Bakan ve Başkan Saunada

Amerika’nın Moskova Büyükelçisi Robert S. Strauss, güvenlik şefine “Bana Başkanı telefonla bağlattır” dedi.

Ve şöyle devam etti:

“Dışişleri Bakanımız çırılçıplak ve Kazakistan Cumhurbaşkanı tarafından dövülüyor.”

Odada bir kahkaha patlaması oldu.

Bundan 30 yıl önce gerçekleşen olayı anlatayım...

Kazakistan, Sovyetler Birliği’nden henüz ayrılmış ve bağımsız devlet olmuştu.

Dünyanın en büyük dördüncü nükleer silah stokuna sahipti.

Bakan ve Başkan Saunada

Amerikan’ın Moskova Büyükelçisi Strauss.

Geniş petrol ve doğal gaz rezervleriyle iştah açıcıydı.

Nükleer enerjinin hammaddesi olan uranyumda dünya üretiminin yüzde 60’ını Kazakistan gerçekleştiriyordu.

Yani...

“Amerika için harika bir sofraydı Kazakistan.”

Bakan ve Başkan Saunada

SAUNADA VOTKA

Dönemin Dışişleri Bakanı James Baker, Kazakistan’a uçtu.

Nursultan Nazarbayev’in dostluğunu kazanmalıydı.

Bunda başarılı oldu.

Hatta fazlasıyla...

O kadar ki Cumhurbaşkanı Nazarbayev onu saunaya soktu ve o sıcakta art arda votka kadehlerini devirdiler.

“İkisinin de Âdem Babamız gibi çıplak olduklarını” belirteyim.

Bu arada Nazarbayev, “kan dolaşımı için iyi olduğunu” söyleyerek elindeki çalıyla Dışişleri Bakanı Baker’in çıplak vücuduna vurmaktaydı.

Bakan ve Başkan Saunada

ABD Dışişleri Bakanı’nın Kazakistan’a ilk ziyareti 30 yıl önce gerçekleşti. Nursultan Nazarbayev ve James A. Baker III. (The Astane Times’tan alındı.)

‘BAŞKANI BAĞLAYIN’

Dünkü New York Times da “ABD Dışişleri Bakanı saunada votka içip Başkan Nazarbayev’den gelen darbeleri kabul ederek arasında güçlü bağlar kurmayı amaçlıyordu” diye yazdı.

Bakan Baker bu sahneyi Moskova’daki Amerikan Büyükelçisi Strauss’a anlatmıştı.

Büyükelçi de işte bunun üzerine “Başkanı bağlayın, Dışişleri Bakanımız çırılçıplak ve Kazak Başkan tarafından dövülmekte” esprisini yapmıştı kurmaylarına.

....................

Gerçekten o tarihten sonra Kazakistan nükleer silahlarından vazgeçti.

ABD’li Chevron ve Exxon Mobil gibi enerji devlerinin petrol alanlarını geliştirmesini memnuniyetle karşıladı.

Yıllar içinde ABD’yle öyle güvenilir bir ilişki kurulmuştu ki Başkan Biden geçen eylül ayında Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’e “ABD, ülkenize dost demekten gurur duyar” mesajını gönderdi.

Bakan ve Başkan Saunada

YANLIŞ HESAP

Bununla beraber, insanlar sadece “saunada şakayla değil gözaltı merkezlerinde ve sokaklarda da” yıllar boyu acımasızca dövüldüler.

Uluslararası Af Örgütü’ne göre sicili Türkmenistan ve Özbekistan gibi -eski Sovyet cumhuriyetlerinden türeyen- diğer Orta Asya devletleri kadar şiddetli olmasa da işkence ve kötü muameleler yaygın ve sistematikti.

Gelir adaletinden söz edilemiyordu.

Muhalefet için “yoktu” denebilir.

7 bin TL karşılığı 500 euro dolaylarında olan ortalama maaş çok fena sayılmasa da bu kadar zengin kaynaklara sahip ülke için kesinlikle adil sayılmaz...

Sonuç...

“Kazakistan demokrasisi değil, Orta Asya demokrasisidir.”

Bölgenin diğer ülkeleri gibi “güçlü adamlar” tarafından yönetiliyor.

Ve hepsi tek tek -şaşırtıcı bir şekilde halk patlamaları sonucu nasıl da kırılgan olduklarını göstermişlerdir.

Sonuncu da Kazakistan...

Ve her biri sonunda yardım istemek zorunda kaldıkları Putin’in koltuğunun altına girmişlerdir.

Şimdi sıra Kazakistan’da.

.................

Evet...

30 yıl böyle geçti.

Halkta öfke birikimi tırmandı.

Ve...

Otomobillerde kullanılan likit gaza zamla birlikte büyük patlama gerçekleşti.

ABD ve Batı için sürpriz, Rusya için değil.

Eski patronu Nazarbayev’le araları bozulduktan sonra sürgüne kaçan milyarder iş adamı Muhtar Ablyazov “Batı yanlış hesapladı, Kazakistan’ı Rusya’ya teslim etti” yorumunu yaptı.

Tıpkı Belarus ve Gürcistan gibi...

ÖZEL KUVVETLER

Rus askeri girdiği yerden kolay kolay çıkmaz.

Kazakistan’a gönderilen güçler “seçkin 45. Tugay askerleri...”

“Spetsnaz” diye anılan özel kuvvetler.

Daha önce son derece sert müdahaleyle pasifize edilen Çeçenya’daki operasyonlarla ün salmıştı.

Bu tugay 2008 yılında Gürcistan’ın Güney Osetya’sında, 2014’te ilhak edilen Kırım’da ve Suriye’de de ün kazandı.

.......................

Rusya’nın bu yardım karşılığında Kazakistan’a dayatacağı ilk şartlar için öngörüler:

1 - Kırım’ın Rusya tarafından ilhakının resmen tanınması.

2 - Latin alfabesinden tekrar Kiril Alfabesi ’ne dönülmesi.

3 - İkinci resmi dil olarak Rusçanın yeniden itibar kazanması.

......................

Ve bir not...

Bir zamanlar kendini Rusya’ya çok yakın hisseden Ukrayna örneğinde olduğu gibi Rusya’nın dayatmaları Kazakistan halkında da “ters tepki” üretebilir.

“Karşıtlık dalgası” yükseltebilir.