Güneri Cıvaoğlu

Güneri Cıvaoğlu

ngunericivaoglu@gmail.com

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli “Ne başkanlık istemi, ne partili cumhurbaşkanı için anayasa değişikliğine oy veririz. Bunlar sakat işler” dedi.
AK Parti’nin Bahçeli yönetimindeki MHP oyları projelerinin üstüne “çizik” attı.
Bu bir “hamle” idiyse...
Az sonra -eğer karşı hamle ise- Yargıtay’dan “karşı hamle” geldi.
“MHP kurultayı toplanmalıdır...”
Böylece...
Muhalifler Genel Merkez’e karşı “ikinci raundu” da kazandılar.
Siyaset kulislerinde bu kararı MHP karargâhına “Madem öyle, işte böyle mesajı” olarak algılayanlar az değil.
Çünkü...
Geçmiş yıllarda AK Parti’nin -en duyarlı dönemeçleri- MHP oylarıyla aldığından hareketle, “başkanlık sistemi ya da hiç değilse partili cumhurbaşkanı” için anayasa değişikliği umutları vardı.
Şimdi...
MHP’siz “B” ve “C” senaryoları açılabilir.
MHP’DE DURUM KARIŞIK
AK Parti’nin “MHP’siz senaryoları” daha sonraki yazıda...
Önce...
MHP’de durum analizi yapalım.
Yargıtay kararı “son nokta” değil.
Ankara 12’nci Sulh Hukuk Mahkemesi’nin belirlediği “çare heyeti” MHP kurultayının toplanması için tarih saptayacak.
Muhtemelen haziran ortalarında...
Fakat...
Bahçeli onlardan önce hamle yaptı.
“26 Haziran veya 10 Temmuz’da -seçimli kurultayın toplanacağı- açıklandı.”
Hangi çağrı geçerli olsa artık kurultay toplanıyor.
Ama...
Hangi başkan aday adaylarıyla?
.......................
Sorunun cevabında “soru işaretleri” sıralanıyor.
Şöyle ki:
Bu arada elekler çalışabilir.
MHP disiplin kurulu parti içi muhalefetin başkan adayları için süratlendirilmiş süreçte “ihraç kararları” alabilir.
Büyük olasılıkla biri -Koray Aydın- hariç.
Bahçeli bunun işaretini “İçlerinden sadece Koray Aydın gerçek ülkücüdür, o farklıdır” mesajıyla vermişti.
Yani...
Meral Akşener, Ümit Özdağ, Sinan Oğan ihraç edilirlerse kurultayda “başkan adayı” olamayacaklar.
Disiplin kurulu kararına, yargıya başvururlar, ama sonuç almaları aylar sürer.
O halde ne yaparlar?
Siyaset kulislerinde “onların kendi yerlerine emanetçi isimler gösterebilecekleri” gibi söylentiler dolaşıma girdi bile.
Eğer, içlerinden biri Bahçeli’nin yerine genel başkan olursa, -disiplin kurulu dahil- yetkili kurullar, muhaliflerden oluşursa, Akşener, Özdağ ve Oğan için hâlâ “dönüş” kapısı açık kalır.
Emanetçi başkan yargı kararıyla bu üç ismin partiye dönüşü gerçekleştiğinde kurultayı yeniden toplar.
İçlerinden biri genel başkan seçilir.
Bu mümkün mü?
24 saatin bile uzun süre sayıldığı Türkiye’de böyle uzun bir yolun sonunu görebilmek mümkün değildir.
Ya Koray Aydın?
“İhtimaller hesabında” bu olasılığa oynayan -hiç değilse şu aşamada- pek çıkmaz.
Devlet Bahçeli “Artık ben yokum” demezse bu senaryoyla genel başkanlığa daha yakın görünmekte.
.......................
Ama Merkez Disiplin Kurulu’nda ihraç kararlarıyla, teşkilatın çoğunluğunun imza verdiği Akşener, Özdağ, Oğan’ın saf dışı bırakılması “demokrasi” ile örtüşür mü?
Daima “meşruiyet çizgisinde” yürümüş olan Devlet Bahçeli’nin bu soruyu kendi içinde irdelemesi ve “eşit şanslarla, her aday adayına açık bir kurultay düzenlemesi” de mümkün.