TSK'nın AB'ye bakışıyla ilgili bir analiz

Foreign Affairs, ABD ve AB'de siyasi karar alıcıların dikkate aldığı, akademik dünyada da ilk beş yayın organı arasında yer alan bir dergi.Bu özellikleri nedeniyle bir makalenin bu dergide yayımlamaya değer görülmesi önemli...Ersin Aydınlı, Washington'da, George Town Üniversitesi'nde misafir öğretim üyesi olarak çalışan, terör konusunda uzman, polis kökenli bir Türk akademisyen; Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi...Dr. Nihat Ali Özcan, "terör ve PKK" konusunda uzmanlığıyla tanınan emekli binbaşı bir akademisyen...Dr. Doğan Akyaz ise, halen TSK'da binbaşı olarak görev yapan bir tarih uzmanı...Bu üç uzmanın birlikte kaleme aldıkları makale, "Türk Ordusunun Avrupa Yürüyüşü" başlığını taşıyor ve önemli saptamalar içeriyor.Makale, TSK'nın AB'ye karşı olduğu ve engel oluşturduğu yönündeki yargıyı ve tezleri çürütüyor. TSK'nın, Türkiye'nin AB üyeliğini desteklediğini; bu desteğin nedenlerini ve ileriye dönük beklentilerini irdeliyor. Ünlü Foreign Affairs dergisinin son sayısında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK), Avrupa Birliği'ne (AB) bakışıyla ilgili üç imzalı bir makale yayımlandı. Makale, Ersin Aydınlı, Nihat Ali Özcan, Doğan Akyaz imzalarını taşıyor. Makalenin tartışma yaratacak değerdeki saptamalarını, şöyle özetleyebiliriz:1 TSK, uzun süredir mücadele verdiği İslamcı ve Kürt ayrılıkçı hareketleriyle başa çıkma konusunda, Türkiye'nin AB üyeliğini en iyi strateji olarak görüyor.2 Türkiye için bu karar, AB'ye aday ülke olduğu 1999 yılında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakan Bülent Ecevit ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz tarafından verildi. Dönemin Genelkurmay Başkanı Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu tarafından da paylaşıldı ve desteklendi.3 TSK'nın bu kararı, ordunun bir asır boyunca desteklediği modernizasyon sürecinin son aşamasının AB üyeliği olduğu düşüncesiyle uyumluydu.4 Genelkurmay Başkanlığı, belirsiz ve tehlikeli de olsa AB üyeliğine giden yolun Türkiye'nin büyük sorunlarından bazılarına çözüm olabileceği görüşündeydi. (Kürt sorunu, yükselen İslamcılık, Yunanistan'la kötüleşen ilişkiler. Kronik ekonomik sorunlar, Irak'ta ABD politikaları konusundaki anlaşmazlıklar, Türkiye'nin Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikasının dışında tutulması olasılığı gibi sorunlar)5 TSK'da, Kürt ayrılıkçılığı, Marksist eylemler, radikal İslamcılık, ultramilliyetçilik gibi tehditlerin onlarca yıl geçmesine karşın yok edilememiş olması nedeniyle doğan yorgunluk. (TSK, bu sorunların sadece ordu eliyle çözülmeyeceğini biliyordu anlamında -makale yazarlarının notu-) Neden AB? Makale, TSK'nın AB üyeliğini desteklemesinin nedenlerini böyle sıraladıktan sonra önümüzdeki sürece ilişkin üç önemli saptama yapıyor:1 TSK'nın beklentisi tam üyeliktir, başkaca bir sonuç, sorunları büyütür ve fay hatlarını derinleştirip harekete geçirir.2 Süreçte, Ankara'nın Güney Kıbrıs'ı tanımaması, Türkiye'deki İslamcı gücün yükselmesi ve Kürt ayrılıkçılığı sorun olmaya devam edecektir.3 Kürt ayrılıkçıların şiddete başvurması (tırmandırması), İslamcıların, TSK'nın bırakacağı boşluğu doldurmaya kalkması halinde, ordu desteğini kesebilir.Üç uzman tarafından yazılan bu makale "TSK-AB" konusunda yeni tartışmalara yol açacak önemde saptamalar içeriyor. fbila@milliyet.com.tr Tam üyelik olmazsa