Güneri Cıvaoğlu

Güneri Cıvaoğlu

ngunericivaoglu@gmail.com

Tüm Yazıları

Altın fiyatının yükselişi “Türkiye’de seçimlere gidiş psikolojisi” nedeniyle mi?

Belirsizliklere karşı bir güven seçeneği olabilir.

Türkiye insanı altını sever, ancak sadece Türkiye değil bütün dünyada “altına hücum” dalgası yükselişte.

DOLAR VE ALTERNATİF

Rockefeller ailesi için “Dünyanın gri egemeni” tanımı yapılır.

Ruchir Sharma, Rockefeller International’in Başkanı’dır.

Onun “dolar ve altın” analizi hayli aydınlatıcı.

Anlattıklarını, başka kaynaklar ve kendi yorumlarımla harmanlayarak bir ufuk turu yapalım.

Haberin Devamı

Ekonomistlerin ezici çoğunluğu “her şeye rağmen ABD Doları’nın görünür ufukta alternatifi olmadığı” görüşündeler.

“Doların küresel para birimi statüsünü kaybetmesine imkânsız” gözüyle bakıyorlar.

Bir sohbette Türkiye’nin en deneyimli ve dünya zirveleriyle yakın diyaloğu olan Rahmi Koç da bu görüşünü dile getirmişti.

Bununla beraber...

Ruchir Sharma şöyle diyor:

“Belki öyle ama bunu alternatif bulmak için yarışan birçok ülke yöneticisine söylemeyin.

Çünkü böyle bir iç rahatlığı onların dolara alternatif arayışlarını daha da hızlandırır.

Şu anda en iyi örnek, altı ayda yüzde 20 artan altın...”

Altına hücum

OLAĞAN ŞÜPHELİLER

Bu trendin olağan şüphelilerinin başında bireyler geliyor.

Enflasyona ve düşük faiz oranlarına karşı koruma arayan irili ufaklı yatırımcılar.

Yanı sıra...

Ağır alıcılar” diyebileceğimiz, “dolar varlıklarını keskin bir şekilde azaltan ve güvenli bir alternatif arayan Merkez Bankaları…”

Evet...

Merkez Bankaları 1950’den bu yana en fazla “ton altın” alıcısı konumundalar.

Aylık küresel altın talebinin yüzde 33’ünü Merkez Bankalarının alımları oluşturuyor.

Altın fiyatlarına gaz veriyorlar.

Altına hücum

İSYANCILAR

Altın alıcısı Merkez Bankaları üzerine zoom yapalım.

İlk 10’dan 9’u Rusya, Hindistan ve Çin dâhil olmak üzere gelişmekte olan dünya ülkeleri.

Tesadüfen değil.

Bu üç ülke Brezilya ve Güney Afrika’yla birlikte dolara meydan okumak, yeni para birimleri oluşturmak için dirsek temasındalar.

Acil hedefleri “birbirleriyle doğrudan kendi paralarıyla ticaret yapmak.”

Brezilya Başkanı Lula da Silva, Çin’e yaptığı bir ziyarette “Her gece kendime tüm ülkelerin neden ticaretlerini dolar üzerinden yapmaları gerektiğini soruyorum” demişti.

Haberin Devamı

Silva’ya göre, alternatif para birimleri “dünya jeopolitiğini dengeleyebilir.”

Bu durumda varlıkların en kadim olanı, en gelenekseli altın, artık Merkez Bankalarının dolara karşı isyanının ifadesi.

Geçmişte genellikle hem dolar hem de altın -birlikte- “sığınak” olarak görülürdü.

Artık altın daha güvenli görünüyor.

Geçen ayki kısa süren bankacılık krizi sürecinde altın yükselmeye devam ederken, dolar düşüşteydi.

Altına hücum

YAPTIRIMLARIN BEDELİ

İkinci Dünya Savaşı’ndan itibaren dolar, küresel ticaret para birimi olan İngiliz Lirası tahtını ele geçirmiştir.

