Gül'ün yanıtı

Gül'ün yanıtı


       Çankaya yarışının gölgelediği bir diğer önemli yarış da Fazilet Partisi'nde yapılıyor.
       14 Mayıs günü yapılacak FP kongresi yaklaşırken, taraflar çalışmalarını yoğunlaştırdılar.
       Genel Başkan adaylarından Abdullah Gül, il il geziyor.
       Bu arada yarışa dönük tartışmalar da alevleniyor.
       Örneğin, Erbakan'a yakın kurmayların bir iddiası ortaya atıldı. Gül ve arkadaşlarının kongreden sonra Tayyip Erdoğan önderliğinde yeni bir parti oluşumuna yönelecekleri öne sürüldü.
       Güneydoğu gezisini sürdüren Abdullah Gül'le dün Diyarbakır'dan telefonla konuştuk:
       - Tayyip Erdoğan'la yeni bir parti kuracağınız doğru mu?
       - Kesinlikle doğru değil. Biz yeni bir parti değil, iyi yönetilen Fazilet Partisi istiyoruz. İddiamız da, isteğimiz de budur.
       - Kongreden sonra bir kopma yaşanabilir mi?
       - Şunu hatırlatmak isterim. Mensubu bulunduğumuz siyasi akım, Türkiye'nin en köklü ve en güçlü akımlarından biridir. Biz de bu akıma sonradan eklenmiş kişiler değiliz. Başından beri varız. Ben l969 yılında lise öğrencisiyken Sayın Erbakan'ın bağımsız adaylığı döneminde çalışmış bir gençtim. Sayın Bülent Arınç partinin Gençlik Kolları Genel Başkanlığı'nı yapmıştır. Bizim bu akımdan veya Fazilet Partisi'nden ayrılmamız söz konusu olamaz. Biz bu partinin temel direkleriyiz.
       Gül, kongre yarışını şöyle değerlendiriyor:
       - Bu demokratik bir yarıştır. Ben 'mücadele' bile demiyorum. Sonuç ne olursa olsun partimizin bize vereceği görevi her zaman olduğu gibi elimizden geldiğince yapacağız. Ben eleştirileri, iddiaları normal karşılıyorum. Bir partide tatlı bir rekabet olması doğaldır, hatta gereklidir.
       Gül, yeni bir parti arayışı değil "partide yeni ve iyi yönetim" arayışı içinde olduklarını vurgulayarak sözlerini noktalıyor:
       - İnanıyoruz ki, Fazilet Partisi halkla bütünleşerek, halkın ihtiyaçlarını öne alarak iyi bir yönetim sergilerse, iktidara geliriz. Bizim iddiamız, Fazilet'in daha iyi yönetileceğidir. Talip olduğumuz budur. Bu yarış içinde bizim vefa borcumuz da vardır. O da elbette başta büyüklerimize olan borcumuzdur. Onları rencide edecek, onlara karşı saygısızlık, sevgisizlik sayılabilecek en küçük bir davranışımız yoktur, olamaz.


Yazara E-Posta: fbila@milliyet.com.tr