Mustafa Kemal’ler 20 yaşında

Atatürk’ümüzün emaneti Cumhuriyet 97 yaşında.

Yüce Atatürk’ümüze ve Cumhuriyetimizin kurulmasını sağlayan İstiklal Savaşı kahramanlarına yürekten teşekkürler.

.....................

Pandemiye rağmen bütün Türkiye’de milletimiz Cumhuriyet’i coşkuyla kutladı.

Atatürk için sevgi seli oldu, aktı.

Böyle bir muhteşem ve köklü sevgi örneğini başka bir ülkede görebiliyor muyuz?

Sanmam...

Çin’e gittiğimde devletin kurucu lideri Mao Zedong’un mezarını görmek istemiştim.

Evet...

Görkemli bir anıt mezar...

Kurucu ve büyük devrimler gerçekleştirmiş liderlerin, nesiller unutmuyor, taçlandırıyor.

Atatürk’ün kendi çağındaki liderlerden farklı ve nesiller boyu kalıcı olduğunun karşılaştırmasını yapalım.

DİKTATÖRLERİN SONU

Atatürk’ün Cumhurbaşkanlığı sürecindeki liderlere bakın.

- Almanya’nın diktatörü Hitler...

II. Dünya Savaşı sonunda sığınağının önünde sevgilisi Eva ile birlikte intihar etti.

Oradaki bir ere bedenlerinin yakılmasını emretti.

Külleri bile bulunamadı.

Değil bir anıt, mezarı bile yok.

- Sovyetler Birliği’nin diktatörü Stalin...

Mezarı için “Görkemini yansıtmıyor” denebilir. Ziyaretçisi yok gibi...

- İtalya’nın faşist lideri Mussolini...

İsviçre’ye kaçmak isterken yakalandı.

Bacağından asılarak infaz edildi. Günlerce teşhir edildi.

Mezarından bahsetmeye gerek var mı?

.....................

Diğer liderler...

Portekiz diktatörü Salvador, Yunanistan diktatörü Metaksas, Romanya diktatörü II. Carol...

Bunlar da ülkelerinin “tarih kutuluğundalar...”

Sadece İspanya diktatörü Franko bunlar arasında biraz farklıdır.

İspanya’yı diktatörlükten, “Meşruti Krallık” rejimine geçirmiştir.

Çok partili seçimlere dayalı parlamenter sistem ve kral...

Onun da Atatürk’le kıyas edilmesi mümkün değil.

Çünkü sadece “Kralcı/sağcı” kesim tarafından benimsenir.

Türkiye’de ise 7’sinden 70’ine her siyasi görüşten insanımız Atatürk sevgisini yüreğinde taşır.

Bir yabancı gazetecinin söylemiyle “Atatürkçüler Türkiye’nin en büyük çoğunluğunu oluşturan adı konulmamış Atatürk partisi mensubudurlar.”

Mustafa Kemal’ler 20 yaşında

ÜMMET DEĞİL MİLLET

Atatürk “ümmeti” Cumhuriyet’le birlikte “millete” dönüştürdü.

Osmanlı döneminde “kul” Cumhuriyet’le birlikte “birey” oldu.

Osmanlı’da “Türkler” dışlanırdı.

Saray jargonunda -ne yazık ki- “Etrak-ı bi idrak (İdraktan yoksun Türk)” söylemi vardı.

Atatürk ise “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir” söylemine imza atmıştır.

“Ulus devlet ekseninde kurulmuştur Türkiye Cumhuriyeti...”

Atatürk’ün “Ne mutlu Türk’üm diyene” seslenişini hatırlayın.

Dün Türkiye’nin her köşesinde dalgalanan Türk bayrakları yürekten inançla söylenen İstiklal ve 10. Yıl marşları, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in 97 yılda nasıl derinlere kök saldığının kanıtıdır.

......................

Mustafa Kemal Atatürk’e gelecek için bir kaygı dile getirilmişti:

“Atam, ya senden sonrası?..”

Atatürk’ün cevabı şöyle olmuştu:

“Mustafa Kemal’ler artık 20 yaşında.”

Daha nice 20 yaşındaki Mustafa Kemal nesilleri yetişti.

Yetişecek...

VİZYONER ATATÜRK

1918-1945 arası...

Avrupa’da 10, Amerika’da 5 ülkede meclisler açıktı, görevini yapmaktaydı.

Bunlardan biri de Türkiye’ydi.

1938’de dünyanın sadece 17 ülkesinde seçilmiş meclisler görev yapıyordu.

Türkiye de bunlar biriydi.

1944’te dünyanın 64 ülkesinin sade 12’sinde meclis ve anayasal düzen vardı.

Türkiye bu 12 ülkeden biriydi.

1935’te Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verildi.

Avrupa’da 7’nci, dünyada 12’nci olarak Türkiye bu büyük devrimi yaptı.

O seçimde Meclis’e 18 kadın milletvekili girdi.

1938’de dünyada 17 ülkenin seçilmiş meclisi vardı.

Bunlardan biri de Türkiye’ydi.

Bu satırlar için Em. Gen. Dr. Naim Babüroğlu’nun yazısından yararlandım.

BİR SONRAKİ GÜN OLAMAZDI

Atatürk’ün 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilanı için “1 gün sonra olamazdı” dediğini anlatan bir film.

Kadim arkadaşım Taylan Sorgun’un, Mustafa Kemal’in yakın arkadaşı Fahrettin Altay’dan bizzat dinlediği bir anı bu.

Taylan’ın “Mütareke Dönemi ve Bekirağa Bölüğü” kitabından alınmış.

Yansıtıyorum...

...................

1925 yılında Cumhuriyet Bayramı kutlamaları sırasında Çankaya Köşkü’nde 10 gün boyunca misafir olan Fahrettin Altay Paşa, Atatürk’e şöyle soruyor:

“Cum-yetimizin ilanının 29 Ekim gecesine gelmesi acaba bir tesadüf müdür?

Üç gün evvel, beş gün sonra da olabilirdi.

Neden 29 Ekim?”

Atatürk “Mondros Mütarekesi’ne” gönderme yapar ve şöyle der:

“Mütareke 30 Ekim 1918’de imzalanmıştı.

Vatan parçalanmış, istilaya uğramıştı.

Mondros 30 Ekim’dir.

Cumhuriyet 29 Ekim.

İşte bu mazlum milletin ahıdır.

Deyiniz ki tarihten silinmek istenen bir milletin öcüdür.” 

Mustafa Kemal’ler 20 yaşında

.......................

Atatürk’ün hassas zamanlaması sayesinde Cumhuriyet’in ilanı Mondros Mütarekesi’nden tam 4 yıl 364 gün sonra yapılarak hem işgalci devletlere bir cevap verilmiş, hem de tarihe ülkemizin 5 yıl işgal altında kaldığı yazılamamıştı.

.......................

Aras Kargo’nun 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için yaptırdığı bu özel filmi Tolga Karaçelik yönetmiş.

Atatürk’ü Tolga İskit canlandırmış.

Hikâyenin en gerçekçi şekilde anlatıla-bilmesi için kullanılan kıyafetler Atatürk’ün terzisinin 4’üncü kuşak temsilcisi Levon Kordonciyan tarafından tasarlanmış.

Atatürk’ün köşkte verdiği davetlerde giydiği frakın aynısı kullanılmış.

Filmde Fahrettin Paşa’nın üzerindeki frak, garsonların kostümleri de asıllarına uygun olarak hazırlanmış.

Sosyal medya filmini ilgiyle izledim.