Hareket, bereket, jimnastik: Bir girişim hikayesi

İlk çağlarda insanlar tanrılarla iyi geçinmek için ve çıkacakları avın bereketli geçmesi için çeşitli törenler yaparlar, şarkılar söyler, danslar yapar ve adaklar sunarlardı. Bu beden hareketlerinin insanlığın en eski spor türlerinden jimnastiğin başlangıcı olduğu iddia edilir…

Jimnastiğin bir spor olarak başlamasının ilk örneği Yunan uygarlığında olur. O dönemin iş hayatı güçlü bir bedene ihtiyaç duyulduğunu benimsemiş, eğitimli bir vücuda sahip insanların iyi hissedeceği, hareketsizliğin vücudu tembelleştirip çirkinleştireceğine inanmışlar. Vücudun çirkin ve çarpık olmaması kadar estetik kaygılarda taşıdıkları için bir takım egzersiz çalışmaları üretmişler fakat bu eğitimlere sadece dönemin soylu sınıfının çocukları erişebilirmiş. Bu uygulama sonra Roma İmparatorluğunda da soylu sınıfın çocuklarının eğitildiği okullar olmuş. Orta çağda bu spor dalı neredeyse unutulmuşken ülkeler arası savaşlar çoğalınca profesyonel ordularda duyulan güçlü insan ihtiyacından 18. yüzyılda ilgi yeniden doğup günümüze ulaşmış.

Ülkemizde ise jimnastik ilk olarak 1868’de Galatasaray Mekteb-i Sultanisi’nde başlar. İlk jimnastikçimiz ve antrenörümüz Faik Bey 42 yıl boyunca birçok gencimizi yetiştirir ve elde ettiği başarılarla “Faik Bey Ekolü” denilen bir akım yaratır. Riyazıyat-ı Bedeniyye (Jimnastik) isimli bir de kitap yayınlar. Uluslararası yarışmalara ilk katılımımız 1906 Atina olimpiyatlarına Erdekli Aleko Mulos’un temsiliyle olur. 1957 yılında da Türkiye Jimnastik Federasyonu kurulur.

Hareket berekettir, sağlıktır diyerek kendi evladı gibi daha birçok çocuğa fayda sağlamak için kurduğu GyMagic Kids jimnastik okulunun kurucusu Dilara Bağlama bu hafta konuğum. Dijital çağ, pandemi, kentleşme derken hareketsiz kalan çocuklarımızın ihtiyacına girişimiyle çözüm sunuyor. Kendisi de başlattığı iş gibi kıpır kıpır, yerinde duramayan, güçlü mizaçta, ayakları yere sağlam basan bir kadın.

Hareket, bereket, jimnastik: Bir girişim hikayesi

Ve Dilara Bağlama’yı tanımaya başlayalım…

1982, İstanbul doğumluyum. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Banka ve Sigortacılıktan mezun olduktan sonra 16 yıl finans ve sigorta şirketlerinde çalıştım. Son 10 yıldır kendi sigorta acenteliğimi yönetiyorum. Multi-disiplinerlik ve yaratıcılık kelimeleri benimle çok uyumludur çünkü hayal eder, farklı alanlardan araştırır ve sonra bunun için çok çabuk aksiyona geçerim.

Hemen iş konularına girdik… (Gülümsüyoruz.) Yeni bir iş alanında daha seni bugün işliyoruz girişiminle. Cesaret diyelim mi?

Hımmm şöyle… İnandığım bir konu ya da proje ise zaten kurtuluşu yok elimden. Bazen düşünüyorum pandemi döneminde bile etrafımdaki büyüklerim yeni girişimim için çok uyarılarda bulundular bana: “Yatırım yapma, bekle biraz daha!” diye. Ve yine elbette dinlemedim onları… Geleceğe dair çok fazla hayalim ve hedefim var aslında. Bu hayallerime de emin adımlar ile ilerliyorum fakat hala istediğim noktada değilim. Kendime dışarıdan bir gözle bakarsam da: “Dilara Bağlama cesaretini kalbine ve kızlarına borçlu…” derim. Bir de beni herkesten ayıran özellik bence kesinlikle gereğinden fazla dürüst olmam. İçimdeki olan her duyguyu (buna olumlu-olumsuz şeyler de dahil) paylaşırım…

Hareket, bereket, jimnastik: Bir girişim hikayesi

İş ve girişimine geleceğiz. Ben bir de seni bir kadın ve anne olarak tanıyalım istiyorum.

Evet, evliliğimin ilk gününden itibaren anne olmak istiyordum ama uzun bir tedavi süreci geçirdim. Çok zor ve uzun bir süreçti. Çok şükür ki kızım Duru’m 2012 yılında nihayet kucağımda, kalbimde idi. Hayatımı çok değiştirdi. Üzerine çok ama çok titredim, titredik. Çünkü o çok uzun ve zor bir yoldan gelmişti. Onu büyütürken fazlaca hatalar yaptığımı da anlamaya başladım. Çünkü hamileliğim de yaşadığım tüm kaygı resmen kızımla birlikte onun huyları oldu. Temkinli olması ile çok kaygılı bir çocuk şeklinde yetişmesine sebep olduk.

