Siyasal çözümden ne anlaşılıyor?

Yön Beyaz Saray'da Cumhurbaşkanı Gül'le ABD Başkanı'nın "kapsamlı siyasal çözüm"ü konuştukları da -kaynak gösterilmeden- öne sürüldü, ancak Gül, bu iddiayı doğrulamadı.Cumhurbaşkanı Gül, "Dışarıdan gelen terör devam ederken politik çözümden söz edilebilir mi?" diyerek itirazını dile getirdi. Ancak, Gül, Türkiye'nin kendi sorununu çözmeye yönelik düzenlemeler yapabileceğini, onun ayrı bir konu olduğunu da belirtti.İhtimal ki Gül, bu ifadesiyle, hükümetin de gündeminde olan yeni anayasa, örgüte katılımı engelleyecek veya dağdakileri çözecek önlemleri kastetti."Siyasi çözüm"den anlaşılması gereken nedir? Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ABD ziyaretiyle birlikte "terör-PKK-Kürt sorunu" bağlamında "siyasal çözüm" tartışması gündeme geldi. "Siyasal çözüm"den PKK-DTP çizgisinin ne anladığından başlayalım. Bu çizginin Türkiye'nin gündeminde tutmaya çalıştığı siyasal talepler, "demokratik cumhuriyet" adı altında Türkiye Cumhuriyeti'nin yeniden yapılanmasını istiyor.Türkiye'nin bu yeni yapısını yeni anayasaya geçirilmesini istiyor.Nedir bunlar?Başlangıçta Türkiye Cumhuriyeti'nin iki uluslu (Türk ve Kürt) olduğunun anayasaya geçirilmesi biçiminde olan talep, bugünlerde, Kürt kimliğinin anayasa güvencesine alınması, o da yapılamayacaksa, "farklı kültürlerin" güvenceye kavuşturulmasına dönüştürülmüş durumdadır.Bu talebin özü, Türkiye Cumhuriyeti'nin "ulus devlet" yapısında bir "kapı aralamak" anlamındadır.Bir diğer talep, Türkiye'nin "özerk bölgelere" ayrılmasıdır. Kamufle edilmiş ifadelerle diğer bölgeler içinde geçerliymiş gibi gösterilen bu talebin özü "Güneydoğu'ya özerklik tanınması, Diyarbakır'ın özerk bölgenin başkenti olarak ilan edilmesi"dir.Bir diğeri, Kürtçenin eğitim ve resmi yazışma dili olarak kabul edilmesidir.Bunlar Türkiye Cumhuriyeti'nin "üniter ve ulus devlet" yapısını bozup federasyon altyapısı oluşturmaya yönelik taleplerdir.Ayrıca, mümkünse Abdullah Öcalan'ı da kapsayan, olmazsa Öcalan dışındakileri kapsayacak bir genel af ve siyasi hakların iadesi talebi de PKK-DTP çizgisinin talepleri arasındadır.PKK-DTP açısından "siyasal çözüm"den anlaşılan budur. PKK-DTP ne anlıyor? Hükümetin algıladığı ise, "bireysel hak ve özgürlüklerin genişletilmesi, PKK'ya katılımı önlemek için bu bölgede işsizliği azaltacak önlemler alınması, eğitim düzeyinin yükseltilmesi, meslek edindirme projelerinin uygulanması, GAP yatırımlarının tamamlanması ve nihayet PKK saflarında dağa çıkmış, ancak suça bulaşmamış olanları indirecek hukuki düzenlemeler"dir.Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bu çerçevedeki önlemlere soğuk bakmadığı da biliniyor.Hükümetle birlikte diğer kurumların algısını bir arada ifade eden "devlet anlayışı"na baktığımızda ise çerçeve şöyle çizilebilir:"Türkiye Cumhuriyeti'nin laik, üniter, ulus devlet yapısı değiştirilemez. Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti çerçevesi içinde, anadilin konuşulması, öğrenilmesi, öğretilmesi, farklı kültürlerin yaşanması, yaşatılması, -bireysel ve kültürel alanda kalmak koşuluyla- kabul edilebilir. Siyasal alana taşınması ise kabul edilemez."Rahmetli Ecevit'in başkanlığındaki 57. hükümet ile Gül ve Erdoğan hükümetleri döneminde ve AB sürecinde gerçekleştirilen reformların bireysel ve kültürel çerçevede talepleri karşıladığını, devlet cephesine hâkim olduğunu da hatırlatmak gerekir.Bundan ötesinin "özerklikten federasyona, oradan bağımsızlığa" uzanacak bir ayrılıkçılığı hedefleyeceği de yine hâkim görüştür. fbila@milliyet.com.tr Hükümet ve devletin anladığı