Fikret Bila

Fikret Bila

fbila@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Suriye ordusunun kasıtlı veya kasıtsız olarak Türk vatandaşlarının can kaybına neden olan atışlarını durdurması gerekiyor.
Savaştayız veya iç savaştayız diyerek, sınır bölgelerinde özensiz bir şekilde açılan top ve tank ateşi nedeniyle sınırın Türk tarafında can kayıpları oldu.
Akçakale’de 2’si kadın, 3’ü çocuk, 5 kişi Suriye topçusunun açtığı ateşle yaşamını yitirdi. Suriye, her ne kadar bu ateşin kasıtlı olarak açılmadığını ifade etse de bu onu sorumluluktan kurtarmıyor. Özür dilemek de tazminat ödemek de giden canları geri getirmiyor.

Kusursuz sorumluluk
Bu atışlardan ve yol açtığı can kayıplarından, meydana gelen maddi hasardan kuşku yok ki Suriye devleti sorumludur.
Ancak Türkiye de bu can kayıplarından sorumludur. Bu sorumluluk, devletin gerekli önlemi almamış olmasından kaynaklanıyor.
Hukuktaki, “kusursuz sorumluluk” halleri, bu tarz olaylar için düzenlenmiştir.
Örneğin bir hayvan sahibi hayvanının verdiği zarardan sorumludur. Hayvan sahibi olarak kendi kusuru olsun veya olmasın hayvanının verdiği zararı telafi etmekle mükelleftir. Yasa burada kusursuz sorumluluk yüklemiştir.
Bu hal devlet için de geçerlidir. Vatandaşının can ve mal güvenliğini korumakla görevli olan devlet, bu sorumluluktan, “Benim kusurum yok” diyerek kurtulamaz.
Akçakale’de Suriye’nin top atışıyla 5 vatandaşımızın yaşamını yitirmesinden devlet sorumludur.
Vatandaşların can güvenliğini sağlamak için gerekli önlem alınmamıştır. Sınırda olaylar başlayınca Tel Abyad’la komşu olan Akçakale’de devlet önlem almalıydı. Sınıra yakın binalar boşaltılmalıydı. Suriye tarafından Türk tarafına düşecek top, tank mermileri, şarapnel parçaları dikkate alınarak, bu menzil içindeki evlerin boşaltılması devletin sorumluluğuydu.
Akçakale’de 5 vatandaşımızın yaşamını yitirmesi, bunun yapılmadığını gösteriyor.
Akçakale Kaymakamlığı veya Urfa Valiliği, vatandaştan evlerin boşaltılmasını istedi mi? İstediyse bu talep nasıl takip edildi? Devletin bu talebine karşın vatandaş evini boşaltmamakta ısrar etti mi?
Vatandaş ısrar etmiş olsa bile devlet sorumluluktan kurtulamaz. Vatandaşın direnişi söz konusu olsa bile devletin zor kullanarak bu evleri boşaltması gerekir. Devlet, “Ben boşaltın dedim, boşaltmadılar, kendileri bilir” diyemez. Bu nedenle bu tür hallerde devlet, kusuru olmasa bile sorumlu tutulur.
Akçakale’de, “Evlerinizden dışarı çıkmayın” demek, yeterli bir önlem değildir. Sınır çizgisine çok yakın olan binaların boşaltılması zorunludur.

Risk devam ediyor
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Suriye tarafından Türk tarafına düşen her merminin karşılığını veriyor. Bu merminin atıldığı topu veya tankı imha ediyor.
TSK, böylece Suriye’nin gelişigüzel, özensiz atışlar yapmasını veya kasıtlı olarak Türk tarafına ateş açmasını önlemeye yönelik olarak misilleme hakkını kullanıyor. Suriye, ateşe devam ettikçe Türkiye de misilleme hakkını kullanacaktır.
Nitekim Akçakale’ye düşen top mermilerinden sonra Hatay’ın Yayladağ ilçesi kırsalına da Suriye tarafından atılan top mermileri düşmüştür. TSK, can kaybı olmasa da bu mermilere karşı da atış yapmıştır.
Suriye sınırı boyunca Türk tarafındaki yerleşim yerleri için bu risk devam ediyor. Sınır boyunca her an bir mermi, Türk tarafına düşebilir ve can kaybına neden olabilir.
Bu nedenle Suriye sınırındaki il ve ilçelerde, kaymakamlıkların ve valiliklerin kusursuz sorumluluk gereği olarak riskli binalardaki vatandaşları boşaltmaları, onlara daha güvenli ikamet yerleri göstermeleri gereklidir.