Her şeyde bir hayır var

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “ABD ile ilişkiler hayra alamet değil” dedi.

Bu söylem “daha da kötüye gidebilir” mesajını da mı veriyor.

........

Neden böyle?

BİANET (Bağımsız İletişim Ağı) dün “son birkaç yıldır ilişkileri (ABD-Türkiye) bir arada tutan tek şeyin Erdoğan  ile (Trump’ın) kişisel ilişkileri oldu “ yorumunu yapıyor.

BİANET kaynağı olan eski bir Pentagon yetkilisi CNBC’ye “Trump’ın görevden ayrılmasıyla Erdoğan çok ama çok endişeli olmalı” demiş.

“Endişeli” sözcüğü yanlış seçilmiş. Doğrusu “hayra alamet” olmadığını Erdoğan’ın daha Biden’ın seçildiği günlerde görebildiğidir.

Her şeyde bir hayır var

SORUNLAR DEMETİ

Buradan devam edelim.

“Türkiye ile ABD ilişkileri zaten öylesine bozulmuş ki sadece Erdoğan ile Trump’ın arasındaki özel yakınlıkla zar zor yürütülüyormuş...”

NATO üyesi hiçbir ülke, hiçbir konuda ABD’yle bu kadar çok konuda karşı karşıya değil.

Şöyle ki...

- ABD, alenen ve fütursuzca PKK’nın

uzantısı olan Suriye’deki PYD’yi destekliyor.

- Binlerce TIR silahla donatıyor.

Eğitim veriyor, mali ve diplomatik kanatları altına alıyor.

- Patriot füze savunma sistemini vermiyor, satmıyor. Diğer NATO ülkelerinden alma yollarını da kesiyor.

- Türkiye’nin S-400’leri Rusya’dan temin etmesi üzerine 1 milyar 400 bin dolar ödediğimiz ve -üretimine bazı parçalarının yapımıyla- katkıda bulunduğumuz F-35’leri vermekten de vazgeçiyor.

“Sizi proje ortaklığından çıkarttım” diyebiliyor.

- Yaptırımlar uyguluyor.

- Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin fosil yakıt aramalarına karşı olan “ülkeler grubundan yana” ağırlık koyuyor.

Ve de Türkiye’ye “ucu açık tehditler” savuruyor.

- Bütün bunların yanı sıra Başkan Biden’ın seçilmeden önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan -kabul edilemez- sözleri...

- New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda “Erdoğan’la kısa bir görüşmeye” bile randevu vermeyişi...

- Biden, Başkanlık görevine başladıktan ancak 3 ay sonra Erdoğan’la telefonda konuşmuştu.

O konuşmada da sadece “ertesi gün ‘Ermeni Soykırımı’ ifadesini kullanacağını” söylemişti.

Biden soykırımı resmen tanıyan ilk ABD Başkanı oldu.

Her şeyde bir hayır var

SOÇİ BULUŞMASI

Dün Bloomberg yorumunun başlığı şöyle:

“Erdoğan ABD ile ilişkilerin gerildiğini söyledi, Rusya bağlantılarını artırdı.”

ABD’den olumsuz rüzgarlarla dönen Cumhurbaşkanı Erdoğan 29 Eylül’de Rusya Başkanı Putin’le görüşmeye gidiyor.

Heyet toplantıları yapılmayacak.

İki lider baş başa olacaklar.

“Çok sayıda çok önemli” gündem maddesi var.

“The Times Of İsrael’e” göre Karadeniz tatil beldesi Soçi’deki bu ikili görüşmenin “İdlib en önemli sorunu.”

Fakat...

ABD dönüşü Erdoğan’nın “duyarlı” açıklamalarından sonra “stratejik yeni sayfalar” açılabilir.

........

Her şeyde bir hayır var.

........

Rusya gezisi için yazı önümüzdeki hafta.

Başkan ve güzellik yarışması!

Daria Gonecharevitch 10 Eylül Cuma günü Minsk’teki spor salonunda 2021 Miss Belarus seçildi.

Güzellik kraliçesi seçilmenin keyfini çıkaramadan bu mutluluk burnundan getirildi.

Çünkü...

Ülkeyi 27 yıldır yöneten Belarus Başkanı Aleksander Lukashenko’nun hışmına uğradı.

Sebep...

Kıyafetindeki renkler “kırmızı beyazmış!..”

Her şeyde bir hayır var

“Kırmızı beyaz” Aleksander Lukashenko’ya karşı caddelere, meydanlara dökülen protestocuların “muhalefet renkleri.”

