Pandora’nın Kutusu ve umut

Yerküremiz “Pandora belgeleriyle” sarsılmakta.

Ortalığa devlet başkanlarının, diktatörlerin, liderlerin, politikacıların, hanedanların, bankaların, iş adamlarının “gizi para hareketleri” saçıldı.

“Vergi cennetleri” olarak bilinen “offshore” hesaplarının sahiplerinde büyük panik var.

Güzelim mavi gezegenin bu “kara delikleri” içindeki “sırdaş tezgâhlar” Pandora belgeleriyle günışığına çıkarıldı.

Belgeler “finans suçları” kadar “itibar infazlarını” da yansıtmakta.

Dünya medyasında kocaman isimler ve onların yalanlama açıklamaları uçuşmakta.(*)

‘Pandora belgeleri’ nedir?

Dünyanın en saygın gazeteleri, dergileri, radyo, televizyon ve ajanslarından 150 seçkin gazeteci “küresel etik misyonunu” üstlendiler.

ICIJ’i (Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu) oluşturdular.

Açıklanmayan bir kaynak “vergi cennetlerindeki” (British Virgin Islands, Dubai, Singapur, Panama, Seyşeller) 14 offshore banka ve finans kuruluşlarından sızdırılmış “12 milyon gizli belgeyi” ICIJ’e vermişti.

“AV” böyle başlamıştı.

Bu belgeler saygın ve dürüst gazeteciler tarafından özenle tarandı.

Küresel suistimaller, politikacılara aktarılan paralar, gerçek hesap sahiplerini gizleyen yüz binlerce vakıf, vergi kaçırma yöntemleri, tel tel ortalığa döküldü.

Pandora’nın Kutusu ve umut

Mitolojide Pandora

Belgelerin adı neden “Pandora?”

“Pandora’nın Kutusu” söylemi yaygındır.

Kadim inanca göre “kutunun kapağı” açılırsa içindeki kötülükler fışkırır.

Mitolojideki “Pandora’nın hikâyesi” çok kısaca budur.

Peki...

O kötülükler nedir, kutuda hiç mi “iyilik” yok?

Kısaca mitolojideki “Pandora’nın hikâyesini” yansıtayım.

Baş Tanrı Zeus bütün tanrıları toplar ve hep birlikte insanoğlunun yaratıldığı aynı kilden “kadın” adını verdikleri canlıyı var ederler.

Tanrıların her biri kadına hediyeler bahşeder; “narinlik, zarafet, güzellik...”

Fakat...

Baş tanrı Zeus diğer tanrılara çaktırmadan bu hediyeler arasına gizlice “kıskançlığı” ekler.

Ve...

Kadına “tüm tanrıların hediyesi” anlamına gelen “Pandora” ismi verilir.

Zeus onu Epimetheus’a eş olarak gönderir.

Pandora’nın Kutusu ve umut

...........

Epimetheus ve Pandora birbirlerine âşıktırlar, dünya bahçelerinde mutluluk içinde yaşarlar.

Fakat...

İnsanoğlunun “Olimpos’a ait ebedi ateşi çalmış olması” nedeniyle Zeus hâlâ öfkelidir.

İnsanoğlunu cezalandırmayı kafasına koymuştur.

Bu nedenle, bir süre sonra...

Kılık değiştirmiş yaşlı bir bilge görüntüsündeki Hermes’i kolunun altında büyük bir kutuyla dünyaya gönderir.

Hermes, dünyada mutlu çift Epimetheus ve Pandora’ya görünür.

Onlara “işinin acele olduğunu” söyleyerek elindeki kutuyu emanet eder.

“Birkaç gün içinde dönüp sizden geri alırım. Fakat kutunun kapağını sakın açmayın” der, uzaklaşır.

Pandora’nın Kutusu ve umut

Kötü ruhlar saçılınca

O sırada Epimetheus kırlarda dolaşmaya çıkınca Pandora kutunun önünde diz çöker, merakla incelemeye başlar.

Bakar ki kilit yok...

Hemen açabilir.

Kutunun içinden sesler gelmeye başlar.

“Açsam mı, açmasam mı?” tereddüdünü yaşar.

“Aç Pandora, lütfen aç lütfen lütfen lütfen aç ve çıkmamıza izin ver.”

Pandora hem merakı yüzünden hem de yalvarışlara dayanamadığı için kapağı açar ve bir anda içinden, -daha önce dünyaya hiç gelmemiş- kötü ruhlar saçılır.

Onların isimleri şöyledir:

“Hastalık, acı, keder, kıskançlık, sefalet, kibir, felaket, açlık ve ölüm.”

Pandora kutuyu hemen kapatır ama kötülükler dünyaya dağılmıştır bir kere.

Zeus, bu kötülükleri kutuya -Pandora’nın nasıl olsa merak edip kapağı açacağını bilerek- koymuştur.

Ve bu arada Epimetheus dönmüş olur.

Fakat o ne?

Kutudan gene sesler gelmeye başlar.

Pandora’nın Kutusu ve umut

Bu kez...

Çok güzel, tatlı bir yalvaran ses.

“Aç Pandora lütfen lütfen lütfen aç ve çıkmama izin ver.”

Epimetheus ve Pandora böyle tatlı bir sesten kötülük gelmeyeceğini düşünürler.

Pandora kutuyu açar.

Dışarıya güzel, narin kanatları olan küçük bir yaratık çıkar.

Doğrudan Pandora’ya uçar.

Sonra Epimetheus’a dokunur.

Onların -kutudan saçılan kötülükler nedeniyle- çektikleri acıları unutturur, onlara mutluluk verir.

Bu nazik elçinin adı ise “umut”tur.

Pandora’ya güzel nitelikler veren tanrılar Zeus’tan gizli “umudu” da kutuya koymuşlardır meğer.

Bir defa serbest bırakılan kötü varlıklar, yeniden hapsedilemezdi elbette.

Fakat...

O günden bugüne kötülükler her nereye uçarlarsa uçsunlar “umut” da onların peşlerinden gider.

Her gittiği yere kanatlarında taşıdığı “iyiliği” götürür.

Binlerce yıldır bu böyle sürüp gitmektedir.

..........

Pandora’nın Kutusu’ndan “12 milyon Pandora belgesi” bütün kötülükleriyle yeryüzüne saçıldı.

Ya umut?

Bu “kötülük belgeleriyle” bütün “vergi cennetleri” diye anılan “kara deliklerin” aydınlanması, adaletin elinin oralara da uzanması, “şeffaflık” umutlarını vermekte.

.......

“Özgür ve bağımsız gazeteciliğin” vazgeçilmezliğinin ve öneminin bir kez daha vurgulandığına tanık oluyoruz.

............

(*) Belgelerde adları geçen bazılarının suç faili olmamaları da mümkün.

Sapla samanın birbirine karıştığı bu fırtınada ayrım yapmak çok zor. Zaman alabilir.