Meclis'in onuru

Meclis'in onuru

Fikret BİLA

TBMM Başkanı Hikmet Çetin, "Meclis mahkeme değildir" diye vurguladıktan sonra, devam ediyor :
"Her kurumda uygunsuz davranışları olanlar çıkabilir. Ama, bunlar o kurumun tamamını, bütün mensuplarını karalamak için gerekçe olmaz. Uygunsuz davranışta bulunan kimse, sadece o kişi eleştirilir ve o kişi hakkında gereği yapılır. Örneğin Meclis'te 550 milletvekili var. Birkaç kişinin tutum ve davranışları yüzünden tüm Meclis'i karalayamazsınız. Onuruyla oynayamazsınız. Meclis'in onuruyla da oynayamazsınız, milletvekilinin onuruyla da oynayamazsınız. Uygunsuz davranışı olduğu idiasıyla eleştirdiğiniz milletvekilinin onuruyla da oynayamazsınız."
Çetin'in nazik bir üslupla dile getirdiği olay dokunulmazlıkların sınırlandırılması konusundaki tartışmalar. TBMM Başkanı, Mehmet Ağar ve Sedat Buca hakkındaki fezlekelerin komisyonca Genel Kurul'a gönderilmesini değerlendirirken de şöyle diyor:
"Meclis bir yargılama mekanizması değil. Yapılması gereken Meclis'in yargının önünü açmasıdır. Yargı mekanizması Meclis'i engel olarak görmemeli, gerekçe olarak görmemeli. Meclis, yargıyı engelleyen bir mekanizma olarak eleştirilmemeli. Dokunulmazlıkla, siyasal sorumsuzluk birbirine karıştırılmamalı."
Çetin, dokunulmazlıkların sınırlandırılması konusunda milletvekillerinin bazı haklı endişeleri olduğuna da dikkat çekiyor:
"Elbette milletvekili düşüncelerini söylerken, siyasi çalışma yaparken güvence altında olmalı. Yoksa, konuşmasından dolayı tutuklanma endişesi taşırsa kendini güvencede hissedemez. Bir endişe de tutuklanma konusunda var. Eğer milletvekili bir ceza alır ve bu ceza da milletvekilliğine engel bir nitelik taşımazsa, bunun uygulamasının dönem sonuna bırakılması talebi var ki, makul bir taleptir. Madem aldığı ceza milletvekili seçilmeye engel bir ceza değil, o halde dönem sonuna bırakılmasında bir sakınca olmaz."
TBMM Başkanı, milletvekillerinin siyasi sorumsuzluk gerektirmeyen nitelikteki faaliyetlerinden dolayı dokunulmazlık zırhının arkasına saklanmalarını uygun görmüyor. Ama, siyasi faaliyetleri nedeniyle de güvence altında olmaları gerektiğini savunuyor. Bu iki ölçüyle de dokunulmazlıkların sınırlandırılabileceğini vurguluyor.
Çetin, bu tür düzenlemeler yapılırken Meclis'in ve milletvekilinin onurunu koruyacak, yasama organını hak ettiği yere oturtacak ölçülere dikkat edilmesi gerektiğini anımsatıyor.



Yazara EmailF.Bila@milliyet.com.tr