Sınav çocukları

Yön Neden?Sınavlar başlıyor çünkü...Artık çocuk değil yarış atına dönüşüyor, bebek denilecek yaşlarda...Daha ilkokula başlarken "başarısızlık" denilen o tonlarca ağırlıktaki balyozun altında ezdiriyoruz çocukları.Hadi iyi bir ilkokula gir bakalım!Para varsa şans var. Yoksa torpil aranacak. O da yoksa, iyi bir devlet okuluna başla da sonrasına bakarız, olacak...Sonrası sırat köprüsü gibi...İyi bir lise için OKS'de "başarılı" olmak şart. Hadi bakalım dershaneye. Orta 1, 2, 3'te hem okul hem dershane. Ardı arkası kesilmeyen deneme sınavları. Anneyi babayı çıldırtan dershane paraları.Ha gayret, ha maşallah, yaparsın, edersin, yapacaksın, kazanacaksın, başka yolu yok telkinleri... Düşünün çocuğun o küçük dünyasına bindirilen yükü...Ve OKS'de duvara çarpma hali...800 bin çocuktan 700 binine vurulan damga: "Başarısız"Oysa başarısızlık dediğiniz ve çocuğa indirdiğiniz o ağır darbede onun kabahati yoktur.800 bin çocuğun 800 bini de ilk yüzde 1'e, ilk yüzde 5'e giremez ki! 800 bini de en iyi sayılan ilk üç liseyi kazanamaz ki!Ama "başarısız" damgasını yer...Henüz 13-14 yaşında, karşılaştığı herkesin kendisine "başarısız" diye baktığını düşünen çocuk ne olur? Nasıl sağlıklı bir ruh haline sahip olur? Nasıl kendine güvenir? Nasıl adam yerine konulduğunu düşünür? Bu kompleksi nasıl yener? Türkiye'de çocuklar "sınav" için dünyaya geliyorlar sanki. Çocuk 5-6 yaşına geldiğinde "çocukluk" bitiyor. Lise 1, 2, 3, artık 4...Yine hem okul hem dersane.Bu sefer sınavın büyüğü: ÖSS...Allah ne verdiyse çocuğa yüklenilen dönem...Annenin saçı süpürge, baba ikinci işte. Yediği önünde yemediği arkasında, evde çıt yok. Her şey çocuğa göre. Yeter ki şu ÖSS iyi geçsin.Okumalar üflemeler, çaput bağlamalar dahil, her türlü yola başvuran, herkesten, her şeyden medet uman anneler, babalar...Ve üzerinde oluşan "başarı" beklentisi altında ezilip unufak olan lise son sınıflar...Kazandı mı? Nereyi kazandı?İki belalı soru ve kırk dereden gerekçe toplanarak verilen cevap: 1 milyon 600 bin çocuktan 1 milyon 400 bini başarısız!Evde bir suskunluk veya çocuğun kafasına indirilen bir şaplak ve şaplak benzeri bir dürtme: "Başarısız!"Bebeklerinin, çocuklarının, gençlerinin ezici çoğunluğu "başarısız" bir ülke...Bu sistemde kafayı yemeden, iyi bir üniversiteyi kazanmış genç sayısı genç nüfusla karşılaştırıldığında parmakla gösterilecek kadar azsa, orada bir tek "başarısız" vardır, o da eğitim sistemidir.O başarısızlığın tek sorumlusu da ülkeyi yönetenlerdir. Ama siyasetçiler o başarısızlıklarından da yine nema çıkarabiliyorlar:"Bu işi biz çözeriz..""Kendin yarat, kendin çöz" yöntemi...Olan çocuklara oluyor..."Başarısız" damgasını yiyen çocuklarımıza..."Başarılı" olanların durumu da çok sağlıklı sayılmaz hani...Annesi, babası, büyükannesi, büyükbabası, amcası, halası, teyzesi için "başarılı" olan çocuklar... Henüz kendisi için bir şey istemeye fırsat bulamamış, "başarılı" çocuklar...Annesinin girmek isteyip de giremediği, babasının yakınından geçemediği okullara, mesleklere, onlar istedi diye giren "başarılı" çocuklar... Onlarınki de ayrı bir sorun... fbila@milliyet.com.tr Kazandı mı?