Bence ‘ikinci en iyi’

Deneyimli bir diplomat,  Cumhur-başkanı Erdoğan’la ABD Başkanı Biden görüşmesi için “İkinci en iyi (second best)” yorumunu yaptı.

Şöyle açıkladı.

.......

Bence ‘ikinci en iyi’

İki ülke arasındaki ciddi sorunlarda çözüm yok. Aynı yerde duruyorlar.

Bu da “ikinci iyi” durum.

Çünkü...

Türkiye üzerinde baskı vardı.

Örneğin...

“S-400’lerin kullanılmayacağına dair bir yazılı güvence istendiği” yolunda -doğru ya da yanlış- vahim iddialar konuşulmaktaydı.

Diplomasi kulislerinde “ateşte başka kestanelerin de olduğu” sır değil.

Açıklamalardan anlaşılıyor ki Brüksel’de “ateşteki o kestanelere dokunulmamış, parmaklar yanmamış.”

Sorunların olduğu gibi kalması ve olumlu ortak noktaların vurgulanması önemlidir.

Yani...

“İki ülke ya da iki başkan arasında makas daha da açılmamıştır.”

Türkiye’nin güvenliği için NATO’nun 5. maddesine gönderme yapan ortak açıklama da “ikinci en iyinin” bileşenlerinden diğeri.

Öte yandan...

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın NATO Zirvesi için bir araya gelen diğer liderlerle baş başa konuşmaları da “şerefli yalnızlık” gibi tanımlamalar ışığında artılardır.

Hollanda Başbakanı Mark Rutte...

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis...

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron...

İngiltere Başbakanı Boris Johnson...

Almanya Başbakanı Angela Merkel...

Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda...

Letonya Cumhurbaşkanı Egils Levits...

Erdoğan faktörü

Türkiye’den bakarak “ABD Başkanı Biden’ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tavrının ne olabileceği” yolunda -kuşku yüklü- yorumlar yapılıyordu.

Bunun tam tersi bir yorumu Washington Post’ta okudum. Meğer “Erdoğan’ın tavrının sert olup olmayacağı” konusunda da kuşkular varmış.

Dünkü haber analizden şu satırları yansıtıyorum:

“NATO’nun kapsayıcı birlik duygusuna”, -ABD Başkanı’yla yapacağı ilk görüşmeden önce- Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bile katıldı.

Kapalı kapılar ardında yaşananları -isminin açıklanmaması koşuluyla- anlatan yetkililere göre “NATO zirvelerinde sert mücadeleci (Combative*) olabilen Erdoğan, pazartesi günü ılımlı havadaydı.”

Ve...

Daha dostane bir yaklaşımı tercih etti. İki lider önce baş başa, sonra heyetlerle birlikte bir saatten fazla bir araya geldi.

Gazeteciler görüşmelerin sonunda odaya alındıklarında, Biden “Çok iyi bir toplantıydı” açıklamasını yaptı... 

.......

Başta “S-400 Hava Savunma Sistemi, F-35 savaş jetleri, ABD’nin YPG/PYD’yi himayesi, Fetullah Gülen’in iadesi” olmak üzere iki ülke arasındaki sorunlar aynen varlığını aynen sürdürüyor. Ancak yeni olan durum, “bu sorunları 70 yıllık NATO ortaklığının aştığı görüşünün liderler tarafından paylaşılması...”

.......

Öte yandan...

“Yeni NATO havası ve Türkiye’nin” Moskova’da Putin tarafından nasıl değerlendirileceği de önemli.   

Göreceğiz...

* Kavga edebilen diye tercüme edenler bile olabilir.

ABD geri döndü mü?

Bence ‘ikinci en iyi’

Avrupa ve Amerikan medyası Başkan Biden’ın “Amerika geri döndü” söylemini irdeliyor ve sorguluyor.

“Ne zamana kadar?”

Bu bağlamda gazeteciler Biden’a soruyor:

“Avrupalı NATO müttefiklerinizi ABD’nin geri döndüğüne ikna edebildiniz mi?”

Biden yanındaki Fransa Cumhurbaşkanı Macron’u işaret ederek “Ona sorun” cevabını veriyor.

Bunun üzerine Macron gülümseyerek “Evet, kesinlikle evet” diyor.

Ancak...

“Ne zamana kadar?” sorusunun cevabı hâlâ havada.

Biden bu soruya “Beni izlemeye devam edin” cevabını vermiş.

Ama...

Avrupalıların kafasında bir önceki Başkan Trump bir soru işareti.

Hatırlayın...

Trump NATO’yu aşağılamış, “işlevini yitirdiğini” söylemişti.

“Önce Amerika” diyordu.

“Biden dönemi bittiğinde Amerika gene ‘Trump’ın ya da onun gibi önce Amerika’ diyen bir popülist başkanın yönetimine girerse ne olacak?”

Çünkü...

Trump hâlâ güçlü.

........

“Bununla beraber, Biden’ın kuşkuları gidermekte mesafe aldığı” söylenebilir.

Örneğin...

“Fransa’da ABD’ye olumlu bakanların oranı geçen yıl yüzde 31’di. Bu yıl yüzde 65’e yükselmiş...”

........

Washington Post, “Macron’un, Biden’ın yanında ‘Evet, kesinlikle evet’ derken ‘işaret ve orta parmağını’ çapraz yapmış olabileceğini” yazdı.

Yani...

“Sözlerinin gerçek olması için totem yapmış” mesajını veriyor.

Aşı pasaportları

New York’ta “Excelsior Pass” adlı “dijital sağlık sertifikası” devreye girdi.

Stadyuma, büyük otellere hatta halka açık küçük mekânlara girmek için kullanılıyor.

Bence ‘ikinci en iyi’

İsrail’de spor salonları, konserler, düğün salonları hatta restoranların kapalı mekânlarına girerken elektronik bir “yeşil geçiş” zorunluluğu var.

AB, 1 Temmuz’dan itibaren kullanıma girecek “elektronik aşı sertifikası”nı onayladı.

Lufthansa, Virgin Atlantic ve Jet Blue gibi bazı havayolları dijital sağlık uygulaması “Common Pass”i kullanmaya başladılar.

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nin “Sağlık Pasosu” 20’den fazla havayolu tarafından kullanılmakta.

Bence ‘ikinci en iyi’

......

“Kişisel bilgilerin gizliliği” gibi “mahremiyet hakkı” bağlamında itirazlar var ama yaşamın dayattığı bir zorunluluk olarak aşı belgeleri gittikçe yaygınlaşıyor.

......

Elbette bunu aşılanma olanağı olan varsıl ülkelerde görüyoruz.

Dünyanın büyük bölümünde hâlâ aşıyla tanışmamış toplumlar var.