AB-Türkiye  ilişkileri zirvede

Avrupa Birliği (AB) Türkiye ile ilişkileri en yüksek seviyede yeniden başlatmaya hazırlanıyor. AB Konseyi Başkanı Charles Michel ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen’in (VDL) bugün Ankara’da gerçekleştirecekleri resmi ziyaret, Haziran ayında düzenlenecek olan AB liderler zirvesinin de hazırlığı niteliğinde. Brüksel, Türkiye ile ilişkileri yeniden tesis etmek için bir yol haritası oluşturdu. Ancak ilişkilerin kapsamı ve hedefi konusunda sadece çerçeve çizdi. Nitekim geçtiğimiz ayki AB zirvesi Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de gerilimi azaltmaya devam etmesi, Yunanistan ile istikşafi görüşmelerin yapıcı bir şekilde devam etmesi ve Kıbrıs sorununun çözüm sürecinde Türkiye’nin irade sergilemesi halinde başta Gümrük Birliği anlaşması olmak üzere çeşitli alanlarda Ankara ile Brüksel arasında ilişkileri yeniden tesis edilebileceğini belirtmişti.

AB-Türkiye  ilişkileri zirvede

Michel-VDL ikilisi için Ankara ziyareti son derece önemli. Zira AB, Türkiye ile 18 Mart 2016 göç mutabakatını yenileme arzusunda. O zamandan bu yana Türkiye’de mukim 4 milyon Suriyeli mülteci için 6 milyar Euroluk mali yardımda bulunan AB, bu yardımı sürdürmeyi hedefliyor. Zira AB, NATO’nun Afganistan’dan geri çekilmesi halinde sözkonusu ülkeden AB’ye en az bir milyon mültecinin akın edebileceğinden kaygı duyuyor. Ayrıca Rusya’nın bölgede desteklediği askeri harekatlar yüzünden Suriye’nin kuzey sınırında yığılmış olan ve Türkiye’ye geçiş yapabilecek  Suriyeli sayısı 1 milyonu aşkın. Öte yandan Türkiye’nin Libya ile sağlamış olduğu askeri anlaşma, ülkede sağlanan göreceli ‘istikrarı’ pekiştirip Libya’dan AB topraklarına mülteci akınını da ciddi oranda azaltmış durumda.

Türkiye’nin AB’yi mülteci akınından koruma konusundaki konumu çok önemli. Ancak Ankara’nın bu konumuna yönelik yükümlülüklerini sürdürebilmesi için Türkiye’yle külfet paylaşımında bulunulması gerekiyor. AB de Ankara’nın bu konuda ciddi lojistik ve mali desteğe ihtiyacı olduğunun bilincinde. Bu çerçevede değerlendirmek gerekirse, Michel-VDL’nin Ankara ziyareti,  mülteci anlaşması ve Gümrük Birliği anlaşmasının modernizasyonu ekseninde gelişecek. Nitekim Michel ve VDL ziyaretlerinin ilk durağında Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Temsilciliği ile Uluslararası Göç Örgütü yetkilileriyle bir araya gelecekler.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yapılacak olan görüşmede Ankara’nın AB’den beklentilerini dile getirmesi bekleniyor. Bu beklentiler arasında Gümrük Birliği’nin modernleşmesi, AB-Türkiye arasında üst düzey ilişkiler ve AB-Türkiye üçlü zirve mekanizmasının yeniden canlandırılması, vize muafiyeti ve Avrupa Yatırım Bankası’nın Türkiye’ye yönelik finansmanları konusunda getirilen kısıtlamaların kaldırılması; ayrıca AB’nin Türkiye’yi bir hasım olarak değil bir aday ülke ve stratejik ortak olarak değerlendirerek, terörle mücadele başta olmak üzere, enerji, güvenlik ve savunma alanlarında işbirliği ve üst düzey diyaloğu artırması talep edilecek.

AB’nin ise Türkiye’den Doğu Akdeniz ve Ege’de tansiyonu düşürmeye yönelik adımları sürdürmesini istemesi bekleniyor. Mart ayı sonuç bildirgesinde yer aldığı üzere insan hakları, demokratikleşme ve genel olarak temel hak ve özgürlükler konusunda AB’nin kaygılarını dile getirecek olan Michel-VDL ikilisinin, göç mutabakatı ile Libya, Suriye, Yukarı Karabağ, Afganistan, Irak gibi jeopolitik konularda da görüş alışverişinde bulunması hedefleniyor. Nitekim Ankara’ya gelmeden önce Libya’ya sürpriz bir ziyarette bulunan Michel, Tunus’daki resmi temaslarının ardından Ankara’ya gelecek. VDL ise Ankara’daki temaslarının ardından Ürdün’e giderek Kral II. Abdullah’a AB’nin desteğini yineleyerek mali yardım sözü verecek. Bölgenin istikrarı ve güvenliği için Türkiye AB açısından kilit ülke. Ankara’daki temaslar, AB-Türkiye ilişkilerinin geleceğini samimi ve açık bir şekilde konuşmak için önemli bir fırsat.

DİĞER YENİ YAZILAR