Pandeminin ‘tuhaf sanıkları’

AP (Associated Press) “pandeminin kökenleri” için DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü) ve Çin ortak raporundan “sızıntılar” yayımladı.

Yeni bir şey yok...

“Virüsün yarasalardan başka bir hayvan aracılığıyla insanlara bulaşmasının en olası senaryo olduğunu” tekrarlıyor.

13 DSÖ uzmanı, -araştırmalarında- Çin’in “adam adama markajı” altındaydı.

Raporun yazılması sürecinde baskı daha da yoğunlaşarak sürdü.

“Pandemi sorumluluğunun Çin’e yüklenmesini” önlemek için sayıları 30 ile 60 arasında değişen ve ne bilim adamı ne de doktor olan Çin tarafı, iki kez raporun yayımlanmasını da engelledi.

Sonuç...

DSÖ ekibinin başkanına göre “virüsün kökenini bulmak belki de yıllar alacak... Ve... Bütün olasılıklar da masanın üstünde...”

O olasılıklarda ise Kovid-19 pandemisinin çok “tuhaf sanıkları” sıralanıyor.

Pandeminin ‘tuhaf sanıkları’

KEDİ, DEVE, PANGOLİN

Koronavirüsün ilk üreme kaynağı -eğer laboratuvar ürünü değil de doğal bir virüsse- yarasalar.

Fakat yarasadan insanlara doğrudan geçmiyor.

Arada bir “ara hayvan konaklaması” olmalı...

Koronagillerden SARS için bu ara hayvan “misk kedisiydi.”

Uzakdoğu’da ve özellikle Çin’de kediler canlı hayvan pazarlarında satılıyor ve sofralarda yer alıyor.

Böylece virüs insanlara geçiyor.

Bir diğer koronagil olan MERS için de ara hayvan “tek hörgüçlü deve...”

Duyar gibiyim.

“Yok artık deve” mi diyorsunuz?

Ama... Öyle...

SARS-CoV-2 yani Kovid-19’un konak olduğu ara hayvan ise bilinmiyor.

“Olası şüpheli” olarak “pangolin” adlı hayvan üzerinde uzun süre duruldu.

Hâlâ da sanıklar arasında.

Pangolini enfekte eden virüs, SARS-CoV-2’ye çok yakın genetik diziye sahip.

Aradaki eksik halka tartışmalı.

Çin -yükü üzerinden atmak için- “olağan şüpheli pangolin seçeneğine” sıkı sıkıya sarıldı.

“Malezya kökenli pangolinin Çin’e sokulduğu (ithal edildiği), Vuhan canlı hayvan pazarında satıldığı Kovid-19 virüsünü taşıdığı ve yaydığı” iddialarını defalarca vurguladı.

Ancak...

Malezyalı biyologlar 330 pangolinde incelemeler yaptı. Ama koronavirüs izi bulamadı.

Buna rağmen Guangzhou Güney Çin Agronomi Üniversitesi bir basın açıklamasıyla “Malezya’dan ithal edilen pangolinleri gene de Kovid-19’un olağan şüphelisi” ilan etti.

................

Çin’in bir diğer iddiası da “ithal yoluyla gelen bir somon kesme makinesinin” şüpheliler arasında olduğu.

Bu makine virüsü dışarıdan taşımış.

Bir diğer olağan şüpheli ise “Qingdao Limanı’ndaki soğuk zincir işçilerinin -ithal edilen dondurulmuş gıda paketleriyle- enfekte oldukları.”

‘ABD ÜRETTİ’ SUÇLAMASI

Pandeminin “tuhaf sanıkları” böyle ama asıl iddialar Çin’in Amerika’ya açtığı suçlama savaşı...

Dünya kamuoyunun işaret parmakları virüsün küresel insan kıyımı için Çin’i gösterince olay süper büyüklerin soğuk savaşına dönüştü.

Çin Başkanı Xi Jinping “Tarih Çin virüsünü unutmalıdır” mesajıyla ABD’yi hedef aldı.

Çin’in Xil askeri haber sitesi “Virüsü ABD yapay olarak üretti” iddiasını ortaya attı.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zhao Lijian bu iddiayı daha somut hale getirdi.

“ABD virüsü Maryland’deki Fort Detrick Askeri Bulaşıcı Hastalıklar Tıbbi Araştırma Enstitüsü’nde üretti... Vuhan Dünya Askeri Oyunları’na bu virüs Amerikalı sporcular tarafından getirildi. O yüzden pandemiyi kapmış olan ABD’li sporcuların yarışmalarda performansları düşüktü...”

Çin’in bu sansasyonel iddiasını Rusya da destekledi.

Rusya Savunma Bakanlığı medya kuruluşu Zvezda “ABD koronavirüsü biyolojik silah olarak Rusya ve Çin’e karşı tasarlamıştır” diye yayın yaptı.

I. ROMANOFF DİYE BİRİ

Tabii bu iddiaların bir iki resmi açıklamayla kalması düşünülemezdi.

Küresel propaganda ağıyla yayılması gerekiyordu.

Hikâyesini empoze etmek amacıyla Çin profilleri “yapay zekâ” tarafından oluşturulan 1200 Twitter, Facebook, Youtube hesabından küresel bir ağ gerçekleştirildi.

AP ajansına göre sadece “Çinli diplomatların bile bu platformlardaki hesapları 2-3 kat artmıştı.”

..................

Ve Çin, bir de Larry Romanoff adlı sanal uzman yarattı.

Bu hayali uzman 8 ayda 100 dolaylarında -sözde- bilimsel makale yayımladı.

Elbette bu makaleler Çinli uzmanlar tarafından yazılmaktaydı.

Çin Dışişleri Bakanı Sözcüsü Zhao Liyian -hayali uzman- Romanoff’un makalelerinden alıntılarla açıklamalar da bulunuyordu.

Kabaca değil, ince ayarlı ithamlar sıralıyordu.

Örneğin...

“Romanoff’un makalesini okuyun ama ‘Virüsün kaynağı ABD’dir’ demek için gene de biraz daha kanıt gerekiyor” gibi...

Daha inandırıcı olabilmeyi amaçlayan bir üslup bu.

Ayrıca...

Çin medyası “Çin’i olağan şüpheli” gösterebilen her söylemi, yazıyı, bildiriyi kesinlikle sansürlüyordu.

Bir de Çin’in “Batı’nın kullanışlı aptalları” diye nitelediği yazarlardan da destekleri belirtmiş olayım.

.................

Donald Trump’ın DSÖ’den Amerika’yı çekmesi de Çin’in işine yaradı.

Bu örgütü Rusya’yla birlikte etkileme şansı artmıştı.

Yeni Başkan Biden ise “ülkesinin DSÖ’ye döndüğünü” açıklamış bulunuyor.

ABD bu örgütte meydanı artık Çin’e ve Rusya’ya bırakmama kararlılığında görünmekte.

Ve...

Bütün bu küresel tiyatro vizyondayken...

Virüs, matruşka bebekleri gibi kendini her defasında yeniden üreterek dünya için tehdidini sürdürüyor.