Güneri Cıvaoğlu

Güneri Cıvaoğlu

ngunericivaoglu@gmail.com

Tüm Yazıları

Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesi bağlamında dünkü Le Monde’da “Erdoğan batmaz” başlığı atıldı.

AK Parti için ise “seçim kazanma makinesi” yorumu yapıldı.

Avrupa’nın ve Amerika’nın diğer gazetelerinde de benzer değerlendirmeler yer aldı.

Oysa…

Daha bir gün öncesine kadar Erdoğan bütün bu yayınların hedefindeydi.

Gerçi kampanya süreciyle ilgili eleştiriler de dünkü Batı basınında haberlerin, analizlerin, yorumların paragrafları arasına serpiştirilmiş bulunuyor ama son tahlilde “başarının” altı çizilmekte.

Haberin Devamı

Le Monde: ‘Erdoğan batmaz’

JAPON MODELİ Mİ?

Asıl cevap aranan soru -20 yıldır süren ve 3’üncü 10 yılın da kapısını açan- “bu seçim başarılarının sebebi…”

Mitinglerde şiir okuması, şarkı söylemesi, ezan okuması, Allah’ın adını sık sık tekrarlamasına kadar bir dizi yorum…

………………..

“Bir bakıma” ya da “belki” ihtiyat kayıtlarıyla da olsa bu köşeden “Japonya modeli” için bir “yazılı düşünme pratiği…”

Japonya Liberal Demokrat Parti’si (Jiyü-Minshutö veya kısaltılmış söylemle Jimintö) 1955 yılından bu yana -iki çok kısa ara dışında- iktidarda olan merkez sağ ve muhafazakâr partidir.

İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinden bu yana Japonya’yı yönetiyor.

Le Monde: ‘Erdoğan batmaz’

……………….

1955’te Japon Sosyalist Partisi’nin katı ve liberal kanatları birbirleriyle mücadeleyi bırakmışlardı.

Güç birliği yapmışlardı.

Muhafazakârlar “sosyalistlerin istikrarlı bir merkez sol koalisyon oluşturabileceği” konusunda endişeye düştüler.

Bunun üzerine Japonya’nın iki merkez sağ partisi olan -Liberal Parti ve Demokrat Parti- Liberal Demokrat Parti (LDP) adıyla birleşti.

Bu arada -savaşın bitmesinden itibaren Japonya’ya egemen olan- ABD “sosyalistlerin Moskova’dan yardım aldığı” yolunda istihbarata ulaşmıştı.

Bu nedenle Washington, LDP’yi destekledi.

Ve…

LDP 1955’ten itibaren Japonya’da iktidar oldu.

Wondrium Daily’ye göre, “LDP kendi kendine yeten bir siyasi makineye dönüşmüştü…”

Altyapı projelerine öncelik tanıdı.

Özelleştirmelerde gaza bastı.

Seçim sistemi de LDP’ye avantaj sağlıyordu.

“Savunma sorumluluğunu ABD yüklendiği” için Japonya’nın askeri harcamaları neredeyse sıfırdı.

Haberin Devamı

Bunun yerine fonlarını sanayie, Ar-Ge’ye, teknolojiye yöneltti. İhracata dönük yatırımlarla değerlendirdi.

Muhafazakâr kırsal kesimde ise zaten kökleşmişti.

……………..

1960’lardan 1994’e kadar LDP sürekli yüzde 40 ile yüzde 50 arasında oy aldı.

İktidar olmayı sürdürdü.

……………

Buna karşılık -1994’teki seçim reformuna kadar- sosyalistler her seçimde yüzde 20 dolaylarında oy çıkarabildi sandıklardan. (Bizde CHP ve sol oyların yüzde 25’te kalmasına bakarak bu açıdan da bir paralel kurulmaz değil...)

POLİTİK DEPREM

38 yıl sonra 1993 seçimleri “politik deprem” gibiydi.

