Son zirvesinde de onun dediği oldu!

Brüksel, aynı anda iki önemli toplantıya sahne oldu. Son AB zirvesine katılan Almanya Şansölyesi Merkel, yine ağırlığını hissettirdi. NATO toplantısında ise Savunma Bakanı Akar, “ikili anlaşmalar”a dikkat çekti

Avrupa Birliği’ne (AB) üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanları iki gün süreyle “sonbahar zirvesi” için Brüksel’de bir araya geldi. Liderlerin gündeminde iklim değişikliğiyle mücadele, Polonya’nın AB Adalet Divanı’nın (ABAD) kararlarını tanımaması, karbon emisyonları, aniden yükselen doğalgaz fiyatlarına yönelik geçici önlemler değerlendirildi. Zirvenin ikinci günündeyse Türkiye’yi yakından ilgilendiren yasadışı göçle mücadele ve AB’nin dijital dönüşüm sürecine ilişkin strateji masadaydı.

Son zirvesinde de onun dediği oldu

Zirvenin ilgi odağı olan figürü, kuşkusuz 26 Eylül’deki seçimlerin ardından görevi bırakacak olan ve 107. zirvesine katılan Almanya Şansölyesi Angela Merkel’di.

‘Eyfel’siz Paris’ benzetmesi

AB liderleri arasında en çok zirveye katılanlardan biri olan Merkel, Olaf Scholz’un hükümeti 6 Aralık’tan önce kurması halinde bir daha zirveye katılmayacak. Alman medyasına göre Avrupa Konyesi Başkanı Charles Michel, buna dikkat çekerek Merkel’siz bir AB zirvesinin “Eyfel’siz bir Paris, Vatikan’sız bir Roma” gibi olacağını vurguladı. Tüm liderlerce ayakta alkışlanan Merkel, giderayak, AB liderler zirvesinde de Almanya’dan yana bir dizi tartışmalı karar aldırmayı başardı.

Nitekim Polonya’nın ABAD kararlarına uymayacağını açıklamasının ardından harekete geçen Avrupa Komisyonu, Varşova’ya yönelik mali destekleri askıya almakla tehdit etti. Belçika, Hollanda ve Finlandiya olmak üzere Polonya’nın mali açıdan cezalandırılmasını talep eden ülkeler Avrupa Komisyonu’na destek verdi. Ancak Şansölye Merkel, Polonya’nın tehdit edilmemesi ve Varşova’yla aklı selim bir diyaloğa gidilmesi gerektiğini savunarak, mali yaptırımlara karşı çıktı.

Öte yandan yasadışı göçle mücadelede mali kaynak ayırması için Avrupa Komisyonu’nu yetkilendiren AB liderleri, Türkiye’nin geri kabul anlaşmasını Kıbrıs Rum Kesimi’ne de uygulaması gerektiğini hatırlattı. Ayrıca üçüncü ülkelerin yasadışı göçmenleri AB’ye karşı kaldıraç olarak kullanma çabalarına girmemeleri uyarısında bulunan liderler, Belarus’un tutumunu sürdürmesi halinde AB’nin gereken tepkiyi göstermesi konusunda anlaştı. Ancak AB içerisindeki göçmen dağılımı ve yasadışı göçle mücadele gibi konularda ülkeler arasında mutabakat sağlanamadı.

Savunma bakanları toplantısı

Brüksel’in aynı gün ve saatlerde ev sahipliği yaptığı bir diğer önemli etkinlik de, NATO karargahında düzenlenen, İttifak üyesi ülkelerin savunma bakanlarının toplantısıydı. Türkiye adına toplantılara katılan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, ABD’li mevkidaşı Lloyd Austin’in İngiliz, İspanyol ve Yunan savunma bakanlarıyla bir araya geldi. Türkiye’nin NATO’nun güvenilir bir üyesi olduğunu hatırlatan Akar, Ankara’nın İttifak’a karşı tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini kaydetti. İttifak’ın kurucu anlaşmalarına atıfta bulunan Akar, bir anlamda Yunanistan ile Fransa’nın iş birliğine atıfta bulunarak NATO müttefiklerinin kendi aralarında ikili düzeyde yaptıkları anlaşmaların hem NATO’ya hem de ilişkilere zarar verebilecek nitelikte olduğunu vurguladı.

Son zirvesinde de onun dediği oldu

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ise, toplantı sonrası yaptığı açıklamada, AB-NATO kurumsal iş birliğinin pekiştirilmesinin önemine vurgu yaptı. Bununla birlikte Çin’in hipersonik füzelerine de değinen Stoltenberg, İttifak’ın caydırıcılık ve savunma konseptinin bu tür tehditlere karşı güncelleştirildiğine işaret etti, savunma alanındaki teknolojik gelişmelerle ilgili NATO’nun 1 milyar euro’luk fon kurduğunu hatırlattı.