Adaların aidiyeti

Türkiye, Yunanistan’a karşı ilk kez “Ege Adaları üzerindeki egemenliğini tartışmaya açmak” kartını oynadı.

Lozan Anlaşması’nın 12. maddesinde -mealen- şöyle bir fıkra var:

“Bu anlaşmada söz konusu olan Osmanlı topraklarının bugün ve gelecekteki kaderlerinin belirlenmesi, ilgili devletlerin kararına bağlıdır.”

Müstafi Amiral Doç. Dr. Cihat Yaycı, telefonda “bu fıkranın Atatürk tarafından Lozan Anlaşması’na konulması için İsmet Paşa Başkanlığı’ndaki heyetimize yazdırıldığını” söylüyordu ki…

TV’de de Habertürk dış politika yorumcusu “BM’ye sunduğumuz mektupta, bu maddenin vurgulandığını” anlatmaya başladı.

………………..

Büyükelçi Feridun Sinirlioğlu BM’ye 6 maddelik bir mektup sunmuş.

“Yunanistan’ın Ege Adalarına askeri statü vermesi ve silahlandırmasının önlenmesini” istemiş bulunuyor.

Aksi halde Lozan Anlaşması’nın 12. maddesindeki fıkraya göre “bu adalar üzerinde Yunanistan egemenliği tartışmaya açılabilir” diyor.

Böyle bir şey olabilir mi?

Evet…

Kıbrıs’ı hatırlayalım…

Adaların aidiyeti

Kaş yarımadasından taş atım mesafesindeki Meis Adası’nda Yunan askerleri…

KIBRIS’TA GARANTÖRLÜK

Yıl 1951…

Kıbrıs’ta bir referandum düzenlenerek “Yunanistan’a bağlanma kararı” alınmak isteniyordu.

Oysa…

Kıbrıs 1923 Lozan Anlaşmasıyla İngilizlere verilmişti.

O tarihe kadar ise Abdülhamid döneminde alınan bir kararla “Kıbrıs İngilizlere kiralanmıştı.”

Bunun üzerine İngiliz Dışişleri, Türkiye Dışişlerine bir hatırlatma yaptı:

Eski bir

Osmanlı

toprağı olarak 2013’te Abdülhamid tarafından Birleşik Krallığa kiralanmış olan ada, 1923 Lozan Anlaşması ile kesin olarak devredilmişti.

Yunanistan şimdi referandumla Kıbrıs’ı kendine bağlamak istiyor.

Bu durumda adanın kaderi yeniden tayin edilmiş olacak.

O halde 1923 Lozan Anlaşmasının 12. maddesindeki fıkranın uygulanması gerekir.

Yani…

“Adanın bugün ve gelecekteki kaderinin belirlenmesi halinde ilgili devletlerin kararı gerektirdiği için Türkiye devreye girmelidir.”

İngiltere’nin bunun üzerine Türkiye devreye girmişti.

Kıbrıs Anayasasının yapımında, kuruluşunda 3 taraftar devletten biri  olarak masada yer almıştı.

Kıbrıs Devleti statüsünün 3 garantör devletinden biri olmuştu.

………………..

Gerçi Cihat Yaycı Amiral’in bu yorumu, Türkiye’nin BM’ye sunduğu son mektupta 6 madde için de yer almıyor ama Türkiye’nin elini çok güçlendiren bir kozdur.

“Uluslararası hukuk kararı ve uygulamasıdır.”

Ve en önemlisi Yunanistan bu hükmü kabul etmişti…

Adaların aidiyeti

Meis adası. Arkada görünen Antalya’nın Kaş ilçesi…

YUNAN TEZLERİ

Aslında BM’ye ilk mektubu yazan Yunanistan’dır.

Modern Diplomacy’de Antonia Dimou’nun haber/analizinde Yunanistan mektubu yansıtılmakta.

Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in “yasa dışı, tarih dışı ve akıl dışı olanla diyalog kurmuyoruz” gibi üst perdeden atıp tutan konuşması üzerine yazıda
Yunan tezleri anlatılıyor.

Yazar önce…

“Mavi Vatan”  görüşümüzü eleştiriyor, “yayılmacı bir doktrin” diye niteliyor.