Minsk Belarus 2021 seçilen Daria bir anda “tacının geri alınması tehlikesiyle” karşı karşıya kaldı.

Neyseki son anda Daria’yı organizasyonu yapanlar “haber ajansı Minskaya Pravda’da bir röportaj” ayarladılar.

Daria röportajda “cumhurbaşkanına minnettar olduğunu” söyledi.

Böylece “tacını kurtardığı düşünülürken bu kez de henüz 17 yaşındayken çektirdiği bir fotoğraf” ortaya çıkarıldı.

Arkasında “beyaz” fon olduğu için bir kez daha şimşekleri üzerine çekti. 

Daria artık ağlamaklıydı.

Gene röportaj...

“Beni radikal amaçları için kullandılar” diye yakındı.

“Cumhurbaşkanına minnettarlığını” defalarca tekrarladı.

Ve...

Tacını kurtardı.

BAŞKANIN ÖZEL İLGİSİ

Le Monde’a göre Belarus Başkanı Lukashenko’nun kişisel olarak ilgi duyduğu iki alan var.

“Güzellik yarışmaları ve spor...”

Güzellik yarışmaları 1996 yılında Başkan’ın bizzat kurdurduğu “Ulusal Güzellik Okulu” tarafından düzenlenmekte.

Aleksander Lukashenko “güzelliğin bir silah olduğunu” söylüyor.

Lukashenko yarışma gecelerine bizzat katılıyor.

Cumhurbaşkanı protokol servislerine personel, bu yarışmalara katılan ve kazanan güzeller arasından alınıyor.

Rus araştırmacı medyası Proekt’in yayınına göre yarışmacılar, “başkanın kolları arasında dans ederken veya başkanın uluslararası seyahatlerinde yanında görüldüler, fotoğraflandılar.”

Bu yarışmacı genç kızlardan bazıları televizyonda veya devlet kurumlarında da -Lukashenko’nun talimatıyla- çalışıyorlar.

PARLAMENTER GÜZEL

Proekt’in satırlarıyla devam.

Miss Belarus, 2018 Dünya Futbol Kupası’nda başkanın yanında görüntülendi.

1 yıl sonra ülkenin en genç parlamenter üyesi seçildi.

Henüz 22 yaşında.

Her şeyde bir hayır var

..........

Son olarak...

Lukashenko’nun emriyle güzellik yarışmalarına katılmak için “vatansever olmak” şartı da getirildi.

“Protesto gösterilerinde görünenlerin aday olamayacakları” açıklandı.

Ne var ki...

Bu “şart” ters tepti.

Güzellik yarışmasına aday katılımı çok az sayıda kaldı.

Ne yapıldı derseniz?

Devletin üst katından kurumlara, il ve ilçe yönetimlerine genelge gönderilerek, güzellik yarışmalarına belirli sayıda aday göndermeleri emri verildi.

...........

Bu başkan 1994’ten bu yana 27 yıldır Belarus’u yönetmekte.

“Dünyanın çivisi çıktı” söylemini bir kez daha hatırlayalım.

İstanbul yolcusu kalmasın

Yeni sezonda da Zorlu PSM “sanatın çekim merkezi...” Her salonunda ayrı bir müzik etkinliği.

Bunlardan Tenor Rolando Villazon konserine yetişmeye çalışıyorum.

Pandemi nedeniyle kışı ve yazı geçirdiğim Bodrum’dan ayrılarak bir “İstanbul parantezi açacağım.”

The Times’a göre Rolando Villazon “günün divolarının en çekicisi...”

Placcido Domingo’nun “operalia” yarışması dahil Tenor Villazon önemli ödüller aldı.

New York’taki Carnegie Hall’da söyledi.

Salzburg Mozart Vakfı’nın büyükelçisi.

Salzburg Mozart Haftası’nın sanat yönetmeni.

.........

Ve...

Aynı gece Mısırlı soprano Fatma Said de sahnede olacak. Milano’daki Akademia de Theater Alla Scala’dan mezun.

Ve Scala’da sahneye çıkan ilk Mısırlı sanatçı.

Luksor Tapınağı’nın büyülü ortamında “İpek Yolu konserinin” yıldızıydı.

Bu konser benim de 1.5 yıl sonra İstanbul’a dönüşümün “kişisel galası” olacak.

İstanbul yolcusu kalmasın...

Her şeyde bir hayır var