40 yıl demlenmiş duygu

2012 İKSV’nin (İstanbul Kültür Sanat Vakfı) 40’ıncı kuruluş yıldönümü için düzenlenen gecede “40 yıl demlenmiş duyguları” paylaştık.
Başkan Bülent Eczacıbaşı’nın konuşmasına İKSV’nin 40 yıl boyunca yaşattığı sanat etkinlikleri eşlik ediyordu.
İlk Başkan Nejat Eczacıbaşı vakfı kurduğunda çalışma arkadaşlarının sayısı sadece 8’miş.
Şimdi Tepebaşı’ndaki tarihi binasında sanata tutkun ve dallarında uzman 100’e yakın bir “staff” ile hizmet veriyor İKSV.
Yılda 4 festival, 2 bienal ve özel etkinlikler gerçekleştiriyor.
Temelleri sağlam atılmış.
Nejat Eczacıbaşı’nın, Avusturya’nın dünya çapında ünlü Salzburg Müzik Festivali’nin başkanı Prof. Benard Paumgartner (Mozarteum’mun kurucusu) danışmanıymış.
Heyecanlı ve kaygılı geçen o kuruluş döneminde “acaba büyük isimlerle büyük etkinliklere imza atabilecek miyiz” kuşkusuna düşüyormuş zaman zaman.
Öyle günlerden birinde “müziğin imparatoru” diye anılan Şef Herbert von Karajan’ın adı anılmış.
Danışmanı Prof. Benard Paumgartner “Karajan’ın vakıf yönetim kurulunda onur üyesi olmasını ister misiniz” diye sormuş?
Merhum Nejat bey “kabul eder mi” sorusuyla cevap verince Prof. Benard Paumgartner “onur duyar” söylemiyle noktayı koymuş.
Gerçekten de öneri geldiğinde Karajan “bundan onur duyarım” demiş ve yönetim kurulunun daha ilk toplantısında hazır bulunmuş.
40’ıncı yıl büyüleyici etkinliklerle kutlanacak.
Küresel üne sahip gösteri topluluğu La Fura Dels Baus İKSV tarafından sipariş edilen “İstanbul, İstanbul” dünya prömiyerine İstanbul’da perde açacak.
Bu topluluk Salzburg Festivali’nde, La Scala, Sydney, Bochum, Paris, Roma ve Tokyo operalarıyla Bolşoy Tiyatrosu’nda sahne almıştır.
Ayrıca dünyanın efsane orkestralarından Berlin Filarmoni Orkestrası da Şef Sir Simon Rattle yönetiminde İstanbul’da çalacak.
Sürpriz...
Konserin sürprizi solistlerinin çellist Efe ve kardeşi kontrbas Fora Baltacıgil olması.
Biri Filedelfiya’da diğeri Minnesota’da çaldılar en son, Yo-Yo-Ma’nın ses getiren “İpek Yolu” projesinde yer aldılar.
Ayrıca...
2012 Türkiye ve Hollanda diplomatik ilişkilerinin 400’üncü yılı.
Türkiye’de ise “Çin Kültürü Yılı” kutlamaları var.
Her iki bağlamda etkinlikler yaşanacak.
Hollanda’dan ünlü “Nederlands Dans Theater”, Çin’den ise “Pekin Operası” ve “Şanghay/Song and Dance” gelecek.
Çinli davul sanatçıları ekibi geleneksel sokak gösteri etkinlikleri sunacak.
Çocuklara ve gençlere “Uçurtma Atölyesi ve Sergisi” açılacak.
.....................
2012, sanat zenginliklerinin paylaşılacağı bir yıl olacak.
Başta merhum Nejat Eczacıbaşı olmak üzere bayrağı ondan alan kardeşi Şakir Eczacıbaşı yukarıda bir yerlerden görüyor iseler nasıl da duygulanacaklarını seziyorum.
Şimdiki başkan Bülent Eczacıbaşı’ya ve tüm arkadaşlarına da böyle bir 2012 düzenlemesi için şapka...

40 yıl demlenmiş duygu

LEZZET ÜSSÜ
İSTANBUL‘da bir lezzet üssüne konuk oldum.
Ekmeğini, pastalarını, tatlılarını, tuzlularını, etlerini, balıklarını tattım.
İçkilerini yudumladım.
Kahvesine de bayıldım.
Her alanın “iddialıları” bu üste toplanmış.
Hepsi dünyanın ünlü okullarından diplomalı.
Büyük şeflerin yanında yetişmiş.
Dünyanın en iyi bar şefi, dünyanın en iyi kahve şefi de orada.
Yarışma sonuçları böyle...
Light yemekler, unsuz pastalar yapan genç kadın şeflerle tanıştım.
Burada yemek eğitimi veriliyor.
Profesyonellerin yanı sıra amatör mutfak tutkunlarına da...
20’şer ocaklı büyük öğrenim mutfakları, zengin kitaplık, teorik çalışmaların yapıldığı bilgisayar donanımlı sınıflar...
Servis ve işletmecilik dersleri de var.
Hatta otelcilik dersleri için model bir otel odası da hizmete konmuş.
Derslerin pratiği için gerekli.
Müthiş bir hijyenik ortam.
Çöplerin toplanması ve gönderilmesi bile çok farklı teknikle düzenlenmiş.
Bu üssün adı “USLA...” (Servis ve Lezzet Akademisi)
25 yıldır ağırlama ve mutfak sektörlerinde kariyer gelişimi odaklı eğitim veren ve 4 kıtada okulları bulunan American Hospitality Academy İnternational Hospitality Management Schools (AHA-IHMS) ortaklığı ile faaliyete başladı.
Milli Eğitim Bakanlığı’ndan onaylı bu eğitimde hedef yılda 1000-1500 mezun.
Yurtiçinde ve yurtdışında staj olanakları da veriyor.
USLA’nın Yönetim Kurulu Başkanı enerji alanından tanınan Okan Tapan ve işin başında eşi ünlü akademilerden Cordon Bleu mezunu Elif Edes...
60 milyon dolarlık bu yatırım için 6 ortak bir araya gelmişler.
Yolları açık, mutfakları bereketli olsun.

40 yıl demlenmiş duygu

SON GÜNÜNÜZ OLSA
BÜYÜK sinema ustası Lars von Trier “bugün son gününüz. Sonrası ölüm” saatlerini filme yansıtmış.
Melankolia adlı gezegen yörüngesinden çıkmış, saatte 100 bin kilometre hızla dünyaya yaklaşıyor.
24 saat sonra çarpışma olduğunda yeryüzünde yaşam bitecek, gezegenimiz diğer soğuk ve ölü yıldızlara dönüşecek.
Uzayda karanlık bir kitle olarak dolaşacak. Bütün bunları bilerek son 24 saatinizi nasıl geçirirsiniz?
Ne istersiniz?
Neyi hayal edersiniz?
Lars von Trier değil de bu film bir Holywoodlu imzasını taşıyor olsaydı sahneleri görür gibiyim.
Büyük televizyonlar sürekli yayın yaparlar, yaklaşan felaket için röportajlar yansıtırlar, bilim adamları/bilim kadınları laboratuarlarda zamana karşı yarışarak felaketi önleyecek bir çözüm üretmeye çalışırlar, genelkurmay başkanı ekranlara çıkarak “tekniğimizle felaketi önleyeceğiz” mesajları verir, ABD Başkanı mutlaka ulusa seslenir bu arada reyting rekorları kırılacağı için reklamların saniye bedelleri 100 misli artar.
Lars von Trier’in filminde bunların hiçbiri yok.
Ne mi var, sadeliğin zenginliği...