Best ‘ses’ best ‘model’

Şeffaf Oda konuklarım “Best Model Of The World” birincisi Aslıhan Karalar ve “Simsiyah” albümüyle Mustafa Ceceli.

Aslıhan Karalar, adını annesinin hamileyken bir davette tanıştığı 1999 Türkiye Güzeli Aslıhan Koruyan Sabancı’dan alıyor.

Aslıhan’ın kariyer yapısında ilginç bir başlangıç.

....................

Anne ve babası mühendis. Aslıhan da Londra’da King’s College’da Sosyal Bilimler ve İşletme bölümlerine kabul edilmiş. Eğitimi devam ediyor. Onun hedefi “oyuncu” olmak. İngilizceye anadili gibi hakim. Sesi de güzel. Şeffaf Oda’da İngilizce ve Fransızca şarkılar söylüyor.

Mustafa Ceceli de ona piyanosuyla eşlik ediyor.

....................

Mustafa Ceceli’nin son albümü “Simsiyah”ta 4 şarkı var. “Geçti O Günler” şarkısının klibini Karadeniz’de çekmiş. “Sanat yaşamımın en güzel görüntüleri bu klipte” diyor.

“Simsiyah” şarkısı ise Sinan Akçıl imzalı. Sinan ona telefon açmış, “Tam senlik bir şarkı var” demiş. Gerçekten de öyle.

Best ‘ses’ best ‘model’

Mustafa Ceceli 3 yaşında “kanun” çalmaya başlamış. 6 yaşında ailesi ona bir “org” almış. İki yıl eğitim. Hayatı boyunca aldığı tek müzik eğitimi bu olmuş. Ama Mustafa Ceceli tüm vurmalı, yaylı ve telli enstrümanları çalıyor.

Bir albümünde tüm enstrümanları kendisi çalıp düzenleme yapmıştı. Hatta müzisyen arkadaşları ona sitem ediyormuş “Ekmeğimizle oynama” diye...

Mustafa Ceceli piyanonun başına geçiyor ve Şeffaf Oda izleyicisine mini konser veriyor.

SANATTA ‘AiLE BAĞLARI’

Yarım yüzyıla yakın süredir İstanbul’da klasik müzik rüzgârları estiren “İstanbul Müzik Festivali” başladı.

Bu kez festivalin teması “aile bağları...”

“Aile ilişkileri” arasında müziğin izini sürmeye, müziğe dahil anıları hatırlatmaya ve keşfetmeye yolculuk bu.

17 farklı mekânda, 25 konser, 500’e yakın sanatçı.

“Ücretsiz hafta sonu konserleri, konsere doğru konuşmaları” ve “çocuk atölyeleri.”

Yarım yüzyıl önce bu yolculuğu başlatan İKSV’nin kurucusu
Nejat Eczacıbaşı’ydı.

Nejat Bey’in vefatından sonra kardeşi Şakir Eczacıbaşı yolculuğun kaptan köşkündeydi.

Şakir Bey’in de bu dünyaya vedasından sonra Bülent Eczacıbaşı İKS’nin başında.

Festivalin “aile bağları” konseptiyle güzel bir örtüşme.

Best ‘ses’ best ‘model’

....................

Böyle uzun soluklu büyük festivallerin, organizasyonların arkasında mali destek sunan sponsorlara teşekkür borçluyuz.

46. İstanbul Müzik Festivali’nin sponsoru “E.C.A...”

Elginkan topluluğunun kurucusu merhum Hüseyin Ekrem Elginkan’ın sanata, özellikle klasik müziğe tutkusu nedeniyle E.C.A’yı da kapsayan holding sponsorluğu üstlenmiş.

Diğer sponsorlar olan Türkiye İş Bankası, Tekfen Vakfı, Mercedes-Benz Türk A.Ş, Yapı Kredi ve Borusan Holding’e de alkış.

Eczacıbaşı ailesinden sanata bir diğer değerli katkıya da işaret edeyim. Bülent Eczacıbaşı’nın eşi ve Hukuk Fakültesi’nden sevgili hocam Turhan Esener’in kızı Oya Eczacıbaşı yıllar önce “İstanbul Modern”i kurdu.

Türkiye sanat dünyasında büyük boşluğu başarıyla doldurdu.

Liman inşaatı nedeniyle İstanbul Modern’in bulunduğu binanın bir süre boşaltılması gerekiyordu.

Beyoğlu’nda, İstanbul Soho House’ın çarprazındaki tarihi binaya geçti İstanbul Modern.

Açılış davetinde “Tonny Cragg’ın yapıtlarından” oluşan sergiyi gezmek imkânımız oldu.

Bu büyük yapıtlar için atölyeler kuruluyor, ustalar, işçiler çalışıyor, sanatçının çizdiği projeyi ahşap, metal yapıtlara dönüştürüyor.

KONUŞAN OTOMOBiLLER...

DizaynVip, “DV-Diamond” isimli dünyanın “hareketli aksamları ses kontrolüyle hareket edebilen” ilk “van tipi vip” aracıyla tüm dünyada büyük ses getirdi. Konuşan otomobiliyle dünyada yeni bir dönem başlattı.

Araba, size “Günaydın” diyor, asistanınız gibi, “o günkü planlamalarınız” hakkında bilgi veriyor.

Şimdi de “yapay zekâ, hologram ve sanal gerçeklik” ile büyük ses getirmeye hazırlanıyor.

Kimin imzası var bunlarda?

Erbakan Malkoç adlı bir geç iş adamının. Anlatayım...

.....................

90’lı yılların başında tamirhanede çalışırken sadece birkaç basit malzemeyle “alarm” yapmış. Elle açılan araba camlarının otomatik açılması için silecek motoruyla “otomatik cam” yapmış.

Böyle küçük adımlardan sonra kendi atölyesini açmış.

Standart otomobiller üzerinde yaptığı değişikliklerden sonra iki otomobil arasında uçurumlar olmuş. Fabrikanın ürettiği hiçbir ürünü yeterli görmemiş, hep üzerine bir
şeyler katmış... Hayallerini, ihtiyaçlarını, zevklerini...

Her geçen gün müşterisi artmış.

DizaynVip bugün kilogram başına yaptığı minimum 250 dolarlık ihracatla Türkiye ekonomisine katkıda bulunuyor. Mercedes-Benz’in “vip araç” dönüşümünde yetkili “van partner”ı olmuş.

Onun müşterileri yurt içinden ve yurt dışından siyasetçiler, futbolcular, sanatçılar, iş insanları, bürokratlar, krallar, şeyhler, prensler...

Best ‘ses’ best ‘model’

Ona “Tasarım Dehası”, “Çılgın Türk” ve “Tasarım Sihirbazı” diyorlar.

Amerika’da “Dünyada otomobil tasarımında teknolojiyi en iyi kullanan” ödülünün de sahibi Erbakan Malkoç.

Auto Shanghai 2017’ye katılım gösteren tek Türk firması onun.

87. Cenevre Otomobil Fuarı’nda ise hem 500’ün üzerinde ön sipariş almış hem de Rusya distribütörlük anlaşmalarını imzalamış.

DizaynVip 140 ülkeden talep alıyor. 35 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor.

Çin’de, Dubai’de, Amerika’da da distribütörlükleri bulunuyor. Almanya’da ise kendi şirketi var.

“Marifet iltifata tabidir” sözünün gereği, anlattım.