AP Türkiye ile ipleri koparmadı

Avrupa Parlamentosu’nda hazırlanan 2019-2020 Türkiye raporu, büyük tartışmalar sonrasında kabul edildi. Rapor sert olmakla birlikte Türkiye’nin temel beklentileri konusunda tavsiyelere de yer verdi.

Avrupa Parlamentosu’nun (AP) her yıl kaleme aldığı Türkiye raporu, bu yıl da büyük tartışmalar sonrası genel kurul toplantısında kabul edildi. İspanyol parlamenter Nuna Sanchez Amor’un kaleme aldığı raporda, 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin Avrupa Birliği - Türkiye ilişkileri değerlendirildi.

Son iki yılda Türkiye’de yaşanan gelişmelere yer veren rapor, temel hak ve özgürlükler alanındaki eksikliklere işaret ederken, AP’de söz alan birçok milletvekili, AB’nin Türkiye ile ilişkileri sonlandırması gerektiğini savundu. Ancak AB dönem başkanlığını üstlenen Portekiz’in Dışişleri Bakanı Augusto Santos Silva, AP’de yaptığı konuşmada Türkiye ile üyelik müzakerelerinin 2018’den bu yana fiilen durduğunu hatırlatarak, ilişkilerin sonlandırılmaması gerektiğine vurgu yaptı. Türkiye’nin AB açısından stratejik öneme sahip bir ülke olduğunu vurgulayan Silva, güvenlik ve göç gibi konularda Ankara ile ilişkilerin korunmasının Brüksel’in de çıkarına olduğunun altını çizdi. Gerek Doğu Akdeniz’de gerekse Ege’de gerilimin düştüğüne işaret eden Bakan, Brüksel-Ankara hattında geliştirilecek ilişkilerin Haziran ayındaki AB Liderler Zirvesi’nde tekrar görüşüleceğini hatırlattı.

AP Türkiye ile ipleri koparmadı

Cepheleşme yaşandı

AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu eş-başkanı Sergey Lagodinsky’nin açıklaması da son derece değerliydi. Zira Eylül’deki genel seçimlerde iktidara gelmesine kesin gözüyle bakılan Alman Yeşiller Partisi’nin Türkiye’ye yönelik görüşünü aktaran Lagodinsky, Türkiye’de temel hak ve özgürlükler alanında yaşanan olumsuz sürece işaret etti ancak Ankara’nın gerekli reformları yerine getirmesi halinde er ya da geç AB’ye üye olacağını vurguladı. Angela Merkel’e yakınlığıyla bilinen Alman Hristiyan Demokrat Partisi üyesi Michael Gahler de Türkiye ile ilişkilerin sonlandırılması ifadelerine karşı çıkarken, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize muafiyetine destek verdi.

Liderler zirvesindeki Türkiye karşıtı cepheleşme Avrupa Parlamentosu’nda da yaşandı. Nitekim Rum, Yunan, Fransız ve Avusturyalı milletvekilleri Türkiye karşıtlıklarını dile getirdi. Fransa’da ana muhalefetti Cumhuriyetçiler’in üyesi AP milletvekili Arnaud Danjean bile Türkiye ile ilişkilerin koparılmaması gerektiğini savundu, tam üyelik hedefine son verilse bile Türkiye-AB ilişkilerini sürekli kılmak ve stratejik konularda işbirliğini geliştirebilecek bir modele oturtmak gerektiğini savundu.

Farklı yaklaşımlar

Kabul edilen rapor sert olmakla birlikte, Türkiye’nin temel beklentileri arasında yer alan vize muafiyeti, Gümrük Birliği’nin güncelleştirilmesi ve ilişkilerin kopartılmaması gibi konularında tavsiyeler bulunuyor. Bununla birlikte Türkiye raporu üzerindeki tartışmalar, AB içerisinde Almanya ile Fransa arasında gelecekte yaşanabilecek olası ayrışmanın ipuçlarını verdi. Zira Türkiye raporu konusunda iki ülke temsilcileri arasında ciddi tavır farklılıkları vardı. Almanya ve Fransa’da yapılacak genel seçimler sonrasında Paris ile Berlin ekseninde derin görüş ayrılıkları yaşanması bekleniyor.

Avrupa Hristiyan Demokratlar Partisi grup başkanı Manfred Weber’in Türkiye’ye yönelik söylemiyse, daha çok Avrupa Komisyonu Başkanı ile AB liderlerini zor durumda bırakmayı amaçlar gibiydi. Nitekim Avrupa Komisyonu Başkanlığı’na soyunup seçimleri kazanan ancak AB liderleri tarafından göreve getirilmeyen Weber’in bir hazımsızlığı mevcut. Türkiye’nin Ege ve Doğu Akdeniz’de tansiyonu düşüren adımları sayesinde biraz olsun olumlu Türkiye raporunda bazı olumlu unsurlara yer verildi.  Temel hak ve özgürlükler alanında atılacak olan adımlar AB-Türkiye ilişkilerinin havasında kuşkusuz olumlu değişikliklere neden olabilir.