'KÖPEK YAVRUSU GİBİ KOVDUM'

ABD Başkanı Trump, bir süre önce görevden ayırdığı Ulusal Güvenlik Danışmanı John R. Bolton için şöyle diyor:

“Yetersiz ve yalancı... Onu bir köpek yavrusu gibi kovdum...”

Ne seviye ama...

Trump’ı öfkeden köpürten ve böyle konuşmasına neden olan hadise Bolton’ın yazdığı kitaptır:

“THE ROOM WHERE IT HAPPENED- A White House Memoir (OLAYLARIN GERÇEKLEŞTİĞİ ODA- Bir Beyaz Saray Hatırası)”

Kitap daha raflarda yer almadan New York Times ve Washington Post gibi gazetelere sızmıştı.

Ve bazı satırları gazetelerde yayımlanınca Trump kırmızı görmüş boğaya dönmüştü.

Ve...

Ağzına geleni söylemişti.

FIRÇA BIYIKLI

John R. Bolton, 9 Nisan 2018’den, 10 Eylül 2019’a kadar Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı olarak görev yaptı.

O günleri anlatan bir yazı okumuştum.

‘ Bolton’ı Trump’a nasıl kabul ettireceklerdi?

Gerçi Bolton da Cumhuriyetçiydi.

Cumhuriyetçiler döneminde ABD’nin BM Daimi Temsilciliği ve Adalet Bakanlığı Yardımcılığını yapmıştı.

Ama...

Çok dik kafalı ve lafını esirgemez türden olduğu biliniyordu.

Trump’a hiç de uygun olmayan bir profil.

Asıl sorun...

Bolton’un “fırça gibi bıyıkları.”

Trump bu bıyıkları görünce “gıcık” olacaktı.

Dedikleri gibi de oldu ama Bolton’ın harbiliği Trump’ın hoşuna gitti.

Görevi verdi.

1 buçuk yıla yakın süre iyi çalıştılar.

Ama...

Dik kafalılık nedeniyle “fırça bıyıklar Trump’a batmaya başladı.”

Görevine son verildi.

KÖPEK YAVRUSU GİBİ KOVDUM

HAİN

Trump yönetimi Bolton’ın kitabının yayımlanmasını engellemek istedi.

Adalet Bakanlığı 23 Haziran’da satışa çıkmasını önlemek için, Federal Mahkeme’ye başvurdu.

“Ulusal güvenliği tehlikeye atabilecek derecede devletin gizli bilgilerini içerdiği” gerekçesiyle yapılan başvuru mahkemece reddedildi.

Daha ilk günlerden, kitap “en çok satanlar arasında birinci sıraya” yerleşti.

...................

Bolton yayıneviyle bu kitap için 12 milyon dolarlık bir anlaşma imzalamıştı.

Bakalım bu 12 milyon doları kendisine mi saklayacak, yoksa bir hayır kurumuna mı verecek?

Aslında bu tür anılar için bir ikilem tartışılagelmiştir.

Etik açıdan yapılan eleştiriler şöyle:

“Seni o göreve getirmiş.

Güvenmiş.

Kendisinin ve devletin sırlarını paylaşmış.

Çalıştığın sürece itiraz etmemişsin.

Her söylediğine eyvallah demişsin.

Sonra bu yaşadıklarını paraya çevirmek için yazıyorsun!..”

Diğer bir görüş ise:

“Tarihin zenginleştirilmesi...

Yaşanan deneyimlerin kuşaklara kazandırılması için hatıralar yazılmalıdır...”

Hangisi doğru?

Bana göre ikisinin arasında bir yol -zor da olsa- açılmalı.

Düşmanca hislerle, aşağılamalarla değil gelecek kuşaklara kazandırılmasında fayda olan deneyimler ve tarihi zenginleştirecek unsurlar yazılmalıdır.

Devlet ya da güvene dayalı insani ilişkilerin

sırları ise yazılamamalıdır.

Ben de kitaptan satırlar yansıtırken böyle

bir ölçüt ve seçicilik yapıyorum.

Özellikle Türkiye ile ilgili olanlarda...

