Dünya Barış Merkezi

Kudüs...

“Mescidi Aksa”nın birkaç yüz metre ötesinde eski bir taş bina...

Kapısında “Dünya Barış Merkezi” yazılıdır.

Girişte Musevilerin kutsalı “Kral Süleyman’ın mezarı” vardır. Museviler, önünde saygıyla eğilirler.

10-15 basamakla çıkılan bir üst katta ki büyük salon ise Hıristiyanlar için kutsaldır.

“Hz. İsa’nın havarileriyle son yemeğinin burada gerçekleştiğine ve arkadaki pencereden göğe yükseldiğine” inanılır.

Salonda Hıristiyan grupların elleri havada “haleluya” tapınmalarına şahit olmuştum.

Gene 10-15 basamak daha...

Binanın terası...

Orada da bir minare ve bir mescit...

Ezan okunuyor, Müslümanlar namaz kılıyor.

....................

3 “tek tanrılı din” aynı binada, herkes birbirine saygılı...

Zaten o nedenle kapısında “Dünya Barış Merkezi” yazılı...

KUTSAL ÜÇGEN

Bu satırları yıllar önce Kudüs seyahatim sonrası yazmıştım.

Aslında...

Dünya Barış Merkezi’nin içinde yer aldığı “Kutsal Üçgen” daha büyük ölçekte “3 tek tanrılı din mensuplarının birlikte yaşamını yansıtan coğrafyadır.”

Bir köşesinde “Süleyman tapınağının ayakta kalan son kalıntısı Ağlama Duvarı...”

Musevilerin başlarını ileri geri sallayarak dua ettikleri ünlü kutsal duvar.

Birkaç yüz metre ötede Hz. Muhammed’in göğe yükseldiğine inanılan yerde Mescid-i Aksa...

Müslümanların “ilk kıblesi...”

Ve kutsal üçgenin Hıristiyan inancında olanlar için son köşesi “Izdırap Yolu (Via Dolorozo)...” 

Hz. İsa sırtında boyunu aşan irilikte ahşap hacı taşıyarak kan ter içinde işte bu yolu tırmanmaya mecbur bırakılmış.

Kıyamet günü dirileceklerin

“Zeytin Dağı...”  O Kudüs gezimde izlenimlerim böyleydi.

Ama iyimser günler çok gerilerde kaldı.

Çünkü daha sonraki yıllarda sosyal, siyasal ve dini patlamaların ateşi zaten içten içe yanmaktaymış.

Yandaki çerçevede son olayların analizini sunuyorum.

Dünya Barış Merkezi

TİKTOK’U İZLEYİN

Kudüs’te başlayan ve Gazze’ye yayılan “şiddet patlaması” için şu soru gündem de: “Bu, Filistin ayaklanmasının başlangıcı mı?”

Çevredeki Arap ulusları, Filistin yönetimi ve ABD, bu sorunun cevabının “Hayır” olmasını tercih ediyor.

Çünkü...

ABD, tam da İran’la “nükleer antlaşmayı yenilemenin” arifesindeyken yoluna Filistinli gençlerin taş yığmasından kaygılı.

Çevredeki Arap ülkeleri İsrail’le “Abraham (Hz. İbrahim) Antlaşması” sürecindeyken “Filistinli taş atan çocukları, gençleri savunmak zorunda kalmayı” talihsizlik sayıyor.

Filistin liderliği ise “artık Filistin sokaklarını ve taş atan gençleri kontrol etmekte ne kadar da yetersiz kaldığının ortaya çıkmasından” korkmakta...

Filistin’in her şeye rağmen sağduyulu “bilge insanları” olayların büyümesi halinde yeni bir intifada tehlikesinin bilincindeler.

LİDERLERİ TİKTOK...

Sola eğilimli demokrat Beyaz Saray’dan gelebilecek desteğin az olacağı Yahudi kanaat önderlerinin genel görüşü.

Ayrıca 1987 ve 2000’de patlak veren intifada süreçlerinde İsrail hükümeti, karşısında olayları kontrol edebilecek Filistin yönetimleri bulabiliyordu. Bu kez telefonun ucunda olayları durdurabilecek güçte muhatap artık yok.

Ellerinde akıllı telefonlarla, TikTok’taki video uygulamalarından ilham alan gençler kimseyi iplemiyor.

.................

Arap dinamikleri konusunda uzman olan Jack Khoury pazartesi günü İsrail’in Haaretz gazetesinde “Protestocuların çoğunluğu gençlerden oluşan bir halk hareketi” diye yazdı. Satırları söyle:

“Siyasi liderlerini iplemeyen bir nesil...

Hamas kışkırtıyor ama onları yönetmek, yöneltmek, durdurmak gibi bir kontrol gücü yok. İsrail de karşısında siyasi bir diyalog kurmak için tek bir adres veya kişi bulamıyor...”

KUTSALLARIN ÇATIŞMASI

İbrani üniversitesi din filozofu Moshe Halbertal şu yorumu yapıyor:

“Kutsal zamanların ve kutsal bölgelerin çarpışmasına, farklı aktörler şiddetli bir yangın başlatmak için kibrit attı.”

..............

Bu söylemi açayım...

İsrail’in 1967 savaşı sonucu “Doğu Kudüs’te ve Tapınak Dağı’nda” İsrail kontrolünün kurulmasının yıl dönümünde pazar gecesi dualarla ulusal bayram kutlandı.

İsrail’in bu kutsal günü ile Müslümanların Kadir Gecesi hemen hemen aynı zamana denk geldi.

Aksa Camii’nde binlerce Müslüman toplandı. İsrail polisine Filistinlilerin Aksa Camii’nde taş biriktirdikleri haberi geldi.

İsrail güvenlik güçleri Aksa Camii’ne baskın düzenledi. (Aslında teravih namazını basmışlardır.)

Yüzlerce Filistinli, yirmiden fazla polis yaralandı. Olaylar böyle başladı.

Bunun üzerine TikTok’ta yayınlanan videolarla Filistinli gençler karşı harekete yönlendirildi.

Lehava adlı aşırı sağcı bir Yahudi grup da Eski Şehir’in Şam kapısına yürüdü. “Araplar dışarı” sloganları attı.

Ortalık daha da karıştı.

Dünya Barış Merkezi

SEÇİMLER ÇATIŞTI

“Hamas seçimleri” kazanamayacağını görüyordu.

Olayların daha da büyümesi için ateşe benzin döktü.

Ve...

Çatışmaları gerekçe göstererek seçimleri erteledi...

Bu alevlenme 12 yıldır iktidarda olan Netanyahu’nun da işine geldi.

El altından çatışmaları

tahrik etti.

..............

New York Times’ta Thomas

Friedman şöyle yazdı:

Netanyahu, İsrail’in bir kez daha seçime gitmesini istiyor.

Çünkü yangın öylesine büyümeli ki sağcı rakipleri onu devirmeye çalışmaktan vazgeçsin. Liderlikte değişiklik yapmak zamanı olmadığına karar versinler.

Böylece belki seçim sonucu kendisine başbakanlık yolunu açabilecek meclis aritmetiği oluşabilir. Yolsuzluk davası nedeniyle hapisten sıyırabilir.

.............

Peki, ne olacak?

Thomas Friedman noktayı şöyle koymuş:

“Gelişmeleri gerçek zamanlı olarak takip etmek için TikTok’u indirmenizi öneririm.”