“Mavi Vatan iddiasını dayatmak için Türkiye’nin donanmasını yayılmacı bir amaca göre güçlendirdiğini” öne sürüyor.

“Mavi Vatan 2022”

Deniz Tatbikatını örnek gösteriyor.

“122’den fazla savaş gemisi, savaş uçağı, havada yakıt ihmali ve casus uçakları, biyoloji ve nükleer harp ekipleri, Atak helikopterleri, insansız hava araçları ve binlerce askerin konuşlandırılması” Ankara’nın önümüzdeki yıllardaki siyasi-askeri bölgesel gündemini ortaya koydu.

Bu tatbikat güç projeksiyonu ile enerji jeopolitiği amaçlıdır. Yunanistan Başbakanlığı da Türk yayılımcılığını ortaya çıkardı…

Adaların aidiyeti

Adaların aidiyeti

ADALAR VE EGEMENLİK

Yunanistan tezine göre Ege’deki Yunan adaları statüsü 3 anlaşmayla düzenlenmiştir.

1 1923 Lozan Anlaşması’na göre “kıyaya 3 mil uzaklıkta bulunan adalar ve adacıklar kıyı devletinin hududuna dahildir…   Bu bağlamda İmros, Bozcada ve  Tavşan Adaları Türkiye’ye aittir. Buna karşılık  Lozan Anlaşması’ndan önce İtalya egemenliğinde olan Semandirek, Midilli, Sakız Adası,
Samos ve İkarya adaları Yunanistan’a verildiği için bu durum anlaşmada teyit edilmiştir.”

Askeri açıdan Lozan Anlaşması Lesvos Chios Samos ve Likaria adalarındaki askeri kuvvetlerini Yunanistan yerinde eğitebilecektir.

Jandarma ve Polis kuvveti bulundurabilecektir.

2 1936 Montrö Sözleşmesi’ne göre Limni ve Semandirek adalarının askeri statüsü Montrö Sözleşmesi’yle belirlenen bir Yunan hakkıdır.

Montrö Sözleşmesi’nin onaylanması vesilesiyle dönemin Türkiye Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras, TBMM kürsüsünden Yunanistan’ın bu iki adaya asker
gönderme hakkını açıklamıştır.

Bakan Aras daha önceki “Lozan Anlaşması’yla askerden arındırma hükmü Montre Sözleşmesi’yle yürürlükten kaldırılmıştır” demiş bulunuyor.

3 12 adalara gelince…Türkiye’nin taraf olmadığı 1947 Paris Barış Anlaşması’yla düzenlenmiştir.

Yunan ulusal muhafızlarının bu adalarda bulundurulması mümkün hale gelmiştir.

Ayrıca…

BM şartının 51.maddesi uyarınca Yunan toprakları olan 12 adaları savunma amaçlı olarak Yunanistan koruma hakkına sahiptir.

Türkiye, taraf olmadığı Paris Anlaşması hükümlerine itiraz edemez…

Adaların aidiyeti

CEVAP

Yunanistan bütün bu iddialarına Lozan Anlaşması’nın 12.maddesine Atatürk’ün koydurttuğu fıkra çok önemli bir dört dörtlük hukuki kozdur.

Paris Anlaşması’nın “12 adaların kaderini değiştiren hükmüne elbette itiraz edebilir.

Ayrıca…

29 Kasım 1922 tarihli
Lozan oturumunda, Lord Curzon kesin hüküm olarak şu satırları koydurmuştu:

“Ege adaları Türkiye’ye yöneltilebilecek saldırılarda kara, deniz, hava üssü olarak kullanılmayacak biçimde askerden arındırılacaktır…”

……………..

Günümüze gelelim.

Norveç’in Svalbard ve Finlandiya’nın Aaland adaları “gayri askeri statünün” uygulanmasına iki örnektir. (Aaland adasında küçük bir istisna var.)

Türkiye 23 adanın 23’ünde de askeri statüleri nedeniyle Yunanistan’ın egemenliğini tartışmaya açabilir. Yunanistan gereksiz yere Ege sularını ısıtma hamlelerinden vazgeçmeli.