KANKA MODU

“Adaletin engellenmesi

-Beyaz Saray için ‘bir hayat biçimi’dir.”

- Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’den Kasım 2020’deki seçimleri kazanabilmek için destek istedi. Çin’den büyük miktarda Amerikan Tarım ürünleri almasını diledi.

- Trump’a göre “Gazeteciler idam edilmesi gereken pisliklerdir.”

- Trump, “Ukrayna’nın Rusya’nın bir parçası olduğunu”  düşünüyor.

“İngiltere’nin nükleer bir güç olduğunu ise bilmiyor!!.”

- Bolton: “Trump, Bronson olayından kısa bir süre sonra, yine ‘kanka’ moduna döndü.” (Erdoğan’la demek istiyor. “Kanka“ kelimesiyle tercüme edilen ingilizce orjinal kelime nedir bilmiyorum.

Ama “yakın arkadaş” demek istemiş olabilir.

KÖPEK YAVRUSU GİBİ KOVDUM

Kitaptan Trump’ın Erdoğan’a yakınlık duyduğunu gösteren başka satırlar da var G.C)

- “Erdoğan’la konuşurken Trump, ABD’de Kürtlere destek olduğunu vurguladı.

Çok önemli bir dönüm noktası olduğunu düşündüğü bir konuyu gündeme getirdi: ‘ABD ile Türkiye arasındaki ticaretin artırılması...’

Bunun üzerine Erdoğan YPG-PYD-PKK’nın Kürtleri manipüle ettiğini ve temsil etmediklerini söyledi. Hükümetinde Kürt milletvekilleri ve bakanlar olduğuna, Kürtlerin kendisine büyük sevgi, sempatisine ve kendisinin Kürt bölgelerinde büyük mitingler düzenleyebilen tek lider olduğuna dikkat çekti.”

Teröristler dışında kimseyi öldürmek istemediğini söyledi.

(Bu da zaten Erdoğan’ın ve Türkiye’nin temel ve kamuya açık genel siyasetidir. G.C)

14 Aralık 2018’de Trump’ın Erdoğan’la yaptıkları telefon görüşmesinde Suriye gündeme geliyor. Kitaba göre Trump,

Bolton’a “Suriye’den çıkmak istediğini” söylemiş.

Ve Bolton kitapta “Erdoğan’a da bunu doğrudan söylemesinden korktum” diye yazıyor.

Bu konuşmanın başında Trump’ın Erdoğan’a “Halkbank konusunda bir anlaşma sağlanmasına çok yakın olduklarını” söylemiş. Bolton “Erdoğan memnun oldu. Hatta İngilizce bile konuştu” diyor.

KÖPEK YAVRUSU GİBİ KOVDUM

IVANKA TRUMP’LA TV RÖPORTAJIM...

Trump Towers’ın açılması bağlamında Trump’ın kızı Ivanka Türkiye’ye gelmişti.

Ben de Şeffaf Oda’ya konuk almıştım...

Çok güzel bir genç kadın.

Ama...

Güzelliğinin ötesinde gerçekten zeki ve donanımlı olduğu izlenimini verdi.

“Babasından daha iyi pazarlamacı olduğunu” söylediğini hatırlıyorum.

İnşaatlarından birinin pazarlama organizasyonunda iki saatte 400 daire satmış.

Babasının bile hayret ettiğini söylemişti.

“Eşim de büyük bir iş adamıdır. New York’ta kendi gazetesi var” demişti.

Trump Towers’ın sahibi Aydın Doğan’ın kızları ve damadı Mehmet Ali Yalçındağ ile Ivanka Trump’ın “arkadaşlık düzeyinde” denebilecek yakın ilişkileri oluşmuştu.

Sanıyorum İstanbul’da iki Trump Kulesi’nin varlığı da iş adamı odaklı Trump’ın iç dünyasında duygusal bir artı üretmiş olabilir.

Amerika’nın nabzını iyi tutan dostlara göre önümüzdeki Başkanlık seçimini Trump’ın alması artık zor ama alması Demokrat adayın kazanması olasılığına göre Türkiye’nin daha lehine.