Başbakan'ın siyaset-ticaret ilişkisine bakışı

Başbakan Erdoğan'a göre "önemli olan siyasilerin devletle iş yapmamaları." Hem siyaset, hem ticaret yapanların, devletle iş yapmalarını etik bulmuyor. Ancak, işlerini tümüyle tasfiye etmelerini de doğru bulmuyor."Ben, milletvekili olduğunuz anda işinizi yapamazsınız mantığına karşıyım" diyor. Avrupa'dan örnekler verirken, "İşlerini tasfiye etmezler, yönetimden çekilirler" anımsatması yapıyor.Erdoğan'a göre işi olan bir milletvekili, bakan veya başbakanın, "yönetimden çekilmesi" ama işin başka yöneticilerle sürdürülmesi normal karşılanmalı...Batı'daki "kayyuma bırakma" uygulaması anımsatılınca, bizim mevzuatımızda kayyuma devrin olmadığını söylüyor. Kayyum uygulamasına karşı bir tavrı yok. Üzerinde durduğu, iş her ne şekilde yürütülürse yürütülsün, devletle iş yapılmaması... Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Milliyet yazarlarıyla yaptığı söyleşide "siyaset-ticaret" ilişkisine yönelik görüşlerini de açıkladı. CHP'den AKP'ye geçen ve hakkında fezleke hazırlanmasından sonra milletvekilliğinden istifa eden Cemal Kaya olayı sorulunca, Başbakan Erdoğan şu bilgiyi veriyor:"Buradaki olay, arkadaşımızın işlerini eşi vasıtasıyla takip ettiği noktasındaki duyumlardır. AKP'ye geçişiyle ilgili olarak yeni ihale falan deniliyor. Bizim partiye geçtiğinde aldığı ihale yok. Ben ihale alırken (CHP'deyken) neden sesleri çıkmadı, diyor. Aile şirketinin alacağı bir ihale vardı, edimlerini yerine getiremediği için 900 milyar gibi ciddi bir rakam irat kaydedildi. BOTAŞ'ın bir ihalesiydi. O ihaleden çekilmiş oldu."Başbakan Erdoğan, Cemal Kaya'yla ilgili olarak aldığı bilgileri aktarırken, AKP'ye geçtikten sonra ihale almadığının altını çiziyor, iddia ve tartışmaların CHP dönemine ilişkin olduğunu belirtiyor. Cemal Kaya örneği Başbakan Erdoğan, Cemal Kaya'nın iddialar üzerine kendisine gelerek çekilmek istediğini şöyle aktardığını ifade ediyor:"Telefon konuşmaları üzerine bina edilmiş bir süreç var. Cemal Bey bana ve arkadaşlarımıza, 'Ben çekilip Baykal'la hesaplaşmak istiyorum' dedi. İstifasını Meclis'te onaylamamızı istedi. Israr edince Dengir Bey ısrarı bana iletti. Ben de madem arkadaşımız böyle düşünüyor, süreci çalıştırın, dedim. Ona göre oylama yapıldı, normal hayata dönmüş oldu. Onurlu bir davranış yapmış oldu."Başbakan Erdoğan, Kaya örneğini anlattıktan sonra parlamentoda müteahhitlik yapan kaç kişi olduğunu bilmediğini söyleyip, CHP Genel Saymanı Mahmut Yıldız'la ilgili iddiaları anımsatıyor. Baykal'la hesaplaşma Başbakan, siyasetçiler için devletle iş yapmamayı ve şirketlerinin yönetimlerinden çekilmelerini yeterli görüyor, ama Türkiye gibi siyaset-ticaret-mafya üçgeni içinde iş çevrilen bir ülkede, sınırların daha net ve kalın çizilmesi gerekli.Devletle iş yapılmasa bile, Türkiye'de salt siyasetçiye yaranmak için onlarla veya şirketleriyle iş yapmaya dünden hazır birçok kişi var. Bunun örnekleri de yaşandı. Keza, siyasete ticari işlerini büyütmek amacıyla girenler de oldu. Bunlar siyasi ahlaka aykırıydı.Keza aynı aykırılık medya için de geçerli. Sahibi olduğu medya organlarını siyasetin emrine ticaret için veren örnekler de belleklerde henüz taze. Bankasını hortumlayan medya sahipleri de taze örneklerden.Türkiye, siyaset-ticaret-medya ilişkilerinde iyi sınav vermedi.Bu nedenle, bu üçlü arasında aşılması zor, kesin sınırlar bulunması ve bu üçlünün denetim altında tutulması zorunlu... fbila@milliyet.com.tr Siyaset-ticaret