Peki, gelişmekte olan ülkeler şimdi neden isyan halindeler?

Çünkü...

ABD ve müttefiklerinin giderek artan ağırlıkta, “mali yaptırımları silah olarak kullanmaları” güven ortamını sarstı.

Tüm ülkelerin yüzde 30’u şu anda ABD, AB, Japonya ve Birleşik Krallık’tan yaptırımlarla karşı karşıya.

Özellikle Ukrayna’nın işgali nedeniyle Rusya’ya “yaptırım saldırısı” da bir “alarm” etkisi yaptı.

Haberin Devamı

Rus bankaları, dolara dayalı küresel ödeme sisteminden çıkarıldı.

Böylece ABD, askerlerini riske atmadan Rusya’yla savaşmanın maliyetsiz silahını ateşlemiş oluyordu.

Rusya’nın dışındaki diğer ülkeler de “Bugün Rusya’ya, yarın belki de bize” diye düşünüyorlar.

Buna karşılık ABD ise yaptırımlarının bedelini “dolar bağlılıklarını kaybetmekle” ödüyor.

Öyle ki “dolar olmadan ticaret yapmak için anlaşmalar yapan” ülkeler arasında Filipinler ve Tayland gibi ABD müttefikleri de var.

“Kendi para birimleriyle uluslararası ticaret yollarını arayan” ülkelerin sayısı 2020’den bu yana 3’e katlandı. 110’u buldu...

Bunların çoğu “dijital para birimleri” de üretti.

Dış ticarette kullanmak için dijital paralarını test etmekteler.

Altına hücum

AŞİL TOPUĞU

ABD’nin dolar imparatorluğu ne kadar heybetli olursa olsun “Aşil’in topuğu” gibi bir zayıf noktası var.

Amerika, en büyük 20 ekonomi arasında, İngiltere’den sonra en yüksek mali ve cari hesap açıklarına sahip.

Portekiz’den sonra (net uluslararası yatırım pozisyonuna yansıtıldığı üzere) en yüksek ikinci dış borçlu ülke.

Amerika bu nedenle “alternatifi yok” hikâyesinden beslendiği sürece “Aşil topuğu” güvendedir.

Ayrıca...

“ABD’nin demokrasisine, kurumlarına, hukukun üstünlüğüne” duyulan küresel güven de önemli.

ABD’nin “borçlarını ödeyebilme kabiliyeti” için bu güven parantezinin içinde denebilir.

Fakat “yaptırımlar” bir yandan, “yabancı finansmana olan bağımlılığının artması” öte yandan...

Ve de...

Başta Çin ve Hindistan olmak üzere dünya ekonomisinin yeni dev aktörlerinin dolara karşı tavırları “Kartlar yeniden mi dağıtılacak?” kuşkusunu gündeme getiriyor.

Böylece altın gibi kadim bir maden ve dijital para birimleri gibi yeni yarışmacılar ağırlık koyarak devreye giriyorlar.

TÜRKİYE VE ALTIN

Türkiye Merkez Bankası altının en büyük alıcısı.

Son 1 buçuk yılda 35 ton altın satın aldı.

Merkez Bankası Türkiye’de üretilen altının tamamını satın alıyor.

Türkiye yılda 200 ton altın tüketiyor, bunun 35-40 tonu ülkede üretiliyor.

Ülkede üretilen altını satın almakta Merkez Bankası’nın yasal öncelik hakkı var.

Ödemelerini TL ile yapıyor.

Özellikle enerji gibi ihtiyaçlarını altınla karşılıyor.

Türkiye son 20 yılda 453 ton altın üretti.

Bunun 78 tonunu üreticiler devlete “vergi, harç, devlet hakkı” olarak vermiş.

Yıllık 100 tonluk altın üretme kapasitesine ulaşırsak küresel “dolar alternatifi” trendinde daha güvenli bir pozisyona sahip olabiliriz.