Askerin görünmeyen yüzü

Askerin görünmeyen yüzü


Şırnak - Siirt


       Jandarma Asayiş Komutanı Korgeneral Kemal Yılmaz ve Şırnak Tümen Komutanı Tümgeneral Hüseyin Göksu, sadece askeri konularda değil, ekonomik ve sosyal konularda da neredeyse birer uzman olmuşlar.
       Kadrolarındaki diğer general, albaylar da öyle. Hatta, her birlik komutanı hangi rütbede olursa olsun, bulunduğu bölgenin ekonomisiyle uğraşıyor.
       Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en muharip birliklerinin komutanları şaşırtıcı biçimde ekonomi, maliye ve işletme bilgisine sahipler. Koşullar, subayları bu konulara yöneltmekte.
       Korg. Yılmaz, her helikopter uçuşunda yol yapımı, baraj yapımı, örnek köy inşaatı, seracılık, arıcılık, havuz balıkçılığı, aklınıza gelebilecek her konuda yer göstererek bilgi veriyor, ekonomi programlarını anlatıyor.
       Askerin görünmeyen yüzü, bölgede ekonomik, sosyal ve psikolojik öncülük olarak gözleniyor. O kadar ki, bazı tabur komutanları yöre halkıyla birlikte tarımsal üretim, işletme faaliyetlerini yürütüyor ve yol gösteriyorlar.
       Asker, hemen her konuda çağdaş yaşam örnekleri göstererek çok etkili bir "halk eğitimi" programı da yürütüyor. Korg. Yılmaz ve Tümg. Göksu, amaçlarını şöyle özetliyorlar:
     "Bölge halkının reel üretime yönelmesi lazım. Buraya her şey dışarıdan geliyor. Oysa, biz örnek çiftliklerde çeşitli ürün, havuzlarda balıkçılık, seracılık üretimlerini gösteriyoruz. Buralar verimli topraklar. Eğer, yöre halkı üretime yönlendirilir ve özendirilirse, ürünlerini satabilecekleri bir pazar da var. Örneğin, buraya Mersin'den, İskenderun'dan yaş sebze ve meyve, Antep'ten sanayi ürünleri geliyor. Eğer bunlar yörede üretilirse en azından Türk Silahlı Kuvvetleri, bunları satın alır, daha da ucuz olur."
       Askerin özellikle eğitim konusundaki çabaları köy çocuklarında etkisini göstermiş durumda. Daha önce en büyük ideali, "kamyon şoförlüğü" olan çocuklar, artık doktor, mühendis, avukat olmak istiyorlar. Hayallerini geliştirebilmelerinin en önemli nedeni, askerlerin köy çocuklarını ve kadınları gruplar halinde büyük şehirlere götürüp, gezdirmeleri. Özellikle, kadınların şehir yaşamını görmeleri, subay eşleri ile yakınlaşmaları, çocukları açısından ufuklarını geliştiriyor. Örneğin, bir dağ köyünde genç kızlar, toplanıp kuaförlük kursuna gönderiliyor.
       Tümg. Göksu, bu faaliyetlerin önemini şöyle vurguluyor:
     "Feodal yapı, halkla devletin doğrudan ilişkisini yıllardır engellemiş. Vatandaş, devletle ilişkisini aşiret reisi veya şıh üzerinden kurabiliyor. Oysa yaptığımız bu faaliyetler, bu aracıları devreden çıkartıyor ve vatandaşı devletle doğrudan temasa geçiriyor. Bu da eğitilmelerini ve bilinçlenmelerini hızlandırıyor. Yapılması gereken, ekonomik ve sosyal olarak bu yapının kırılması."
       * * *
       KORG. Yılmaz gittiği her köyde, mutlaka kadın ve çocuklarla konuşuyor.
       Çocuklar, sorunlarını komutana aktarabiliyorlar.
       Örnek merkezi köy olarak yapımı sürdürülen Siirt'in Bayraklı mevkiinde Korg. Yılmaz'a iki küçük kız yanaşıyor. Komutan, çocukları sevdikten sonra soruyor:
       - Ne istiyorsunuz bakalım?
       Küçük kız oyuncak istiyor. Büyüğünün ise sıkıntısı başka. Komutanın kulağına eğiliyor:
       - Babam bir daha evlenmek istiyor. Evlenmesin.
       Komutan, babayı çağırıp medeni nikah ve tek eşlilik konusunda uyarıyor. Kız mutlu... Komutanın yanından uzaklaşıyor.
       * * *
       BU ve benzeri örnekleri çoğaltmak mümkün. Ancak şurası gerçek ki, askerin öncülük ettiği ekonomik, sosyal ve psikolojik girişimlerin toplumsal dokuyu değiştirip, kalıcı kılabilmesi için bütün kesimlerce desteklenmesi zorunlu.
       Yöre halkının çağdaş yaşam ölçülerine ve değerlerine ulaşması ve kendiliğinden reel ekonomide faaliyet göstermesi için sivil mekanizmaların da bu öncü girişimleri üstlenip, geliştirmeleri gerekiyor.


Yazara E-Posta: fbila@milliyet.com.tr