Madrid notları...

Çocukken gözümüze dayadığımız ve çevirdikçe içinde rengârenk, farklı görüntüler çıkan “kaleydoskopu” hatırlayın.

Madrid’deki NATO Zirvesi sonrası oluşan görüntüler de çevirdikçe ve farklı açılardan bakıldıkça değişiyor, çoğalıyor.

İşte o görüntüler demetinden not defterime yazdığım izlenimler…

…………….

ABD’nin saygın gazetesi Washington Post, Başkan Biden’ın Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’a
şu sözlerini yansıttı:

“Finlandiya ve İsveç’i NATO’da bir araya getirmekteki katkınız, tahıl stoklarını Ukrayna ve Rusya’dan çıkarmak için yaptığınız tüm inanılmaz işler için özellikle teşekkür etmek istiyorum.”

Madrid notları...

……………..

Gazete, Türkiye’nin “Biden tarafından -inanılmaz işler- olarak nitelediği katkılarına karşı ABD’den herhangi bir özel istekte bulunmadığını” da kaydediyor.

Yani…

“ABD’yle bir pazarlık yapılmadığı” mesajı veriliyor.

Bu mesajın adresi elbette Kongre…

Çünkü F-16’ların Türkiye’ye verilmesi Kongre kararını gerektirmekte.

Biden’in “teşekkürü” ve “Türkiye’nin Amerika’dan bir şeyler koparmak karşılığında İsveç ve Finlandiya’ya yeşil ışık yakmadığı” Kongre’de daha önce oluşmuş negatif havayı dağıtmak amaçlı olabilir.

“Türkiye, İsveç ve Finlandiya’ya blokajını, Amerika’dan isteklerini elde etmek için kaldıraç olarak kullanıyor” gibi dolaşımdaki kirli enformasyon kafaları bulandırmıştı.

NATO’NUN KASLARI

Putin Ukrayna’ya harekâtını başlatmadan önce Batı’dan isteklerini sıralarken “kendi sınırlarındaki eski Varşova Paktı ve şimdilerde NATO üyesi olan ülkelerin NATO kuvvetlerinde ve füzelerinden arındırılmasını” da dayatmıştı.

Bir bakıma NATO’yu zayıflatmayı amaçlıyordu.

Tam tersi oldu.

NATO toparlandı, canlandı, İsveç’i ve Rusya’yla 800 km sınırı olan Finlandiya’yı da içine alarak kaslarını çok daha geliştirmiş bulunuyor.

2010’daki NATO yol haritası olan stratejik konseptte Rusya “stratejik ortak” olarak adlandırılıyordu.

Çin’den ise hiç bahsedilmiyordu.

Haziran 2022 yeni stratejik konseptte ise Rusya ve Çin “hasım” olarak görülüyor.

Madrid notları...

SESSİZ VE DERİNDEN

İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyelik başvurusuna Türkiye blokaj koyduğunda, ABD kendini devre dışı konuma çekmişti.

“Bu sorun üç ülke arasındadır. Kendileri çözsünler” gibi açıklamalar yapmışlardı.

Bu tutumu daha isim yazılmaması koşuluyla konuşan Beyaz Saray yetkilileri “Türkiye’ye pazarlık imkânı vermemek için” diye izah ettiler.

Oysa…

Dünkü Washington Post’a göre, geçtiğimiz yılın aralık ayında Biden -Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya karılma olasılığı hakkında konuşmak üzere- Finlandiya Cumhurbaşkanı Niinisto’yla telefonda konuşmuştu.

Ocak ayında tekrar konuştu,
Beyaz Saray’a davet etti.

Oval Ofis’teki görüşmeleri sırasında saat 22 sularında İsveç Başbakanı Magdalena Andersson’u da telefonla aradılar.

Her iki ülkenin NATO üyeliği konusunda ilke anlaşması oluştu.

…………….

Dünkü yazımda da belirtmiştim ki Biden başından sonuna kadar sürecin -görünmeden- içindeydi.

Koordinasyonu yürütüyordu.

Son gün de Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’la telefonla konuştu ve “Zamanı kaçırma” dedi.

Anlaşma imzalanmadan önce ise gene Finlandiya ve İsveç liderleri anlaşma maddelerini Biden’le paylaştılar.

Amerikalıların çok sevdikleri bir söylemle “İmzası, belgesi olmasa da Beyaz Saray, Beştepe’ye borçlu.”

Madrid notları...

NATO YIĞINAĞI

Putin, sınırlarındaki NATO güçlerinin çekilmesini istemişti.

Madrid’de varılan kararlara göre bunun tam tersi oluyor.

“İttifak’ın topraklarını savunmak için 300 bin askerden oluşan bir -hızlı tepki kuvveti- kuruluyor.”

Oysa bu kuvvet sadece 40 bin askerden oluşuyordu.

300 bin asker Rusya sınırlarındaki NATO ülkeleri dahil saptanan üslere bütün silahlarını, ekipmanlarını kullanıma hazır halde konuşlandıracaklar.

Ancak kendileri fiziken çekilmiş olacak.

İhtiyaç halinde 15 gün içinde konuşlandırılabilir olmaları planlanıyor.

İlk aşamada 100 bin, sonraki aşamada 200 bin asker yerlerini alacak.

Bütün bunlar haliyle Batı ile Moskova arasında iplerin -neredeyse- koptuğunu gösteriyor.

ÇİN’E GÖZDAĞI

Madrid zirvesinde Avustralya, Japonya, Yeni Zelanda ve Güney Kore liderleri de temsil edildi.

Rusya’nın Ukrayna’ya savaşı Çin tarafından yoğun ilgiyle izleniyor.

Japonya’nın Kamu İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Maksumoto şöyle bir yorum yaptı:

“Japonya, Ukrayna’da olanlardan dehşete düştü.

Bu, sadece Avrupa ülkeleriyle sınırlı bir sorun değil.

Çin de Tayvan üzerindeki ihtiraslarını sonuçlandırmak için Ukrayna’daki savaşın gidişatını gözlüyor.

Sağlam durmalı ve Rusya’ya karşı anlaşabileceğimiz maksimum düzeyde yaptırım uygulamalıyız.”

……………..

Şunu da belirteyim ki Rusya’nın Avrupa sınırları boyunca bir zamanların Berlin Duvarı şimdilerin de Güney
ve Kuzey Kore
arasındaki hat gibi yüksek gerilim çizgisi oluşmakta.

Yer küremiz için çok büyük bir tehlike…