15 parça

Suudi Başkonsolosluğu’nda “Kaşıkçı’nın cesedi 15 parçaya bölünmüş!”

Nereden biliniyor?

Aşağıdaki satırları bu “15 parça” vahşetinin ruh haliyle yazdım.

...........................

Kaşıkçı cinayetinde “ikinci dalga...”

Türkiye yargısının elinde “ikinci ses kaydı...”

İlk açıklanan kayıt vahşi cinayet sırasında alınmıştı.

7 dakika süren boğma...

7 dakika süren Kaşıkçı’nın karşı koyma çabaları ve boğuşma...

7 dakika süren bağrışmalar...

Şimdi ise zaman itibarıyla birinci ses kaydının olduğu anlaşılıyor.

Abdülkadir Selvi CNN Türk’te açıkladı.

Hürriyet’teki köşesinde yazdı.

Şu satırlar yazılırken bir “yalanlama” olmadığına göre bu kayıt bir gerçek.

Abdülkadir Selvi deneyimli ve iyi bir başkent gazetecidir.

Başkentteki haber alma kaynakları güçlüdür.

......................

Bu yeni duyurulan ses kaydının içeriği çok önemli.

Şöyle ki...

Suudi Arabistan’dan gelen “cinayet grubu” Kaşıkçı konsolosluğa girmeden önce toplanmış.

Cinayetin planlamasını yapmış.

Kimler boğacak?

Kimler delil temizliği yapacak?

Cesedi kim parçalayacak?

Ceset nasıl yok edilecek?

Yani...

Suudi Arabistan savcılığının “Kaşıkçı dönmesi için ikna edilmek istendi, sakinleştirilmesi için verilen ilacın dozu yüksek gelmiş ve odadakilerden bazılarının hatasıyla boğulmuş” gibi ifadelerinin gerçek dışı olduğu ortaya konuyor.

Birileri ya da birisi emir vermiş.

Azmettirmiş.

Cinayeti işleyecek, delilleri yok edecek, cesedi parçalayacak ekipler de görevlendirilmiş.

Bunlar İstanbul’a gönderilmiş.

Cemal Kaşıkçı’ya başkonsoloslukta verilen randevu da buna göre düzenlenmiş.

Her şey apaçık ortada.

......................

Suudi Arabistan Başsavcılığı gözaltındaki 15 kişiden 5’i için idam kararı istiyor.

Bunların içinde Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın danışmanı, Adli Tıp Başkanı da var.

Makam odasında cinayetin işlendiği Başkonsolos ve yardımcısı!

Peki...

Bütün bunların “azmettiricisi” kim?

Yani...

Planlayarak taammüden bu cinayetin işlenmesi talimatını kim verdi?

Bütün kuşkuların odaklandığı isim Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman gerek savcının kararında gerek Suudi Arabistan’ın hamisi ABD’nin açıklamalarında devre dışı bırakılıyor.

“Veliaht Prens’i gösteren hiçbir kanıt, hiçbir işaret yok” açıklamaları yapılmakta.

..........................

Fakat...

“İhtiyat payını” saklı tutmak gerek.

Ya Türkiye’nin elinde başka kayıtlar, başka bilgiler varsa!

Bakın -bahsedilen- 15 dakikalık “yeni ses kaydı”, cinayetin, kontrolünü kaybeden birkaç Suudi elemanla açıklanmasını çöpe atmış oluyor.

Cinayet öncesi toplantı, cinayet ve sonrasının görev dağılımı hepsinin sesleriyle apaçık ortadaysa o zaman “Kimden talimat aldınız?” sorusu “vahim” kertesinde ciddiyet kazanmakta.

Bir adım daha...

Cinayetten sonra başkonsolosluktan kimlerin kimleri telefonla aradığı konusunda daha ileri, daha kapsamlı, daha ayrıntılı bilgiler varsa!

..........................

Beni şüphelendiren bir unsura işaret edeyim.

Selvi, “Kaşıkçı’nın cesedinin 15 parçaya bölündüğünü” açıklıyor.

Bu “15 parça” cinayetten sonrasına ait bir “kayıt” ya da başka bir “kanıt” olduğu şüphesini veriyor.

Ve...

Türkiye’nin elinde daha başka bilgilerin olabileceğini düşündürtüyor.