Anneler ve çocukları ve hele böyle zorlu zamanlar sonrası… Peki bir uzman görüşüne baş vurdunuz mu?

Evet. Artık süreci tek başıma çözemeyeceğimi anladım ve bir pedagogdan yardım aldım. Bunun üzerine de kızım Duru için doktor tavsiyesi ile jimnastik okulu aramaya başladım. Okul temiz olacak, başarılı olacak, uzman kadrosu olacak, canı hiç acımayacak, istediği zaman yanında olacağım, tercih ettiği zaman ders yapacak yoksa her zamanki gibi kucağımda, göğsümde, üstümde, dibimde olacak. Tabi ki böyle bir spor okulu bulamadım. Bulduğum da çok kalabalıktı. Yine pedagog tavsiyesi ile bu sefer Fatih Koca ile tanıştım. Gencecik, pırıl pırıl 24 yaşında başarılı bir genç: “Gel seninle böyle bir spor okulu yapalım!” dedim ve yolculuğumuz başlamış oldu. Aramıza Pınar Kum da katılarak 3 kişilik dev bir kadro ile başladık hayalimize…

Hareket, bereket, jimnastik: Bir girişim hikayesi

Böylelikle çözüm aradığınız ihtiyacınıza, kendiniz bir girişim yaparak cevap buldunuz… Ve bir girişim hikayesi daha başlıyor! Nasıldı?

Yakın arkadaşlarıma ilk bu fikirden bahsettiğimde: ‘’Başla, ilk bizim kızlar kaydolacak!’’ yorumlarıyla 7 öğrenci ile ilk dersler başladı.  Hatırlıyorum ilk ayımızı… Tek başımıza yapıyorduk her şeyi, kimseden maddi destek almadan… 2. el spor malzemeleri aldık ve işe koyulduk. 4.ayımızda tüm malzemeleri, tüm ekipmanları aldık. Bu zor pandemi sürecinde bile kazandıklarımızı yeni malzemelere, okulumuzu nasıl daha ileriye taşırız diye sürekli yatırımlar yaptık.  Bulunduğumuz yerde şu an kiralamadığım yer kalmadı diyebilirim.

Peki, kısaca bu süreci tanımlaman gerekirse…

İyi ki hayalimizin peşinden gitmişiz derim… Risk almak, çok çalışmak, hep üretmek, geliştirmek, sevmek işimizin başarıya giden yoldaki önemli kelimeleri.

Ve GyMagic Kids… Bir işletmeden çok aslında bir annenin çözüm arayışı ve buluşu… Kurucusu olduğun markayı senden dinlersek önceliği ve farkı nedir?

GyMagic Kids çocukların gerçek anlamda önce mutluluğunu ve güvende olduklarını hissettiklerinden emin okula gelmelerini önemseyen öğretmenlerden oluşuyor ve mütevazi olmadığım nokta, bizim antrenör ve öğretmenlerimiz oldukça donanımlı ve başarılı sporculardan oluşuyor. Yakın bir zamanda tüm öğretmenlerimiz ve antrenörlerimiz ile iyi bir spor kulübü olmayı hedefliyoruz.

Jimnastik 3 yaşından itibaren tüm sporların temelini oluşturuyor. Yüzme de aynı şekilde. Dans ve tenis derslerimize çocuklarımızı 6 yaşından itibaren alıyoruz. Ayrıca yeni dersimiz dünyada da öne çıkan STEM dersleri.

Hareket, bereket, jimnastik: Bir girişim hikayesi

Pedagoglar, sporcular ve uzmanlarla oluşan bir yapıdan bahsediyoruz. Özellikle pandemi dönemi karantinalar ve dijital çağ akıllı cihaz bağımlılığını da göz önüne alırsak…

Tüm dünyayı etkisi altına alan bu belirsiz süreçte kısıtlamaların yoğun olduğu dönemde, yetişkinler gibi çocuklarımızda oldukça fazla hareketsiz zaman geçirdiler ve uzaktan eğitim ile tablet, televizyon gibi teknolojik cihazlarla geçirilen süre de oldukça arttı. Bu nedenle ileriki yaşlarda duruş bozuklukları ortaya çıkabilir. Okulumuzda kayıtlı tüm öğrencilerde gözlemlediğimiz ve veli paylaşımlarında gördüğümüz; TV, IPAD’e olan ilgilerinin ders saatlerinde çok azaldığını gözlemledik. İşte bu yüzden çocuklarda egzersiz daha da önem kazanmaya başladı. Spor ile ilgili tüm makalelerde ve doktor görüşlerinde, sporun çocukların büyüme sürecine çok olumlu katkıları olduğu hep belirtilir. Bu sürecin sağlıklı geçirilmesine ve kemik gelişimine oldukça katkı sağlar, kilo kontrolünü sağlar, vücut kompozisyonunu iyileştirir. Esneklik becerilerini kuvvetlendirir ve temel motor becerilerini geliştirir. En önemlisi ise özgüven becerisini ve yaşam kalitesini artırır. Çocuk yaşlarda bu disiplin ile spor yapan çocuklar ileriki yaşlarda da egzersiz yapmayı sürdürür.

