‘Koltuk krizi’ AB-Türkiye ilişkilerini gölgelemeyecek

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen ile AB Konseyi Başkanı Charles Michel’in Ankara ziyareti esnasında yaşanan oturma düzeni geriliminin yankıları Brüksel’de sürüyor. AB’nin en önemli iki kurumun üst düzey yetkilileri ise Milliyet’e yaptıkları değerlendirmede “iki kurum arasında yaşanan öndegelim konusundaki görüş ayrılığının AB-Türkiye ilişkilerini gölgelememesi” gerektiğini açıkladılar.

AB Konseyinin üst düzey yetkilileri Milliyet’e yaptıkları değerlendirmede, Von der Leyen’in sosyal medyada viral haline gelen tepkisini abartılı bulurken, “keşke bu tepkisini kapalı kapılar ardında kameralar kapalıyken dile getirseydi” demekle yetindiler. Aynı kaynaklar, yaşanan olayın AB-Türkiye ilişkilerini yeniden canlandırma çabalarını gölgelememesi gerektiğini hatırlatırken, Haziran ayında düzenlenecek olan zirveye kadar önemli milatların bulunduğuna da dikkat çektiler. Konsey kaynakları “Bazı ülkeler nezdinde olayın Türkiye’den kasıtlı olarak yapıldığı görüşü yok değil, ancak genel kanaat bu yönde değil. Türkiye karşılama ve ağırlama konusunda hassasiyet gösterdi, çaba harcadı” diyerek AB’nin Ankara temsilcisinin de konuya yönelik olarak bir dahlinin bulunmadığını savundular. Kaynaklar bundan sonra Komisyon ve Konseyin Türkiye dosyasını ilerletmek ve pozitif gündeme yönelmek üzere kolları sıvadığını ve Ankara’da yaşanan olayı geride bırakarak geleceğe baktıklarını ifade ettiler.

‘Koltuk krizi’ AB-Türkiye ilişkilerini gölgelemeyecek

Avrupa Komisyonu kaynakları da Milliyet gazetesine yaptıkları değerlendirmede “Avrupa Komisyonu Başkanı olay esnasında hoşnutsuzluğunu dile getirdi. Bizim için konu kapanmıştır. Şimdiden Gümrük Birliği’nin güncelleştirilmesi için teknik çalışmalara başlandı bile” dedi. Avrupa’da basın mensuplarının konuyu canlı tutmaya yönelik olarak çabalarının doğal olduğunu söyleyen Avrupa Komisyonu yetkilileri, “Ankara temasları esnasında elde edilen kazanımları sürdürülebilir ve pozitif ajandanın içeriğini şekillendirmeye çalışıyoruz” şeklinde değerlendirmede bulundular.

AB Konseyine göre Ankara’da iki kurum temsilcisi arasında yaşanan gerilimin Haziran ayındaki zirveye bir etkisi olmayacak. Fransa’nın AB işlerinden sorumlu Devlet Bakanı Clément Beaune’un Türkiye’yi olayda suçlu ilan eden tutumu ve ‘bu davranışın karşılıksız kalmaması gerektiği’ yönündeki tepki çağrısı Avrupa Komisyonu tarafından dikkatle takip ediliyor.

Üye ülkelerin önde gelen temsilcileri ise Konsey ile Komisyon arasındaki iki tepe ismin iyi geçinmesi gerektiği konusunda iki kurumun temsilcilerini uyardılar. Hatta AB kurumlarının önde gelen isimlerine bu krizden dolayı Türkiye’ye tepki göstermemeleri gerektiği konusunda da ciddi uyarılarda bulunuldu. Zira Von der Leyen’in özel kalem müdürü Stefan Seibert’in Ankara’daki ziyarette yaşanan olaylarla ilgili olarak konuya yakın kişilere sert tepki göstermesi ve zaman zaman tehditde bulunmasının kabul edilemez olduğu da net bir şekilde ifade edildi.

Türkiye’de mukim 4 milyon Suriyeli mülteciye verilecek olan Mali yardıma Avrupa Komisyonu ile AB Konseyi’nin ortak karar vermesi gerekecek. Zira AB’nin 7 yıllık bütçesinde bu konuya kaynak ayrılmamıştı. Kaynağın yarısı AB bütçesinden diğer yarısı da üye ülkelerden sağlanacak. Keza Gümrük Birliği konusunda da güncelleştirmeye yönelik olarak yetki talebi Avrupa Komisyonu tarafından kaleme alınacak.