Çiçek'in yargıdaki gerginliğe bakışı

Adalet Bakanı Çiçek'in vardığı kanı, eleştirilerin asıl kaynağını mesleki endişelerden çok genel siyasi çabalar oluşturuyor.Çiçek, yargının meslek mensuplarına ilişkin mali ve sosyal olanakları yetersiz bulan yaklaşımlarına katılıyor. Yargı mensuplarının vicdanıyla hareket eden, hukukun ve rejimin güvencesi meslek mensupları olarak mali ve sosyal olanaklarının yeterli düzeyde olmasına inanıyor.Çiçek, yargıdaki gerginliğe ilişkin sohbetimizde bu ve benzeri sorunların aşılabilmesi için yargı teşkilatı ile birlikte ortak çaba gösterdiğinin bilindiğini kaydediyor. Yüksek yargı organlarından bir süredir kamuoyuna yansıtılan "Yargı siyasallaştırılıyor" eleştirileri üzerine Adalet Bakanı Cemil Çiçek, teknik incelemeler yaptırdı. Eleştirilerin kaynağını saptamaya ve sorgulamaya çalıştı. Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in yargı kurumlarından gelen, "kadrolaşma ve siyasallaşma" eleştirisine bakışı ise farklı. Çiçek, bu eleştirileri, "genel, siyasi çaba", "siyasi tutum alma" gayretleri olarak değerlendiriyor. Ülkedeki genel siyasi faaliyetlerin bir devamı olarak algılıyor.Çiçek'i bu yargıya ulaştıran nedene gelince...Şöyle özetliyor:"Yargı teşkilatına 4 bin kadro tahsis edilmesini, 'kadrolaşma ve siyasallaşma' olarak değerlendirmenin dayanakları yok. Şunu söylemeliyim ki; yargı teşkilatı bugün kadrolarını bile doldurabilmiş değil. 9 bin küsur kadronun ancak 8 bin küsuru dolu. Hâlâ hâkim-savcı açığı var. Hal böyle iken, alınan yeni kadroları, kadrolaşma ve siyasallaşma amacıyla kullanılacak bir imkân gibi değerlendirmek mantıksız. Türkiye'nin hâkim ve savcı açığı var. Bu ihtiyaç 4 bin değil, belki 14 bin kadroyla bile karşılanamaz. İkinci olarak vurgulamak istediğim husus, teşkilatımızın her yıl yaptığı iki sınavla en fazla 400-500 meslek mensubu alabilmesidir. Dolayısıyla teşkilat için tahsis edilen kadrolar, ileriye dönük bir projeksiyondur." Kadrolaşma ve siyasallaşma Çiçek, kadro ve kadrolaşmaya dönük eleştirileri böyle yanıtladıktan sonra, mesleğe giriş sınavlarına da dikkat çekti.Çiçek, bugün Türkiye'de ÖSYM'ye, "Kayırma yapıyor" eleştirisi yöneltmenin mümkün olmadığını anımsatarak, şu değerlendirmeyi yaptı:"Bugün ÖSYM'nin düzenlediği sınavlardaki objektiflik genel kabul görmüş durumdadır. Bu kurumun yaptığı sınavla hâkim ve savcı adayları belirlendiğine göre, siyasallaşma, kadrolaşma, kayırmacılık eleştirisi yapmak haksızlıktır. Sınavın bu kurum tarafından yapılması sınava girenler kadar bizler için de güvencedir. Daha önce birkaç kez vurguladığım gibi sözlü sınavı yapan heyet ise zaten esas olarak hâkimlerden oluşmaktadır. Bu mekanizma içinde her yıl mesleğe 500 hâkim ve savcı alsanız bile ancak emekli olanların boşluğunu doldurabilirsiniz. Bu tabloyu siyasallaşma olarak görüp göstermek haksızlıktır." ÖSYM'ye güven yok mu? Bugün meslek içi eğitimlerini bitiren genç idari yargıçlar, kura çekecekler. 48 idari yargıcın görev yerleri kura ile belirlenecek.Adalet Bakanı Cemil Çiçek ve yüksek yargı organlarının temsilcileri kura töreninde bir araya gelecekler. Törende bir konuşma yapacak olan Çiçek'in yüksek yargının yansıttığı kaygılarla ilgili düşüncelerini ve dayanaklarını açıklaması yüksek bir olasılık... fbila@milliyet.com.tr Bugünkü kura töreni