Türkiye’den İsrail’e: Büyükelçilik yerine maslahatgüzarlık

İsrail’in Mavi Marmara gemisine saldırması ve 9 Türk vatandaşını öldürmesi sonrasında Ankara, Tel Aviv’den taleplerini yerine getirmesini bekliyor.
İsrail ise Türkiye’nin talepleriyle ilgilenmek yerine dünya kamuoyuna uluslararası sularda yaptığı bu saldırının “haklı” olduğunu kanıtlama peşinde. Oysa, Ankara İsrail’in tutumunu değiştirmesi için fazla beklemeye niyetli gözükmüyor.

Dört koşul
Diplomatik kaynaklar, Ankara’nın İsrail’e dört talep ilettiğini belirtiyorlar. Buna göre, Ankara’nın Tel Aviv’den talepleri şöyle:
1- Türkiye’den özür dilenmesi.
2- Tazminat ödenmesi.
3- Uluslararası araştırma komisyonu kurulması.
4- El konulan yardım gemilerinin hemen iade edilmesi.

Maslahatgüzarlık düzeyi
Türkiye, bu taleplerin yerine getirilmesini istiyor. Eğer dört koşul da yerine getirilirse Türkiye, İsrail ile diplomatik ilişkisini büyükelçilik düzeyinde sürdürecek. Bu koşulların tümü değil de bir kısmı yerine getirilirse, o zaman durum gözden geçirilecek.
Ancak hiçbiri yerine getirilmezse Ankara, İsrail ile diplomatik ilişkisini büyükelçilik düzeyinden maslahatgüzarlık düzeyine indirmeyi planlıyor.

Türk gemileri
Aynı diplomatik kaynaklara göre Ankara, el konulan gemilerin iade edilmesi konusunu öncelikli görüyor. Gemilerin içindeki yardım malzemelerinin bir an önce boşaltılması ve Gazze’ye iletilmesini bekliyor. Ancak, İsrail bugüne kadar bu konuda bir adım atmış değil. Ankara, ayrıca gemilerin Komor bandıralı olduğuna da itibar edilmemesi gerektiğini vurguluyor ve “Ankara’nın gözünde üç gemi de Türk gemisidir” mesajını veriyor.
İsrail’in el koyduğu üç geminin yüklerinin boşaltılması ve iadesi için Ankara’nın öngördüğü süre bir hafta, azami 10 gün. Ankara, bu süre içinde gemilerin iade edilmesinde ısrar ediyor.

1980 örneği
Ankara, İsrail’in bu koşulların hiçbirini yerine getirmemesi halinde diplomatik ilişki düzeyinin maslahatgüzarlığa indirilmesi konusunda 1980 örneğini anımsatıyor. 1980’de, İsrail’in Mescid-i Aksa’ya saldırısı üzerine Türkiye, büyükelçisini Ankara’ya çekmiş ve ilişki düzeyini de maslahatgüzarlığa indirmişti.
Ankara, İsrail’in Ankara Büyükelçisi Gaby Levy’nin istenmeyen adam ilan edilmesini düşünmüyor. Aynı kaynaklara göre Türkiye, diplomatik düzeyi maslahatgüzarlığa indirdiğinde, İsrail de büyükelçiliğini aynı düzeye çekebilir.

Behzat Miser’in ardından
Radikal’in Ankara gece sorumlusu arkadaşımız Behzat Miser’i dün toprağa verdik. Genç meslektaşımızın ani ölümü inanılması, kabullenilmesi zor bir haberdi. Behzat, mesleğe Milliyet Ankara bürosunda adım atmış, kısa sürede başarılı bir gazeteci, çok sevilen bir meslektaş olmuştu. Mesleğe tutkuluydu. Ne boynunu ne kalemini eğdi. Başı hep dik gezdi. Tam bir basın emekçisiydi. Hayatın zorlukları karşısında bile mücadele azmini hiç yitirmedi; ailesine, sevgili çocuklarına ve arkadaşlarına hep güç ve moral verdi. Yüreği iyiliklerle doluydu. Behzat’ı genç yaşta yitirmenin şaşkınlığı içindeyiz. Behzat’a Allah’tan rahmet, ailesine ve dostlarına başsağlığı ve sabır diliyorum.