AKP yine yalnız kalabilir

Mayınların temizlenmesi ve arazinin, temizleyecek olan şirkete verilmesi ile ilgili uzlaşma arayışları sürüyor

Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesi ve arazinin, temizleyecek olan şirkete yap-işlet-devret modeliyle verilmesini öngören yasa tasarısıyla ilgili uzlaşma arayışları sürüyor.
AKP, dünkü görüşmeler sonucunda geri adım atmış, yasanın temizleme ile işletme işini birbirinden ayıracak şekilde düzenlenebileceği izlenimi vermişti. Ancak AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, dün yaptığı açıklamada, tasarının komisyona çekilmesinin söz konusu olmadığını, salı günü yeniden Genel Kurul’da görüşüleceğini, bu arada muhalefetten gelen önerilerin değerlendirileceğini açıkladı.

AKP’nin sorunu
AKP’nin bu tasarıyla ilgili sorunu sadece muhalefet partilerinin engelleme çabaları değil. Aynı zamanda AKP içinde de sorun var. 140 civarında AKP milletvekili, bu tasarının oylamasına katılmıyor. Tasarının 4 maddesi en fazla 194 oyla geçebildi. Bu durum 338 sandalyeye sahip AKP’de bir direnç olduğunu gösteriyor. Bu bakımdan AKP’nin önce kendi grubunu ikna etmesi gerekiyor.
Muhalefet partileriyle uzlaşma olasılığı ise yüksek değil. Bunun nedeni AKP’nin yap-işlet-devret modelinin tek yol biçiminde olmasa bile seçeneklerden biri olarak tasarıda yer alması konusunda ısrarlı gözükmesi. Bu haliyle CHP ve MHP’yle uzlaşması kolay değil.
AKP’nin, temizleme işinin Genelkurmay’ın önerdiği biçimde NATO bünyesinde NAMSA aracılığıyla yapılması seçeneğini de tasarıya taşıması olasılığı yüksek, ancak bu durum arazinin kiralanmasını etkileyecek bir faktör olmadığı için muhalefet partilerini tatmin etmesi beklenmiyor.

CHP’nin kesin tavrı
CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, dünkü görüşmemizde CHP’nin duruşunu şöyle özetledi:
“Mayınların temizlenmesine karşı değiliz. NAMSA’yı tercih ederiz. Ama şart değil. Biz elde edilecek arazinin ihale edilmesine karşıyız. Hangi yöntemle olursa olsun bu arazilerin yap-işlet-devret modeliyle veya başka bir yöntemle verilmesini istemiyoruz. Biz, bu arazilerin topraksız köylüye dağıtılmasını istiyoruz. Bunun dışında bir yöntemi desteklememiz söz konusu değil. Biz arazinin ihalesi konusunun bu tasarıdan tümüyle çıkarılmasında ısrarlıyız. Arazi topraksız köylüye verilmelidir.”

MHP’nin tutumu
MHP’nin mayınların temizlenmesine bir itirazı yok. MHP de temizleme işinin Genelkurmay’ın önerdiği gibi NAMSA üzerinden yapılmasını tercih ediyor. Ancak başka yöntemle temizlenmesini de reddeden bir tavır içinde değil.
MHP’nin tavrını da Mehmet Şandır, dünkü görüşmemizde şöyle ifade etti:
“Biz mayınların temizlenmesine karşı değiliz. Bunun yapılmasını istiyoruz. Ancak arazinin değerlendirilmesinin sonraya bırakılmasından yanayız. Bir kere yap-işlet-devret modelini kabul etmiyoruz. Temizleme ve değerlendirme işinin aynı tasarıda olmasını uygun bulmuyoruz. Buna rağmen aynı tasarıda yeni bir düzenleme gelirse değerlendiririz. Ancak burada da bir şartımız var; sınır bizim için namustur. Milli bir değerdir. Bu bakımdan elde edilecek arazinin yabancıların işletilmesine bırakılmasına karşı çıkarız. Arazi değerlendirilecekse yine milli sermaye anlayışı içinde değerlendirilmelidir. Sınırımızda baskı oluşturacak, tehdit oluşturacak yöntemlere karşıyız. Arazi tarıma mı açılacak, başka şekilde mi değerlendirilecek, köylüye mi dağıtılacak bunu sonra değerlendiririz.”

Ceylanpınar ne olacak?
MHP’nin bir itirazı da değerlendirilecek arazinin belli olmaması. Şandır, bu konuda da şunu söylüyor: “Tasarı mayınlı arazi ve etrafında diğer kamu kurumlarına ait araziler diyor. Yani işletilecek arazi mayınlı araziyle sınırlı değil. Peki bunun sınırı ne? Örneğin, civarında Ceylanpınar Devlet Üretme Çiftliği var ve 1 milyon 700 bin hektarlık bir arazi. Bu arazi de mi mayınlı araziyle birlikte verilecek? Biz buna da karşıyız.”
Bu koşullarda AKP, yabancılara da açık şekilde yap-işlet-devret’te ısrar ederse, salı günü de yalnız kalabilir.