İki güçlü kart

Vefatının 7. yıl dönümünde 9’uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i güncelliğini sürdüren şu söylemiyle analım: 

“Türkiye kendi kaynaklarıyla kendini besleyebilen az sayıda ülkelerden biridir…” 

O zaman bu kelimeler bize “olağan” gelmişti. 

Ama bugün “dünyada kıtlık ve açlık” kaygıları büyürken stratejik önemi vurgulanıyor. 

Demirel’e rahmet dileyerek dünkü Washington Post’tan şu başlığı yansıtayım… 

“Ukrayna Savaşı’nın dalga etkisi potansiyel bir kitlesel açlık…” 

Gazete, Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle, dünyadaki buğday ve arpanın yüzde 30’unun engellendiğine, bunun 40 milyonu aşkın insanı açlığa iteceğine işaret ediyor. 

İki güçlü kart

SESSİZ VE DERİNDEN 

Sessizce, derinden yürütülen bir    çalışmayı da haber vermekte. 

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Rusya’nın yanı sıra Ukrayna’nın gıda ve gübre ihracatını hayata geçirmek için haftalardır çalışıyor. 

Hedefi Karadeniz ambargosunu kaldıracak bir anlaşma. 

Türkiye, Rusya ve Ukrayna ile sessizce müzakere yürütüyor. 

Önümüzdeki hafta Türkiye’de bu üç ülke yetkililerinin bir araya geleceği bir toplantı söz konusu. 

“Kargo gemilerinin donanma eskortuyla Karadeniz’de yeniden ticarete açmak” planı masada. 

ABD Dışişleri Bakanlığı da bu çabayı destekliyor. 

Gelecek haftaki toplantıda görüşmeler iyi giderse, Ukrayna’nın her ay deniz yoluyla 2-4 milyon ton tahıl ihracına (sevkiyatına) başlayabileceği öngörülüyor. 

Ukrayna Savaşı, o ülkenin sınırları içinde yaşanıyor. Ancak… Sonuçları giderek artan bir şekilde dünya çapında hissediliyor.  

İki güçlü kart

REHİN 

ABD Dışişleri Bakanı Blinken geçen hafta “Dünyanın gıda arzı tam anlamıyla Rus ordusu tarafından rehin alındı” demişti. 

Dramı, gözlerinizde daha iyi canlandırmanız için “Ukraynalı çiftçilerin ekinlerini çelik miğfer ve kurşungeçirmez yelek giyerek, her an bir mermi ya da şarapnel parçasıyla vurulmak tehlikesi altında hasat etmeye çalıştıklarını” belirteyim. 

Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle dünyada açlık tehdidiyle karşı karşıya 10 ülke var. 

Örneğin Mısır… 

Buğday ihtiyacının yüzde 80’ini Ukrayna ve Rusya’dan sağlamakta. 

Neyse ki… 

Buğday ithal etmemize rağmen biz bu 10 ülke arasında değiliz. 

………………. 

Her ihtimale karşı alternatif önlemler de planlanmakta, uygulanmakta. 

Kara ve demir yollarıyla, nehir tekneleriyle ve Romanya, Bulgaristan limanlarıyla Ukrayna buğdayının ihracı sürdürülüyor. 

Gübre de Ukrayna’nın önemli bir ihracat kalemi. 

Dünyada gübre fiyatları iki katı yükseldi. 

Bütün dünyada enflasyonun yükselişe geçmesinde Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ciddi etkisi var. 

İki güçlü kart

PUTİN’İN PARMAĞINDA 

Dış siyasette “zorlayıcı diplomasi” yöntemi önemlidir. 

Batı “yaptırımlarla” Rusya’ya “zorlayıcı diplomasi” uyguluyor. 

Ama… 

Putin’in elindeki kartlar da oyunu yükseltecek güçte. 

“Gıda krizi” kartını yukarıdaki satırlarda anlattım. 

“Enerji kartı” da bir o kadar güçlü. 

Önceki gün Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Almanya ve İtalya Başbakanları Scholz ve Draghi ahşap kaplamalı, sarı sıcak ışık veren abajurlarla aydınlatılmış lüks bir vagonda Kiev’e gittiler, Zelenskiy’le konuştular ve gene trenle döndüler. 

Bu konforlu tren yolculukları gerçekleşirken ne oldu? 

Cevap dünkü New York Times’ta yayımlanan başlıkta: 

“Avrupalı liderler Kiev’i ziyaret ederken Putin, Kuzey Akım gazının yüzde 40’ını kesti!..” 

Rus basını da “Makarnacı, şarapçı, sosisçi trenle Kiev’e geldi” diye dalga geçti. 

New York Times, haberinde, “Putin, onlara parmağının gaz sekmesinde ve Avrupa ekonomileri kaderinin de elinde olduğunu hatırlattı” diye yazdı. 

Almanya’da her iki evden biri Rus gazıyla ısınıyor. 

Fabrikalar yüksek oranda Rus gazı kullanıyor. 

Rusya gerekçe olarak “yaptırım nedeniyle Kuzey Akımı hatlarında onarım yapamadığını” açıkladı. 

Son zamanların söylemiyle “yersen!..” 

Gerekçe “onarım imkânsızlığı” olduğuna göre daha da kesintiler yapabilir. 

İki güçlü kart

ENFLASYON 

Rusya’nın bundan zararı da olmaz. 

Çünkü gaz fiyatları füze gibi yükseliyor. 

Gazprom yöneticileri memnun. 

Daha az gaz verip, çok daha fazla para kazanıyor. 

Almanya Ekonomi Bakanı Habeck, “Bu başından beri korktuğumuz şeydi. Putin gaz miktarını azaltıyor, hepsi bir seferde değil, adım adım” dedi. Almanları “gaz tasarrufuna” çağırdı. 

………………….. 

İtalya da Rus gazı kullanıyor ve kaygılı… 

Enflasyon Avrupa’da tırmanıştayken enerjideki bu kriz ekonomilere tehdidi büyütüyor. 

Rusya daha önce Bulgaristan’a gaz tedarikini tamamıyla kesmişti. 

Çekya ve Avusturya da Rus gazına bağımlı iki ülke. 

Endişeliler. 

Almanlar “Rus gazından tamamıyla vazgeçebilmenin iki yıl alacağını hesapladı. Kömüre ağırlık veriyorlar.” 

Sonuç… 

Putin’in mesajı... 

“Unutmayın ekonomileriniz benim insafımda!..”