Sezer'e yanıt değil, kulak verilmeli

Sezer, laiklik, TSK, irtica, türban, DTP, ulusal kimlik, ABD, PKK gibi konularda uyarılarda ve önerilerde bulundu.Hükümet, Cumhurbaşkanı Sezer'e yanıt vermekte gecikmedi. Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin, nazik ve dikkatli bir üslupla Sezer'e iki konuda yanıt verdi:1- İrtica 2- Yargının siyasallaşması.Hükümet, bu iki konuda alınmış görünüyor. Diğer konularda ise Sezer'in sözlerinin muhatabı gibi davranmıyor. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Harp Akademileri'nde ülke gündemindeki sorunlara ilişkin önemli bir konuşma yaptı. Hükümet neden irtica ve yargının siyasallaşması konularında yanıt verme gereği duydu?Türkiye'nin son dönemdeki gündeminde ağırlıklı yer işgal eden iki konuda hükümetin tutumu tam da Sezer'in eleştirdiği yaklaşıma örnek oluşturuyordu.1- Bürokrasideki atamalar2- Şemdinli iddianamesiBirincisine bakarsak, Cumhurbaşkanı Sezer, "irticanın siyasete, eğitime ve devlete sızdığı"nı söylerken, sisteme hâkim olan zihniyete, atama tercihlerinde dini yaklaşımın ortak ölçü haline getirilmiş olmasına dikkat çekiyordu. Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin ise, "personelden sorumlu bakan" olarak Sezer'e yanıt verirken, memur alma usullerini ve merkezi sınavı gündeme getirdi. Bu usulle alınmış memurlardan irticai veya bölücü faaliyete karışmış olanlara ilişkin Sezer'in elinde bilgi ve belge varsa, göndermesini istedi.Oysa, Sezer'in kastettiği, memuriyete yeni giriş değil, karar mekanizmasında etkin yerlere yapılan atamalar veya vekâlet görevlendirmeleriydi. Bu, atama ve görevlendirmelerdeki hâkim ölçüydü.Sezer, eğitimden söz ederken de bir yandan özel okullar yoluyla bazı cemaat ve tarikatların eğitimde etkin olmaya yönelik faaliyetlerini, diğer yandan resmi kurumlar içinde yine cemaat, tarikat ve etnik grupların etkinliğine dikkat çekiyordu. Doğru algılama Sezer'in yargının siyasallaşmasına Şemdinli iddianamesini kanıt göstermesinin sorulması üzerine Şahin, hâkimlerin ve savcıların atama usullerini anımsatarak yanıt verdi.Oysa, yine Sezer'in altını çizdiği husus bu iddianameyle Türk ordusunun yıpratılmasına yönelik çabalardı. İddianamenin Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Yaşar Büyükanıt'la ilgili kısmının hukuki olmaktan çok siyasi nitelik taşıdığını ima ediyordu.Hükümetin, Sezer'in bu iki konudaki değerlendirmelerine yanıt verme gereği duyması dikkat çekici.Cumhurbaşkanı'nın devletin başı olarak yaptığı değerlendirmelere, uyarılara ve önerilere yanıt vermek yerine, kulak vermek gerekir.Cumhurbaşkanı'yla polemiğe girmek yerine, saptamalarını gerekçeleriyle birlikte incelemek, görüşlerinden ve önerilerinden yararlanmak yerinde olur. fbila@milliyet.com.tr Şemdinli