TRT...

TRT...


       Devlet Bakanı Rüştü Kazım Yücelen ve TRT Genel Müdürü Yücel Yener'le kamu yayıncılığı konusunda sohbet olanağı bulduk.
       Kamu kuruluşlarının zarar etmesine alışmış, "görev zararı" kavramıyla yönetim hatalarını Hazine'den kapatmayı gelenek haline getirmiş Türkiye'de, TRT'nin, zarar etmediğini, hatta üç yıldır hep kar ettiğini öğrenmek doğrusu şaşırtıcı oldu.
       Bakan Yücelen ve Genel Müdür Yener'in verdiği bilgiye göre, TRT, kamu yayıncılığı yapmasına rağmen, l998 yılında 20 milyon dolar, l999 yılında 22 milyon dolar kar etmiş. 2000 yılında da bu rakamların üzerinde kar etmesi bekleniyormuş. 1997 yılında 3 milyon dolar olan ilan geliri, 1998 yılında 10 milyon dolara, 1999'da 12 milyon dolara çıkmış. 2000 yılı için beklenti ise 20 milyon dolar.
       Kamu yayın kurumu olarak birinci hedefi kar elde etmek olmayan TRT, Hazine'ye yük değil ve kamu personeline tanınan sınırlı olanaklarla rekabetin en sert biçimde yaşandığı bir alanda rekabet ediyor. TRT'deki memur maaşlarıyla özel televizyonlardaki maaşlar arasındaki fark düşünüldüğünde, TRT elemanlarının büyük bir özveriyle rekabet ettikleri söylenebilir.
       Bu uçurum, akla kamu bankalarıyla ilgili yeni bir uygulamayı getiriyor. Hükümet bir kararnameyle kamu bankalarında çalışanlara, özel bankalarla ücret farklılıkları ve rekabet koşulları dikkate alınarak ek bir ücret ödenmesini kararlaştırdı. Aslında aynı koşullar, TRT'de çalışanlar için de geçerli. Kar eden, Hazine'ye yük olmayan TRT personeli için de 657 sayılı Devlet Memurları Yasası dışında, gazeteciliğe daha uygun, yayıncılığın gerekleriyle örtüşen bir personel ve ücret düzenlemesi yapılamaz mı? Özel sektördeki karşılığı dikkate alındığında böyle bir düzenlemeye gidilmesinin zorunlu olduğu görülebilir. Bu yapılmadıkça TRT, özel sektör için maliyeti düşük bir eğitim kurumu gibi işlev görmekten kurtulamaz.
       * * *
       DEVLET Bakanı Yücelen ve TRT Genel Müdürü Yücel Yener'in örtüştükleri bir konunun da altını çizmekte fayda var. TRT'ye yüklemek istedikleri işlev:
     "Atatürk'ün gösterdiği çağdaş uygarlık yolunda Avrupa Birliği hedefine kilitlenmiş kaliteli yayıncılık."
       Bu ifadenin içinde Avrupa, ABD, Avustralya, Orta Asya'yı kapsayarak dünyaya hitap eden genel ve haber yayıncılığının yanı sıra, çağdaş değerlere dayalı eğitim, kültür, sanat, spor, teknoloji eksenli özel hedefli kamu yayıncılığı da var.
       Yücelen bu hedefi çizerken, "AB'ye karşı olan bir kurumun Atatürk'ü ağzına almaya hakkı yoktur" diye ifade ediyor. TRT'nin, çağdaş değerlerle örülü bir yayıncılık anlayışıyla, bu hedefe en çok katkıda bulunabilecek kurumların başında geldiğini vurguluyor.
     "Kamu" kavramına "öcü" diye bakıldığı bir dönemde, eşit olmayan koşullara karşın kamu kurumlarının da başarılı olabileceğini unutmamak ve bu tür kurumları desteklemek gerekiyor.



Yazara E-Posta: fbila@milliyet.com.tr