Erdoğan ve My Way

Ertuğrul Özkök 19 yıl boyunca Hürriyet’in Genel Yayın Yönetmenliğini yaptı.

Bana göre Türkiye basının “en uzun soluklu olmanın ötesinde” her biri kendi alanında büyük olan çok az sayıda büyük başarı gösteren ve dönem açan Genel Yayın Yönetmenlerinden biridir.

Hürriyet’e istikrar, yıldız yazarlar, dinamizm kazandırdı.

Pazar yazıları onunla başlamıştır.

Kültür paletindeki renk çeşitleriyle Rönesans insanıdır.

Sadece yazarlık yaptığı ikinci Ertuğrul Özkök dönemi de birincisi kadar parlak.

Her gün mutlaka okuduğum yazarlar arasındadır.

Her yazısında bir ya da birkaç haber vardır.

ŞARKILARLA ERDOĞAN

Geçen haftaki bir yazısında Ertuğrul Özkök soruyor:

“Cumhurbaşkanı’nın 15 yıl önce seçtiği şarkı neydi?”

Gerçekten ilgi çekici bir soru.

Cevabını oluşturan satırları -özetle- yansıtıyorum.

15 yıl önce dünyada yoksulluk içindeki insanlar için  “Live 8”  isimli bir konser düzenlenmişti.

Efsane Live Aid konserinin organizatörü Bob Geldof’un düzenlediği konsere kimler katılmamıştı ki...

Ama o yıldan ve günden aklımda kalan en önemli olay, ülkemin başbakanının da bu küresel eylemde rol almasıydı.

O günlerde dünya müziğinin en güçlü kurumu olan MTV müzik kanalı, bu konser için dünyanın önde gelen liderleri ile mülakat yapmış ve yayınlamıştı.

…………….

Hangi liderlerdi bunlar?

İngiltere Başbakanı Tony Blair, Güney Afrika’nın eski lideri Nelson Mandela, eski ABD Başkanı  Bill Clinton...

Yani 20’nci ve 21’inci yüzyılı köklü biçimde etkilemiş efsane üç küresel lider...

Mülakat yapılan bu insanlar arasında biri daha vardı.

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Tayyip Erdoğan...

Bütün dünyada gençlerin izlediği MTV televizyonu küresel vizyona sahip liderler arasına onu da koymuştu.

Bunun çok önemli bir nedeni vardı.

Çünkü Başbakan  Tayyip Erdoğan  “Live 8”  konserini destekliyordu.

Yıl 2005’ti..

Türkiye ile AB arasında tam üyelik müzakereleri başlamıştı. Erdoğan “Medeniyetler İttifakı”  hareketinin eş başkanıydı.

O MTV mülakatında Başbakan Erdoğan’a çok ilginç bir soru soruldu...

O mülakatta Erdoğan’a sorulan soru şuydu:

“Sizce günümüz modern dünyasında yaşanan büyük yoksulluğun sebebi nedir?”

Cevap:

 “….. Dünya son yıllarda savunma sanayinde ciddi harcamalar yapmaktadır. Ben barışın silahla korunacağına inanmıyorum. Bu harcamaların yüzde 50’sini yoksulluğu gidermeye harcasak dünyada terörü engellemek bizim için çok daha kolay olacaktır.” 

O gün çok hoşuma gitmişti bu sözler... Gurur duymuştum...

Erdoğan ve My Way

ERDOĞAN’IN ŞARKILARI

MTV mülakatçısı şu soruyu da sormuştu:

“Sayın Başbakan duşta herkes kendi kendine bir şarkı mırıldanır. Söyler misiniz siz hangi şarkıyı mırıldanırsınız?”

Erdoğan kısa bir süre susar,  “Ben İstanbul sevdalısıyım”  der ve şu şarkının adını verir:

“Sana dün bir tepeden baktım Aziz İstanbul...”

Sonra siyasetçi yanı devreye girer ve ikinci bir şarkının daha adını verir:

“Beraber yürüdük biz bu yollarda...”

………………

Bunun arkasından MTV’nin kendini ilgilendiren asıl soru gelir:

“Siz Live 8 konserine çıkan bir sanatçı olsaydınız, öteki sanatçılarla birlikte hangi şarkıyı söylemek isterdiniz?”