Hareket ve sağlıklı gelişim diyoruz. Spor okullarında nelere dikkat etmeliyiz?

İlk başta hijyen ve sağlık açısından güven duyduğumuz okullarda spor yapılması çok önemli evet. Devamında profesyonel ama amatör ruhla sporu yaşam biçimi haline getirmiş uzmanlar olmalı. Ve hepsinin üstünde çocukların sporla bol oksijen alacakları orman, park, bahçe gibi yerlerde yapabilecekleri aktiviteler ile buluşturulması en doğrusu.

Jimnastik, spor ve küçük yaşta başlamak demişken… Bu sene olimpiyatlarda çok önemli başarılar elde ettik.

Evet bu yıl olimpiyatlarda neredeyse tüm branşlarda oldukça başarılı noktalara geldik. İyi bir program ile çocuklar sporda yaparlar kariyer de. Olması gerekeninde bu olduğunu düşünüyorum. Kadın sporcularımız bu yıl ülkemizi çok iyi bir şekilde temsil ettiler. Bu da beni tabi ki 2 kız çocuğu annesi olarak çok mutlu etti. Spor ve sanat, iş hayatının her alanında başarılı olmak için çok önemli. Spor hem zihni rahatlatıyor hem de özgüven duygusunu pekiştiriyor.

Spor ve sanatın önemine değiniyoruz, girişimler yapılıyor. İstiyoruz ki artsın sporcularımız sanatçılarımız. Peki ya bu maliyetler ne olacak? Profesyonel sporu nasıl tüm çocuklarımıza ulaştırabiliriz ülkemizde?

Haklısın… Şunu net bir şekilde söyleyebilirim ki, spor, ülkemizde net olarak maliyeti yüksek bir alan. Oysa her çocuğumuz yetenekleriyle birer başarı hikayesine sahip olabilir… Özellikle aileler çocuklarının hem spor yapmalarını hem de sanat ile ilgilenmelerini istiyor. Ek olarak işin içine bir de özel okul maliyetleri eklenince maalesef spor ve sanat bu noktada biraz daha geri planda kalıyor. Mesela, ilgili desteklerin devlet tarafından sağlanması sporun ve sporcularımızın önünü çok açacak… Yoksa harcamaların ve masrafların adeta bir lokomotif düzeninde olduğu düşünüldüğünde gelir gider tablosu biz işletmelerde ücretlere yansıyor... Tüm bunlara rağmen biz yine çocuklara ulaşma arzumuz ile gerekli düzenlemelerimizi ailelerimize ve onların bütçelerine göre yapıyoruz.

Jimnastik… Gençlerimizin, çocuklarımızın bu alanda başarılarını yeni yeni duyuyoruz. Ülkemiz bu alanda nerede?

Halk arasında jimnastik branşını aslında daha yeni yeni tanıyoruz. Oysa Türkiye jimnastikte olimpiyat kotasıyla birçok sporcusu olan bir ülke… Hatta Dünya ve Avrupa şampiyonluğunu farklı kategorilerde almış bir ülkeyiz.  Genç sporcularımızın kararlılığı ve azmi sayesinde de çok daha büyük başarılara imza atılacağını düşünüyoruz.

Burada azim ve kararlılık demişken… Sizin de yetenekli gençlere ulaştığınızı ve desteklerde bulunduğunuzu biliyoruz. Biraz açar mısınız?

Birlikte büyüyeceğiz, yardımlaşma olmazsa olmaz… Bir spor ve genç kulübü olmak ve bir yandan ulaşılabilir olmak, tüm çocuklara dokunmak hedefimiz. Evet, burslarımız var. Maddi zorluğu olan, özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklarımızın yanındayız. Çok yakın bir zamanda hayata geçecek bir hayalimiz var.  Marmaris’te bir devlet ya da köy okulu içine bir spor beceri koordinasyon sınıfı kurmak için ilgili iletişimleri sağlıyoruz. Çocukların gereksinimlerine en iyi şekilde cevap verebilmek için sporu onlara götürmek kadar sporun öneminin neden ve niçinlerini de anlatmak gibi hedefimiz var. Mesela özel gereksinime ihtiyaç duyan çocuklara ve ailelerine sporun faydaları ve eğitimleri gibi...

Sona gelirken… Dilara peki senin sporla aran nasıl?

Açıkçası Dilara olarak profesyonel spor yapan biri değilim ve çok isterdim, belki geçmişte bana bu kazandırılmış olsaydı farklı olurdu… Bu bir yaşam biçimi çünkü.  Bu yüzden küçüklükten başlanmasının önemini vurguluyorum. Çocukların sporla olan ilişkisinin fiziksel ve zihinsel olarak çok faydalı olduğunu 3 yıldır tüm çocuklarda görüyorum. Spora küçük yaşta başladıklarında ileriki yaşlarında çok faydasını göreceklerini bilmek beni motive ediyor.

 

Twitter: https://twitter.com/FlzDag

Instagram: Benfilizdag