Küresel efendiler

Elon Musk’ın Twitter’ı satın alması “medya yoluyla küresel güç sorununu” tartışmaya açtı.

Medya özgürlüğü konusunda kanaat önderlerinden Prof. Robert McHesney şöyle bir yorum yaptı:

“Elon Musk dünyanın en zeki insanı olsa, en iyi kalbe de o sahip olsa, Tanrı tarafından kutsanmış
olsa bile, bu kadar büyük güce sahip olması yanlıştır. Demokratik siyaset teorisine aykırıdır.”

MİLYARDERLER KULÜBÜ

Aslında bir “beyaz erkek milyarderler kulübünün küresel gücünden” kuşku duyulmakta.

Elon Musk, Twitter’ı alarak zaten yanmakta olan ateşin üzerine benzin döktü.

“Yanlış bilgilendirmenin demokrasi üzerindeki olumsuz etkisi” konusunda bir diğer
kanaat önderi Brendan Nyhan “sosyal medya imparatorları Zuckerberg ve Musk’ın bilgi akışında insanlık tarihinde
tahayyül edilebilecek en büyük etkiye sahip olmalarının küresel tehlikesine”
işaret etmekte.

Nyhan’a göre, “Bu platformların üzerindeki bilgiler kontrol dışıdır ve kesinlikle şeffaf değildir.”

…………..

Amerikan Heritage Foundation’ın direktörü Kara Frederick, “Bu milyarderlerin hükmettikleri şirketlerin dokunulmazlıkları Amerikan halkı yararına kaldırılabilir” uyarısını yaptı.

ACLU’nun “Konuşma Özgürlüğü, Mahremiyet ve Teknoloji Projesi” başkanı Ben Wizner da uyarıyor:

“Bilgi edinme ve edindirme sınırlarımızın üzerinde olağanüstü kontrol uygulayan bir avuç hiper zengin insandan bahsediyoruz.

Oysa…

Medya ve gazeteciliğin önemi, yalnızca bir avuç milyarderin değil, milyonlarca yurttaşın, küresel bakarsak, milyarlarca insanın çıkarlarını temsil eden bir ekosistem olması gereğidir.”

Küresel efendiler

DEVLET GİBİ

Elon Musk Twitter’ı 44 milyar dolara satın aldı.

Yani…

Ortadoğu’da bir devlet olan Ürdün’ün gayrı safi milli gelirinden daha fazlaya…

Böylece, ABD’nin dördüncü en büyük sosyal medya ağına sahip oldu.

Diğer üç büyük sosyal medya platformu ise Facebook, Instagram ve Messenger

Bunların üçünün birden sahibi ise Forbes’in dünyanın en zenginleri listesinde 15 numara olan Mark Zuckerberg…

Dünyanın en zengini ve 15’inci zengini yerküredeki dört en büyüğe hükmediyor.

Sadece Amerika’nın değil, yerküredeki her ülkenin siyaseti ve seçimleri üzerinde tartışılmaz etki gücü…

Onların bir özellikleri de “yardımsever insanlar profili” çizmeleri…

SİLİKON’UN EFENDİLERİ

Mark Zuckerberg ve Elon Musk Silikon Vadisi’nin efendileri.

Amerikan Prensipleri Projesi Direktörü Jon Schweppe “Çevrimiçi konuşma özgürlüğümüz için iki hiper milyardere güvenmek zorunda olmamız gerçekten bir dram. İki kahramana ihtiyacımız olması büyük talihsizlik.  Ama durum da bu” diyor.

………….

Küresel efendiler

“Bir avuç milyarder” demiştik.

Bu iki ismin yanı sıra diğerlerini de sıralayalım.

Dünyanın ikinci zengini Jeff Bezos saygın Washington Post’u satın aldı.

Editöryal bağımsızlık güvencesi verdi.

Ama…

Aslında “işe alma, işe son verme gücü” onda.

Dünyanın dördüncü zengini, Microsoft’un kurucusu Bill Gates “NPR gibi kuruluşlarla gazeteciliği doğrudan finanse etmek için büyük paralar harcamakta.”

Dünyanın 309’uncu zengini Salesforce CEO’su Mark Beninoff efsane dergi Time’ı satın aldı.

Yerkürenin pek çok ülkesinde medya kuruluşları olan dünyanın 85’inci zengini Rupert Murdoch Wall Setreet Journal’ın yanı sıra New York Post’u satın aldı.

Fox News’u kurdu.

Milyarder Michael Bloomberg ise Bloomberg LP’yı yarattı.

Murdoch ve Bloomberg “fikir odaklı gazeteciliğe” imza attılar.

Bir avuç beyaz milyarderler kulübünün duayen aileleri ise William Randolph Hearst ile New York Times’in sahibi Sulzberger’ler.

Küresel efendiler

EGO SORUNLU ZENGİN

Yazıya Elon Musk’la başlamıştık.

Onunla noktalayalım.

Washington Post’a göre, “Musk,
onun yeni gücüne odaklanılmasından keyif alıyor.”

Bill Gates’e yönelik bir hakaret tweet’lemiş.

Gates’i hamile bir adam emojisiyle eşleştirmiş.

Cumhuriyetçi Ocasio- Cortez’ın “ego sorunu olan milyarderin mega bir iletişim platformunu tek başına ve tek taraflı kontrol edebilmesini eleştiren” tweet’ine Musk çok garip bir cevap vermiş.

“Bu Kongre üyesinin kendisine romantik ilgi duyduğunu” iddia etmiş.

“Bana vurmayı kes, gerçekten utanıyorum” demiş.

……………….

Sadece ABD’nin değil hepimizin nabzı -ne yazık ki- bu “efendilerin” parmaklarının ucunda.