Cumhurbaşkanı önce “Eyvah çok zor bir soru”der...

Biraz düşündükten sonra şu cevabı verir “Sadece izleme fırsatı bulduk ama Frank Sinatra ile birlikte olabilirdi. Siyasetle örtüşen bir şarkı. My Way... (Benim Yolum)”

Bu mülakatın üzerinden 16 yıl geçti... Bütün dünyanın köprülerinin altından çok sular aktı... Zamanın ruhu zamanın hayaletlerine dönüştü...

Barış isteyen, 20’nci yüzyılın büyük insanlık dramlarını unutmak, aşmak isteyen dünya kendini tarihin en pis vesayet savaşlarının içinde buldu...

Düşünüyorum...

Mandela hariç o liderlerin hepsi hayatta...

Bugün başka liderler de var…

Popülizm dünyanın çehresini değiştirdi.

Acaba onlara sorsak bugün ne derlerdi?

Liderlerin her birinin “ My Way”, yani  “Benim Yolum ”, bir anlamda  “Benim seçimim” dediği yollar, ülkelerini daha barışçı, daha müreffeh bir limana götürdü mü?

‘OUR WAY’

Türkiye Cumhuriyet tarihin gene çok duyarlı bir sürecinden geçmekte.

Şöyle ki…

1- TSK HEM BATI SURİYE’DE HEM DOĞU SURİYE’DE…

İki cephede birden ağırlık koymuş bulunuyor.

Batı cephesinde Rusya ve Suriye ile çıkar çatışması var. Fırat’ın doğusunda ise ABD ile..

Bir Amerikan Petrol firmasını PKK/PYD/SDG ile anlaştırdı.

Suriye petrolünü çıkarttırıyor.

Orada bir PKK uzantısı devlet oluşturma planı artık sır değil.

Türkiye 110 km uzunluk ve 30 km derinlikteki bir koridorla Akdeniz’e kadar uzanacak o projeyi ortasından yırttı.

Ama…

Özellikle doğudaki oluşum sürüyor.

2- TSK KUZEY IRAKTA…

PKK tehdidini topraklarımızın dışında göğüsleyip çökertmek stratejisi kararlılıkla sürmekte.

Kuzey Irak’ta çok sayıda üslerimiz kuruldu.

Bir hedef de “Kuzey Irak’la Suriye arasındaki PKK/PYD bağlantıyı kesmek...”

3- DONANMA DOĞU AKDENİZ’DE

Petrol arama gemilerimiz Kıbrıs dolaylarında ve Meis Adası’nı da kapsayan mavi vatan sularında…

Savaş gemilerimiz, bu araştırma gemilerinin etrafında mevzilenmiş durumda.

Atina da kendi savaş gemileri, savaş jetleriyle bayrak gösteriyor.

1974 Kıbrıs Harekâtı’ndan bu yana Türkiye-Yunanistan ilişkileri hiç bu kadar gerilmemişti.

4- DONANMA EGE ADALARI SORUNU

Lozan Anlaşması’na aykırı olarak Yunanistan’ın silahlandırdığı 10 Yunan adası yeni bir sorun.

Türkiye Ege’deki temel haklarından asla ödün vermeyecek.

5- TSK LİBYA’DA

General Hafter’i destekleyen Rusya, Körfez ülkeleri, Fransa ve Mısır’a karşı Türkiye de meşru Libya hükümetiyle anlaştı.

Yunanistan’ın Doğu Akdeniz planını bozan münhasır ekonomik sular anlaşmasını imzaladı.

Ancak orada da sular çok sert dalgalı.

………………

Yandaki sütunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyaset kariyerini oluşturan “My Way (Benim Yolum/Seçimim)” şarkısına işaret etmiştik.

Ancak bu 5 cephede birden Türkiye’nin büyük tavır koyuşları, oyun bozuşları, oyun kuruşları durumu “OUR WAY (Bizim Yolumuz, Bizim Seçimimiz haline dönüştürdü.)”

Omuz omuza olmalıyız.

Bu “bizim yolumuz…”