Klasik müzik, caz atışması...

İKSV festivallerinin en güzel gecelerinden biriydi. Klasik müzikle, cazın bir arada sunulduğu keyifli, neşeli, esprili harika bir gösteri ve dinleti.
Bizim “aşıklar taşlaması” gibi bir orkestra, bir caz dörtlüsü...
Deutsche Phılharmonie Merck Orkestrası Şefi Wolfgang Heinzel “cool” haliyle ve yumuşacık ses tonuyla anlatıyordu:
Biz klasik müzik orkestrasıyız. Ama zaman zaman caz yaparak, caz dinleyerek kendimize neşe pencereleri açarız.
Bir gece evimde caz dinliyordum.
Yan tarafta ise komşum klasik müziği ardına kadar açmıştı, Ravel’in Bolero’su.
Bir süre bir kulağımda caz; “lady” diğer kulağımda bolero...
Caz-bolero...
Klasik müzik, caz atışması...Bolero-caz...
Çıldıracak gibi oldum.
Ama birkaç dakika sonra alıştım.
İkisinin birlikteliği hoşuma gitti.
Ve...
Şimdi size bu birlikteliği sunuyoruz.
Filarmoni Orkestram ve Opera Swing Quartet caz üçlümden bu harman şimdi...
Kendisi de piyanoya geçti.
Müthiş bir “dinleti/gösteri” yaşadık.
Böyle birkaç örnek daha sundular.
“Figaro’nun Düğünü” ile caz seçkileri “It’s wonderful...”
......................
“Rossini” ile gene “caz...”
Şef Wolfgang şehir gürültüsünü bize “İstanbul’da da bazen biber gazı bombaları patlıyor, ambulans ve polis sirenleri, klakson sesleri duyuluyor, işte kentin merkezi ve işte müziği” diye olayı karikatürize etti.
......................
Klasik müzikle, cazın başka eşleştirmeleri de vardı.
Hafızamda kalanlar bunlar.
Belki de birini diğeriyle karıştırmış olabilirim.
Ama ne olursa olsun inanılmaz güzel bir geceydi.
.......................
Kerem Görsev de eşleşmede çaldı.
Şefle birlikte piyanoyu paylaşarak nasıl da güzel bir dinleti sundular.
Alkışlar...

Klasik müzik, caz atışması...ÇİKOLATANIN MELEĞİ
FOTOĞRAFTAKİ 3 genç ve güzel kadını gören duruyor. Kimileri birlikte fotoğraf çektirmek istiyor.
Bazıları içeri girip el yapımı çikolata veya dondurma alıyor.
Marie Antoinette Topağacı Ihlamuryolu’nun Nişantaşı’na açılışında şık bir dükkan.
Sahibi Melekler Korusun ve Alev Alev dizilerinden tanıdığınız Rojda Demirer.
Ablası Ruken ile birlikte bu çikolata lezzet durağını açmışlardı.
Sevdiğim ve uğradığım “gurme buluşmaları” köşesidir.
Diziler arasında Rojda dükkanını yönetiyor şu günlerde.
Dizilerden oyuncu arkadaşları da onu yalnız bırakmıyor.
Fotoğraftaki arkadaşları Melekler Korusun ve Benim İçin Üzülme’den Selin Şekerci ve İki Yaka Bir İsmail’den Meltem Güleç. Selin Şekerci şimdilerde Hopa’da Mahsun Kırmızıgül’ün çekimlerinde.
Dükkanın önündeki yüksek masalar etrafında keyifli muhabbetler...
Hacettepe Üniversitesi Konservatuarı’nı bitiren Rojda ve ablası çikolatalarını kendileri imal ediyor.
Hammaddeleri Belçika Callebauch’dan.
Ürünlerinin formül patentini de ya almak üzereler ya da aldılar.
Şimdi de başta damla sakızlı olmak üzere, kendi imalatları çikolata ve beyaz kahveli nefis dondurmalar.
Nişantaşı sürprizler yeri...

Klasik müzik, caz atışması...CUMHURBAŞKANI DARBE YAPTI
ABD Başkanı (Cumhurbaşkanı) “öldü” zannediliyor.
Yerine yemin ettirilen 2’nci Başkan da ölüyor.
Temsilciler Meclisi Başkanı, yapılacak seçimlere kadar başkanlığı devralıyor.
Ancak...
Asıl başkan ortaya çıkıyor ve Temsilciler Meclisi Başkanı geçici başkana “seni görevden aldım” diyor.
Ama “Başkan artık benim, buna yetkin yok” itirazına “var, istersen buna -darbe- diyebilirsin” cevabıyla noktayı koyuyor.
Mısır’da Mursi’nin devrilmesi sonrası ortalıkta “darbe” laflarından geçilmezken bu da “ABD Cumhurbaşkanı’nın darbesi!..”
Filmden bahsettiğimi anlamışsınızdır.
Adı “Beyaz Saray Düştü (White House Down)...”
Keyifli ve -oldukça- heyecanlı bir “yaz filmi...”
Resmi bilgiler dışında ilginç anlatımlar da var.
Örneğin...
Toprak altındaki katlar olduğu ve bunlarda 100 küsur oda, 35 banyo yer aldığı...
7 metre kalınlığında çelik ve beton duvarlarla korumaya alınmış, nükleer bombalara bile dayanıklı bir başkanlık ofisinin varlığı...
Bir de şaka gibi iddia...
Yer altındaki 3 tünelden birinin eski başkanlardan C.F Kenndy tarafından sevgilisi Marilyn Monroe’yu Beyaz Saray’a almak ve sabaha karşı göndermek için kullanıldığı...
O tünel, filmde rehin alınmak istenen ABD Başkanı’nın kaçması için kullanılıyor.
Başkan tıpkı Obama gibi siyah...
Demokrasi’nin ve adaletin simgesi... Başkanı Jamie Foxx oynuyor.
Filmin kahramanı ise son yıllarda yıldızı hayli parlayan Channing Tatum.
Beyaz Saray 1800’de tamamlanmış.
1814’te İngilizler tarafından yakılmış.
1817’de yeniden kullanılmaya hazır hale getirilmiş.
1949’da bütün iç duvarları yıkılmış ve çelik-beton bir çerçeve üzerinde yeniden inşa edilmiş.