Milli Mücadele’de Bodrum

Kamuoyu araştırmalarına göre “kendini nasıl tanımlıyorsun” sorusuna cevap verenler arasında en büyük çoğunluk
“Atatürkçüyüm” diyor.

Yani…

Türkiye’nin en çok oya sahip “tabelasız” partisi “Atatürkçüler…”

…………..

Şu satırları Bodrum’dan yazıyorum…

Plajları, turizm tesisleri ve gece yaşamıyla bilinen Bodrum’un “Atatürkçü” profilini de yansıtmak istiyorum.

Elimde “YÜZYILLIK YOLCULUK-BODRUM” adlı bir “kitap-belgesel…”

Bodrum Belediyesi’nin katkısıyla Genel Yönetmen ve Senaryo Nebil Özgentürk imzalı…

Milli Mücadele’de Bodrum

Yazarı ise iki gazetede yıllar boyu çalışma arkadaşım olan Umur Talu…

Bodrumluların imece yöntemiyle yaptıkları Türkiye’nin ilk ve tek yelkenli okul gemisi, 19 Mayıs’ın 100’üncü yıldönümünde Bodrum’dan demir almış ve Samsun’a yelken açmış.

Demir alırken teknede Zülfü Livaneli ve Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras da var.

STS BODRUM, Ege, Çanakkale, Marmara, İstanbul derken; Samsun’a doğru “bir milletin uyanışı” tarihi rotasını izlemiş.

Milli Mücadele’de Bodrum

BODRUM DA GEÇİLMEZ

25 Mayıs 1915…

Belgesel kitabın sayfalarını çeviriyorum…

Fransız Savaş Gemisi Dupleix Bodrum açıklarındadır.

Fransız komutan karaya asker çıkartarak -Alman denizaltılarının ikmali için yakıt deposu var mı- aramak ister.

Mütareke sonrasında Reddi İlhak Cemiyeti kurucu üyelerinden de olacak Milas’lı Bodrum Kaymakamı Mehmet Faik (Üstün) Bey izin vermez.

Ertesi gün Fransızlar karaya çıkmak üzere harekete geçer.

Teğmen İbrahim Nezihi o gün az sayıdaki askerle, “Bodrum Direnişi”nin küçük  ama kıymetli destanını yazar.

Birliğini konumlandırır, açtığı ateşle öylesine etkilidir ki, Fransızlar ölü, yaralı, esir ve
kayıp bırakarak çekilir.

Teğmen İbrahim Nezihi Mustafa Kemal’le “Büyük Taaruz” da buluşmadan 7 yıl önce “nasıl o gün Çanakkale’yi geçememişlerse, Bodrum’a da çıkamadılar” demiş oluyor.

Fransızlar o gün için “8 ölü, 19 esir ve bazı kayıplar” kaydını düşmüşlerdir.

KADINLAR MİTİNGİ

İzmir’in Yunanlılar tarafından işgali Ege’de büyük üzüntüyle ve öfkeyle karşılanmıştı.

30 Mayıs 1919’da düzenlenen “Bodrum Kadınlar Mitingi” Bodrum kadınlarının aydınlığının tarihi bir örneğidir.

Mitingin Heyet Başkanı Emine Ferit hanım.

Kadınlar Yüksek Heyeti Başkanı Netice hanım…

Ve…

Başta Emine Ali, Yusuf Zühra ve Perla Galanti hanımlar olmak üzere 100 imzalı bir bildiri yayınlanır.

Bildiriden bir kaç satır:

“Kazanın bütün kadınları, bu dakikada büyük bir acı içinde bir araya gelerek miting yaptık.

Vatanımızın ayrılık kabul etmez bir parçası olan güzel İzmir’imizin Yunanlılar tarafından haksız işgali milli haklarımıza büyük darbedir.”

BODRUM KUVAY-İ MİLLİYESİ

Milli mücadelenin Bodrum biriminde Kuvay-i Millîye  Hasan Zengin, Müftü Yusuf Ziya, Resulzade Hacı Efendi öncülüğünde oluşmuştu.

Kasım 1919’daki Meclis-i Mebusan seçimlerine Bodrumlular Kuvay-i Milliyeci, Mustafa Kemal yanlısı Hilmi (Uran) beyi yolladılar.

Bodrumlular işgale karşı bölgede Yörük Ali Efe’ye destek verdiler.

Yörük Ali Efe bir süre sonra Kuvay-i Milliye komutanı Demirci Mehmet Efe’ye katıldı.

Bodrumluların 8 bin lira yardımını Demirci Mehmet Efe’ye Müftü Yusuf Ziya teslim etti.

Yörük Ali müfrezesi Aydın’daki Yunan kuvvetlerine kan kusturmuştu.

Çarpışanlarının arasında köylü kadınlar da vardı.

Elinde mavzer, göğsünde fişeklik olan kadınlar için belgesel kitapta “o kadın belki imamköylü, Çanakkale şehidi Mustafa’nın dulu. Efe Ayşe’dir.

Belki Çiftlikli Kübra veya Ayşe Çavuştur.

Mademki vatan bizimdir, biz de vatanın olmalıyız diyen Emir Ayşe’dir” diye yazıyor.

Emir Ayşe yaşamının sonuna doğru şöyle demiş:

“O günlerden iki hatıram kaldı.

Biri, kadınlığımla yaptığım savaş, öteki de rahmetli Atatürk’ün göğsüme taktığı İstiklal Madalyası.”

Milli Mücadele’de Bodrum

KARARTMA GECELERİ

İkinci Dünya Savaşı’nda “karatma geceleri” yaşanmıştı.

Pencere camları siyah ya da lacivert  elişi kağıtlarıyla kaplanırdı.

Dışarıya ışık sızmaması gerekiyordu.

Alman uçaklarının bomba atması ihtimaline karşı ışıldaklarla gök taranırdı.

İşte o karatma gecelerinde Bodrum üzerinden geçen her uçağa “uyarı ateşi açıldığını” bu belgesel kitaptan öğreniyoruz.

Akdeniz’den sorumlu İngiliz Mareşal Wilson, tarihe şu sözü bırakır:

“Türk hükümeti yaralıların Bodrum’da tedavi edilmesine müsaade etti.”

Mareşal Wilson’un aynı isimli, amcası ise İstanbul’un işgalinde tüm itilaf ordularını yönetmiş olan komutandır.

Daha Balkan Savaşları sırasında geleceği görmüş
ve şöyle yazmış:

“Ne Enver, ne Cemal, esas Mustafa Kemal diye biri var, ona dikkat.”

Belgesel kitap dönem fotoğraflarıyla ve nefis baskıyla Bodrum sahilinden yüz yılın akışını yansıtıyor.

Tarih, şiir ve Bodrum’u mesken tutan ünlüler…

Başkan Ahmet Aras’ı, Nebil Özgentürk ve Umur Talu dostlarımı alkışlıyorum.

Bodrum’a gelenler bu kitabı da mutlaka edinmeliler.