŞARET FİŞEĞİ PARLAMENTODAKİ ÇALIŞMA

(3 Latin Amerika ülkesi de başkanlıkla yönetiliyor. Danışmanlarınız bu ülkelerle ilgili çalışma yaptı mı, Türkiye’de süreç nasıl ilerleyecek?) Parlamentoda yapılacak çalışma Türkiye’de bu konuyu düşünen bütün kesimler için adeta bir işaret fişeği olacaktır. Siyaset ne düşünüyor? Maddeler görüşüldükçe ortaya çıkacaktır. Kamuoyu oluşmasının, kamuoyunu oluşturacak bütün kesimlerin kendi düşüncelerini daha da olgunlaştırmalarının önemli olduğunu düşünüyorum. Zira kimse benim düşüncem dört dörtlük doğrudur diyemez. Şahsım da dahil. Hep birlikte yürütülecek çalışmalar neticesinde sürecin en iyi biçimde taçlandırılacağına inanıyorum.

BİZDE OLSA KIYAMET KOPAR

Söz konusu üç ülke İspanyolca konuşmakla birlikte, yönetim sistemleri İspanya gibi değil. İspanya’da başkanlık yok. Buralar İspanyolların sömürgesiydi ama krallık ihraç edilmemiş. İspanya’dan tamamen kopabilmişler mi, hayır. Örf ve adetlerde kopmamışlar. Geleneklerine çok önem veriyorlar. Ekvador’da gördük, Başkan giydiği gömlekle mesaj veriyor. Kravat da takıyor. Ceketinin altındaki gömlek örfi gömlekti. Bizde böyle şeyler olsa, yazılı ve görsel medya günlerce kıyamet koparır, kravatı niye yoktu diye. Beştepe’de yaşadıklarımız çok açık net ortada.

BOŞ DURMAYACAĞIZ

Yazının devamı...