Geleceğin şehri NEOM

Suudi Arabistan’ın Tebuk bölgesi diye anılan Kuzeybatı’da “geleceğin şehri” kuruluyor.

Kızıldeniz kıyısı boyunca 460 km uzanacak şehrin tahmini maliyet 500 milyar dolar...

İlk bölümünün 2025 yılına kadar tamamlanması hedeflenen bu şehrin adı NEOM...

Kelimenin ilk 3 harfi, eski Yunanca “yeni” anlamına gelen “Neo...”

4’üncü harf ise Arapça “Mustaqbal” kelimesinin “M”si...

Bizim “müstakbel” diye Türkçeleştirdiğimiz kelimenin anlamı “gelecek...”

Yani...

NEOM kelimelerinin Türkçe açılımı “Yeni Gelecek...”

Geleceğin şehri NEOM

MbS’NİN AMİRAL GEMİSİ

Suudi Arabistan Veliaht Prens MbS’nin (Muhammed bin Selman) tutkuyla odaklandığı bir proje bu.

Onun “amiral gemisi...”

Washington Post gazetesinde Ishaan Tharoor yeni gelecek NEOM şehri için şöyle yazdı.

"MbS kendisini petrol zengini krallığın ekonomisini çeşitlendirmeye ve Suudi toplumunu daha geniş anlamda modernleştirmeye adanmış, büyük bir ulusal ve bölgesel dönüşümün mimarı olarak gösteriyor.

Suudi egemen serveti önde gelen küresel teknoloji şirketlerine yatırılıyor.

“NEOM” dünyanın ilk “bilişsel” metropolü olarak projelendirildi.

Tamamen “yüz tanıma” gibi akıllı teknolojilerden oluşan, “yenilenebilir enerji” kullanacak, ekolojik kent “yeni geleceği” temsil ediyor."

Geleceğin şehri NEOM

MADALYONUN DİĞER YÜZÜ

Ishaan Tharoor Washington Post’taki yazısında -sadece- MbS’nin NEOM kentine “alkış göndermesi” yapmış değil.

Aslında Meghan Markle ve Prens Harry’nin Kraliçe sarayındaki “ırkçılık” ve “aile işlev bozukluğu” açıklamalarının ardından medyadaki yankılanmalara işaret ediyor ve sorguluyor:

- İngiltere’deki saray

ailesinden “doğacak bir bebeğin ten rengi” konusunda imalar üstüne böyle gümbür gümbür gidiyorsunuz. 

Ama...

Başta Amerika ve İngiltere olmak üzere silah satımından gelecek milyarlar uğruna -otoriter- krallıklarda, şeyhliklerde, emirliklerde olanlara ne diyorsunuz?

- NEOM adlı “yeni gelecek” kenti harika proje ama bu projenin sahibi MbS’nin “Cemal Kaşıkçı suikastındaki rolünü doğrulayan ABD istihbarat raporuna” rağmen, bu yumuşak tavırlar neden?

- Sussex düşesi Meghan Markle ve çocuğunun “Teni koyu mu?” imalarına karşı tepkilere elbette evet...

Ama şöyle gerçekler de var.

- Suudi Arabistan’ın ikinci kralının açık sözlü kızı Prenses Basmah 2019’dan beri esaret altında.

Kötüleşen kalp rahatsızlığı nedeniyle tedavi edilmesi gerekiyor. Daha geçen hafta açıklanan bu durumuna küresel medyadan ses yok.

- Hanedan siyasetine ve diktasına ters düşen diğer körfez prensesleri de benzer bir kaderle karşılaştı, gözden kayboldular
ve şüpheli koşullarda saklandılar.

Örneğin...

2018’de BAE’den (Birleşik Arap Emirlikleri) kaçmaya çalıştığından bu yana hapsedilen Dubai Şeyhi’nin kızı Prenses Latifa...

Onun gizli bir telefonda kaydettiği videoları geçen ay BBC’de yayınlandı.

BM bunun üzerine BAE’yi “Prenses’in yaşadığına dair kanıt göstermeye” çağırdı.

Ya sonra?..

- Prenses Latifa, BBC’yle yaptığı yazışmalarda 20 yıldan fazla bir süre önce ablası Prenses Shamsa’nın BAE ajanları tarafından İngiltere/Cambridge’teki bir sokaktan kaçırıldığını iddia etti.

Prenses Shamsa özel bir jetle Dubai’ye geri götürülmüş.

20 yıl 7 aydır hiç görülmemiş.

Ya Prenses Shamsa için tepkiler?..

Geleceğin şehri NEOM

- “Lese-majeste yasaları” Avrupa’nın, Ortadoğu’nun hatta Tayland gibi Asya ülkelerinin monarşilerinde uygulanıyor.

Yani...

“Sadece majestelerine karşı işlenmiş suçları cezalandıran özel yasalar” bunlar.

Tayland’da da bu yasaya göre tutuklamalar karşısında küresel yankılar yok...

...................

Bunlar Ishaan Tharoor’un Washington Post gazetesinde yayımlanan yazısından “mealen” yansıttığım satırlar.

Sayılan isimler “beyazlar dünyasının birer ünlüsü” olmadıkları için Meghan Markle’a gösterilen ilgi ve duyarlıktan yoksunlar.

Yazar da “bu çifte standart duyarlılığa” işaret ediyor.

KRALİÇE CHARLOTTE MELEZ MİYDİ?

Burnundan kıl aldırmayan İngiliz saray soyluları yüzyıllardır “üstü örtülü beyaz ırk politikalarını” özenle sürdürdüler.

Avrupa’nın başka başka ülkelerindeki saray ailelerinden kız almak da -güvenlik amacının yanı sıra- mavi kan saflığını ve beyaz rengi korunmak nedeniyledir.

Ama...

1761’de henüz 17 yaşındayken İngiltere Kralı III. George ile evlenen Prenses Sophia üzerinde bir soru işareti var:

Sophia melez miydi?

Geleceğin şehri NEOM

Kraliçe Charlotte’nin ilk oğlu Kral George IV tahta geçmişti.

O zamandan beri melez kan mı karışmıştı İngiliz hanedanına?

1996’da bir belgesel için Kraliçe’nin soyunu araştıran Mario de Valdes y Cocom’a göre Kraliçe Charlotte’nin soyu Portekiz kraliyet ailesinin siyah üyelerine kadar uzanıyor olabilir.

Alman Prenses olarak bilinen Kraliçe Charlotte’nin aslında doğrudan 9. nesil Portekizli asil bir kadın olan Margarita de Castro y Souza ile ilgili olduğuna inanıyor bu araştırmacı.

Margarita de Castro y Souza, Portekiz Kralı III. Alfonso Güney Portekiz’deki Faro şehrini fethettikten sonra aldığı Madraganalı sevgilisi...

Bu durumda Charlotte’nin nesillerce öncesine dayanan siyah kökeninden söz edebiliriz.

Charlotte’nin portresinin beyazlığına gelince...

Yaşadığı çağın güzellik standartlarına uymak için “pudralandığı” da iddia edilmekte.

..................

Meghan Markle İngiltere hanedanına giren -bir ihtimalle- tek melez değil.