Teziç: Türban hükmü hile olur

Yön Türban yasağının, laiklikle bağlantısını kuran iki önemli karar var: Biri Anayasa Mahkemesi'nin, diğeri Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararı. İki mahkeme de üniversitelerde türban serbestliğinin laiklikle bağdaşmayacağı gerekçesine dayandılar.AKP, 42. maddeye, MHP de 10. maddeye bir hüküm koyarak, bu yasağın kaldırılmasını istiyor. İki parti bu maddelerin birinde veya ikisine konulacak hükümde anlaşırlarsa anayasa değişikliği yapılacak.AKP'ye danışmanlık yapan hukukçular ve bu arada anayasa taslak metni hazırlayan kurulun başkanı Prof. Dr. Ergun Özbudun, Anayasa Mahkemesi'nin kararı karşısında, yasağın ancak anayasada bir düzenlemeyle kalkabileceği görüşündeler. Ayrıca Anayasa Mahkemesi'nin anayasa değişikliklerini sadece usul açısından denetleme yetkisinin bulunduğu, içerik açısından denetleme yetkisinin bulunmadığı savıyla da yeni hükmün iptale konu olamayacağı kanısındalar.Ancak bu görüşe katılmayan anayasa hukukçuları da var. Örneğin eski YÖK Başkanı ve anayasa hukukçusu Prof. Dr. Erdoğan Teziç, laiklik ilkesini düzenleyen 2. madde ve onu koruyan 4. madde karşısında, türban yasağının başka maddelerde yapılacak düzenlemelerle kaldırılamayacağı görüşünde.Başka maddelere konulacak hükmün, Anayasa Mahkemesi'nde -usulden yola çıkarak- esastan da incelenebileceği ve iptale konu olabileceğini savunuyor. Anayasa'nın laikliği düzenleyen 2. maddesi değiştirilmeden, üniversitelerdeki türban yasağını kaldırmak mümkün müdür? Prof. Dr. Teziç, dün bu konudaki sorularımı yanıtlarken, anayasaya konulacak bir hükmün Anayasa Mahkemesi tarafından nasıl esastan görüşülebileceğini şöyle izah etti:"Anayasa'nın 4. maddesi, laikliği düzenleyen 2. maddenin değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif edilemeyeceğini hükme bağlıyor. Burada 'teklif edilemez' hükmü çok önemli. Bu hep gözden kaçırılıyor. Anayasa Mahkemesi, yeni anayasa hükmünü şekil şartları bakımından inceler. Diyelim ki şekil şartlarının yerine geldiğini tespit eder. Ancak, bir de 'teklif edilemez' hükmü açısından bakar. Eğer bir başka madde değiştirilerek değiştirilemez bir madde etkisiz kılınıyorsa, buna usul saptırması denilir, bu durumda mahkeme esasa da bakabilir. Biz buna hukukta usulden yola çıkarak esasa yönelme, deriz. Eğer diğer maddelerde yapılan değişiklik, değiştirilmesi mümkün olmayan bir maddede gedik açıyor, içini boşaltıyor ve böylece onu etkisiz hale getiriyorsa, o zaman, esasına da girer ve iptal kararı da verebilir. Bu yol açıktır." Teklif edilemez Prof. Dr. Teziç, 42. veya 10. maddede veya her ikisinde veya bir başka maddede değişiklik yapılarak türbanın üniversitelerde serbest bırakılmasının "anayasaya karşı hile" anlamına geleceği düşüncesinde. Teziç, bu düşüncesini şöyle gerekçelendiriyor:"Anayasa'nın bir maddesini, başka bir anayasa maddesini değiştirerek dolanmak, etkisiz kılmak Anayasa'ya karşı hiledir. Bu yasada yapılırsa yasaya karşı hile olur. Türban için 42. veya 10. maddeyi veya bir başkasını değiştirerek, 2. maddeyi etkisiz kılmak, Anayasa'ya karşı hile oluşturur." Anayasa'ya karşı hile Başlangıç hükümlerine göre, "anayasanın laikliğe ve onun gereği olarak kutsal din duygularının devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı" ilkesine göre yorumlanmasının zorunlu olduğunu belirten Teziç, bu sorunun tek çözümünün, "siyasetin elini dinden çekmesi" olacağını vurguluyor. fbila@milliyet.com.tr Tek çözüm