Butto'nun ölümü ve laikliğin önemi

Yön Pakistan'a döndüğü 19 Ekim'den bu yana şiddete maruz kalan Benazir Butto dün uğradığı saldırı sonucunda hayatını kaybetti. Benazir Butto, 1979'da Ziya Ül Hak tarafından devrilen babası Zülfikar Ali Butto'nun idam edildiği Ravalpindi kentinde öldürüldü. Hindistan'dan "Müslüman kimliği" ile ayrılan Pakistan'ın laikliğe dönük yüzünü ve umudunu Zülfikar Ali Butto temsil ediyordu. Rahmetli Bülent Ecevit, Zülfikar Ali Butto'nun canını kurtarmak için çok çaba göstermişti. Ecevit, Ziya Ül Hak'a bir öneride bulunmuş ve Zülfikar Ali Butto'nun idam edilmemesini, "Türkiye'de ikamet" etmesine izin verilmesini istemişti. Ancak, Ziya Ül Hak bu öneriyi kabul etmemiş ve baba Butto, 1979'da idam edilmişti. Ecevit'in girişimi Yaşamını dün uğradığı saldırıda kaybeden kızı Benazir Butto, Pakistan'ın zor sosyolojisinde bir anlamda babasının işlevini üstlenmiş, -Pakistan koşullarında ne kadar olabilirse- laik-demokratik değerleri temsile yönelmişti. Benazir Butto, uzun ve çok zorlu olacağı bilinen laik-demokratik değişim işlevini üstlenmiş görünüyordu. Benazir'in işlevi Bütün başbakanların yolsuzluk iddialarıyla düşürüldüğü veya askeri darbeyle devrildiği Pakistan'da, Benazir Butto da nasibini almıştı. Kendisi ve eşinin yolsuzluk yaptıkları iddiasıyla Başbakanlık'tan devrilmiş, Pervez Müşerref'in 1999'da gerçekleştirdiği darbe sonrasında da Pakistan'dan çıkarılmıştı. 8 yıl sürgünden sonra Müşerref'in af güvencesiyle 19 Ekim'de Pakistan'a dönmüş ve Pakistan'da "yeni yönetim formülü"nde önemli bir işlev üstlenmişti. Yine sürgünden dönen ve sağı temsil eden Navaz Şerif ile birlikte 8 Ocak'ta yapılacak seçimin güçlü liderlerinden biriydi. Yolsuzluk handikapı Pakistan'da üslenerek Afganistan'ı işgal eden Taliban ve El Kaide'ye karşı bu iki ülkede tutunmaya çalışan ABD'nin geliştirdiği veya desteklediği formül Benazir'in öldürülmesiyle uygulama şansını büyük ölçüde yitirmiş olabilir.Bu formüle göre, üniformasını çıkaran Pervez Müşerref "sivil" devlet başkanı olarak kalacak, 8 Ocak seçim sonuçlarına göre de Şerif veya Butto liderliğinde bir hükümetle yola devam edilecekti.Bu formülün amacı, Pakistan'da radikal dincileri iktidardan uzak tutmaktı. Müşerref'in en etkili muhalifi olmasına karşın, "radikal dincilerin iktidarına karşı" Butto da Müşerref'li formülü benimsemiş görünüyordu. Bu açıyla seçimleri protesto eden Navaz Şerif'in partisi dahil muhalefet partilerini seçime katılmaya ikna etmişti.Butto'nun öldürülmesi bu formülü dağıttı. Zaten karışık olan Pakistan'ın daha büyük bir kaosa sürüklendiğinin işaretleri dünden itibaren gelmeye başladı. Bu koşullarda seçimlerin yapılması da zora girdi. Formül ABD'nin Müşerref'i "sivil" görüntüde devlet başkanlığında tutmak ve Butto'lu veya Şerif'li hükümetle ittifaka zorlamasının altında yatan en önemli neden, radikal dincilerin iktidara gelmeleri ve böylece nükleer silah gücünü de ele geçirmeleri...ABD'nin bugün büyük tehlike olarak gördüğü bu olasılığın güçlenmesinde sorumluluğu olmadığını söylemek çok zordur. "Yeşil Kuşak Projesi", Rusya işgaline karşı Taliban'ı güçlendirmesi, din üzerinden siyasi düzenleme girişimleri, bugün kontrolü zor, radikal bir güç yaratmış ve bu güç ABD'nin "belalısı" haline gelmiş durumda... Hem Pakistan'da hem Afganistan'da...Pakistan tablosu, laikliğin demokrasi için yaşamsal önemini, olmazsa olmaz bir koşul olduğunu gösteriyor. Tabii Atatürk'ün büyüklüğünü ve Türkiye için ne büyük bir şans olduğunu da... fbila@milliyet.com.tr Laiklik ve dinle oynamak