Baykal'dan Arınç'a 'Ahmedinecad' benzetmesi

Baykal, Arınç'ın "Anayasa ile ciddi bir uyuşmazlık" içinde olduğunu vurgulayarak bu tutumun TBMM Başkanlığı'yla bağdaşmadığını belirtti. CHP lideri, Arınç'ın konuşmasında laiklik karşıtlığı bulunduğunu, laikliğe sahip çıkın sözlerinin ise, "içi boşaltılmış bir laiklik" olduğunu öne sürdü.Baykal, Arınç'ın konuşmasını şöyle değerlendirdi: TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın 23 Nisan nedeniyle Meclis özel oturumunda yaptığı konuşma, CHP lideri Deniz Baykal'ın tepkisine neden oldu. "TBMM Başkanı'nın konuşması Anayasa ile ciddi bir uyuşmazlık içinde olduğunu gösteriyor. Özellikle laiklik ilkesiyle uyumsuzluk içinde. Anayasal kurumlardan rahatsızlık içinde olduğu anlaşılıyor. Daha önce de 'gerekirse Anayasa Mahkemesi'ni kapatırız' diyen bir TBMM Başkanı, Anayasa'yı, Cumhuriyet'in temel niteliklerinden olan laikliği içine sindirememiş bir anlayış sergiliyor. Türkiye'nin yeni bir Ahmedinecad'a ihtiyacı yok." 'Uyuşmazlık içinde' "Arınç'ın yaptığı konuşma TBMM Başkanlığı'yla bağdaşmaz. Başkanlık statüsü iktidar ve muhalefet arasında tarafsızlık gerektiren bir statüdür. Ama Arınç'ın konuşmasından AKP'nin Anayasa'yla uyuşmazlık içinde olduğunu iktidarının dördüncü yılında ve bu kadar üst düzeyde şimdi öğreniyoruz. Yok, yok deniliyordu ama başta laiklik ilkesi olmak üzere ciddi bir sorunları olduğu açıkça ortaya dökülmüş oldu. Laiklik ilkesiyle uyuşmazlık ilk kez bu kadar üst düzeyde ifade edildi.""Arınç, Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'ni eleştiriyor. Neden? Çünkü bu belge irticayı birinci tehdit olarak görüyor. Rahatsızlığının nedeni bu. Peki Arınç'ın sözlerinin muhatabı kim? Bu belge Bakanlar Kurulu'nun belgesi. Demek ki Bakanlar Kurulu irticayı tehdit olarak görüyor. O halde, Arınç'ın sözlerini hükümete yöneltmesi lazım. Sonra bu belge bir yasama tasarrufu değil ki TBMM'de görüşülsün. İdari bir tasarruf, icrai bir belge. Anayasa veya yasa değil ki! Hükümetler değişen koşullara göre bu belgeyi değiştiriyorlar. Ayrıca bu belgeye TBMM Başkanı'nın gizli anayasa demesi de şaşırtıcı bir durum. Bilindiği gibi bazı çevreler bu belgeye böyle bir anlam yüklüyorlar. Meclis Başkanı'nın da aynı anlamı yüklemesi devlet adamlığı sorumluluğuna sığmaz." Başkanın statüsü "TBMM Başkanı, anayasal kurumlardan şikâyet ediyor. Bu kurumlar kaynağını Anayasa'dan, dolayısıyla milli egemenlikten alan kurumlardır. Bu kurumların saltanatı milli egemenliği engelliyormuş. Tam aksine, anayasal kurumlar Anayasa'nın, rejimin güvenceleridir. Milli egemenliğin yansımasıdır. Kurumların milli egemenliği gölgelediğinden bahsedenler IMF'den söz etmiyorlar. IMF'nin talimatlarıyla karar almayı milli egemenliğe aykırı görmüyorlar da Anayasa Mahkemesi'ni görüyorlar. IMF'ye bir şey söyleyemiyorlar ama Anayasa Mahkemesi'ne gelince feryat ediyorlar. Bu nasıl bir milli egemenlik anlayışıdır? Arınç'ın ifadeleri gösteriyor ki, AKP var olan Anayasa ile çok köklü bir uyuşmazlık içinde. Bu artık iyice su yüzüne çıkmıştır." fbila@milliyet.com.tr Kurumlar saltanatı