LDP iktidar serisi noktalanmıştı.

Japon siyasetinde “yeni bir çağın şafağı” gibi -erken- yorumlar yapıldı.

Sosyalistlerin kurdukları yeni hükümet zayıf ve istikrarsızdı.

1994’te sosyalistler arasında ayrışım oldu.

Bir kısmı “LDP’yle koalisyon hükümeti” kurdu.

Bu garip ortak hükümet yaklaşık iki yıl sürdü.

Hiçbir başarı gösteremedi.

Japon halkı yeniden “tek başına LDP iktidarına döndü.”

1996’dan 2009’a kadar LDP gene tek başına iktidardı.

Haberin Devamı

1999’dan itibaren Temiz Hükümet Partisi olarak tercüme edilecek -küçük- “Kömeitö Partisi”yle ortaklık başladı.

Ve bu ortaklık hâlâ sürüyor.

Kömeitö ise -belki ya da bir bakıma kaydıyla- AK Parti’nin desteği MHP gibi yorumlanabilir.

LDP uzun bir aradan sonra 2009’da bir kez daha seçimleri kaybetti ancak 2012’de toparlandı.

LDP’nin egemen olduğu Kömeitö’nün küçük ortak desteğiyle bu iktidar günümüzde hâlâ Japonya’yı yönetiyor.

Başında da eski Dışişleri Bakanı, siyasetçi bir ailenin çocuğu olan Fumiya Kişida var…

……………….

Japonya’nın uzun süre iktidarda olan Liberal Demokrat Parti’si “muhafazakâr çizgi, ekonomi, altyapı yatırımları, ihracat odaklı üretim, özelleştirme, moral değerlere bağlılık” gibi bileşenlerine işaret ettim.

AK Parti’nin 3’üncü 10 yıla uzanan iktidarda kalma nedenleri arasında benzerlikler aradım.

Örneğin…

Sıraladıklarım arasında sonuncusu olan “moral değerlere bağlılık…”

Japon LDP de “LGBTQ” örgütlenmesine ve “eşcinsel evliliğe” kesinlikle karşı.

STRATEJİK ÖZERKLİK

Japon LDP kesinlikle Amerika’yla kader birliği içinde.

Oysa…

AK Parti’nin politikası NATO üyesi olmakla beraber Türkiye için dengeli bir çizgide yürümek…

Dünkü İngiliz FT (Financial Times) Erdoğan’ın yeniden Cumhurbaşkanı seçilmesi yorumlarken şöyle satırlara yer                                       verdi.

 “Erdoğan, Türkiye’yi uluslararası ilişkilerde daha büyük ve bağımsız bir oyuncu olarak gösterme misyonunu devam ettirmeye öncelik verecek.”

………….

“Türkiye’nin artık Batılı müttefiklerine bağımlı olmadığının, kendi ekseninde kalmakta özgürlüğünün mesajını vermek istiyor.”

…………..

“Ankara STRATEJİK ÖZERKLİK dış politikasını sürdürecektir.”

…………..

“Erdoğan’ın kesinlikle sahip olduğu şey gelecek vizyonudur. Adım adım ilerliyor.”

Le Monde: ‘Erdoğan batmaz’

KAZANAN TÜMÜNÜ ALIR

Abba’nın The Winner Takes It All (Kazanan Tümünü Alır)” şarkısındaki gibi, pazar günkü seçim Recep Tayyip Erdoğan’a Cumhurbaşkanlığı’nı, yani sadece içeride iktidarı değil, sınırların ötesinde de kazanımları getirmiş bulunuyor.

Dünkü Washington Post başta Biden’ın “Sizinle ortak çalışmaya devam etmeyi dört gözle bekliyorum” tebrik mesajı olmak üzere Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’nin bile tebrik mesajları için “uluslararası takımyıldızlarından yağan kutlamalar” metaforunu yapmış.

Muhalefet bir başka yazıya…